Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen “Yükselen Türkiye Zirveleri” gerçekleştirildi. Zirvede, küresel ekonomide yaşanan çok katmanlı dönüşüm süreci, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye’nin bu süreçteki konumu farklı boyutlarıyla değerlendirildi.
Belirsizlikler çağında dayanıklılık vurgusu
Zirvede selamlama konuşmalarını gerçekleştiren Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, dünya ekonomisinin kurala dayalı sistemin zayıfladığı, belirsizliklerin arttığı ve öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçtiğini belirtti. 2008 küresel krizinden pandemi sürecine, bölgesel savaşlardan artan jeopolitik gerilimlere uzanan gelişmelerin küresel ekonomik yapıyı daha kırılgan ve parçalı hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, bu süreçte ekonomik performansın yalnızca büyüme ile değil, şoklara karşı dayanıklılık kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm ile enerji ve lojistik alanındaki yeniden yapılanmaların ülkelerin ekonomik konumlarını yeniden şekillendirdiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, yeni küresel düzende riskleri yönetebilen, kurumsal kapasitesini güçlendiren ve fırsatlarını çeşitlendirebilen ülkelerin öne çıkacağını kaydetti. Türkiye’nin coğrafi konumu, üretim kapasitesi, kurumsal tecrübesi ve bölgesel bağlantılarıyla bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şimşek, mevcut imkânların önümüzdeki dönemde önemli kazanımlara dönüşebileceğini söyledi.
Prof. Dr. Şimşek ayrıca, ekonomik dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için üniversitelerin rolünün ve nitelikli bilgi üretiminin kritik önem taşıdığını belirterek, üretilen bilginin karar alma süreçleriyle güçlü bir şekilde buluşmasının gerekliliğine dikkat çekti. Fatih Sultan Mehmet Vakfı’nın 1471’den bu yana süregelen ilim ve eğitim mirasına işaret eden Prof. Dr. Şimşek, bu yıl geleneğin 555. yılının idrak edildiğini ve bu köklü mirasın geleceğe yönelik sorumlulukları da beraberinde getirdiğini ifade etti.
Küresel dönüşüm ve Türkiye’nin konumu
Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ise, tarihsel süreçlerin kimi zaman sessiz, kimi zaman ise büyük kırılmalarla ilerlediğini belirterek, bugün dünyanın gelecek tasavvurlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldığı bir dönemden geçtiğini ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte nerede durduğunu ve nasıl bir yol haritası izleyeceğini değerlendirmenin ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Karaman, dünya ekonomisinin artık alışılmış kalıpların dışına çıktığını ve çok katmanlı bir değişim süreci yaşadığını dile getirdi. Bu yeni dönemde küresel risklerin doğru okunması ve sunduğu fırsatların stratejik bir yaklaşımla yönetilmesinin önemine işaret eden Karaman, Türkiye’nin sadece gelişmeleri izleyen değil, sahip olduğu kaynaklar ve bölgesel etki gücüyle önemli aktörlerden biri olduğunu kaydetti. Medyanın bu süreçteki rolüne de değinen Karaman, topluma doğru bilgi aktarımının ve güven veren iletişimin her zamankinden daha kritik hale geldiğini ifade etti.
“Kalıcı büyümenin yolu düşük enflasyondan geçiyor”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye’nin borçluluk açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu belirterek, hane halkı ve reel sektör borcunun düşük olmasının önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Enflasyonun tek haneye düşürülmesi halinde büyümenin hızlanacağını kaydeden Şimşek, enflasyonla mücadeleden vazgeçilmesine yönelik yaklaşımların kısa vadeli ve sınırlı bir bakış açısını yansıttığını dile getirdi. Kalıcı ve sürdürülebilir yüksek büyümenin temelinde düşük enflasyonun yer aldığını vurgulayan Şimşek, ekonomik istikrarın bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şimşek ayrıca yapay zekâ, robotik ve otonom sistemlerin büyük fırsatlar sunduğunu ancak bu fırsatların eşit şekilde dağılmadığını belirterek, bu teknolojileri üreten ve kontrol eden aktörlerin avantajlı konumda olduğunu ifade etti. Yapay zekânın verimliliği artıran önemli bir teknolojik araç olduğunu dile getiren Şimşek, bu gelişmelerin istihdam piyasaları üzerinde de önemli etkiler oluşturduğunu ve geçmişte etkilenmeyeceği düşünülen bazı alanların dahi hızlı bir dönüşüm süreciyle karşı karşıya kaldığını sözlerine ekledi.



