7. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Enerji Kongresi Gerçekleştirildi

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde, "Enerji Piyasalarında Dijitalleşme ve Finansal Yenilikler" temasıyla düzenlenen 7. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Enerji Kongresi, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda saygın akademisyen ile sektör temsilcisini bir araya getirdi. İki gün süren etkinliğin açılış gününde, enerji ve finans dünyasının geleceğini şekillendiren stratejik dönüşümler akademik zeminde ele alındı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde, Ahmet Yesevi Üniversitesi ve Ekonomi, Finans ve Enerji Derneği iş birliğiyle düzenlenen 7. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Enerji Kongresi başarıyla tamamlandı. Kocaeli Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, Scientific Basis and Issues of Development of Uzbekistan Economy ile ASFAAG (Academy of Sustainable Finance, Accounting, Accountability & Governance) destekleriyle hayata geçirilen kongre, ekonomi, finans, enerji ve dijital dönüşüm ekseninde şekillenen küresel dönüşümleri akademik bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçladı. Dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, araştırmacıları ve sektör temsilcilerini bir araya getiren kongreye katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.

Rektör Prof. Dr. Nevzat Şimşek: "Enerji sektörü köklü bir dönüşüm sürecinde"

Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kongre Başkanı ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, bu yıl belirlenen "Enerji Piyasalarında Dijitalleşme ve Finansal Yenilikler" temasının stratejik önemine dikkat çekti. Kongreye 19 ülkeden, 75 farklı üniversite, araştırma kurumu ve sektörel kuruluştan katılım sağlandığını belirten Prof. Dr. Şimşek, bilim kurulunun değerlendirmeleri sonucunda 99 bildirinin programa kabul edildiğini vurguladı. Enerji sektörünün, kaynak kompozisyonundan piyasa tasarımına, veri yönetiminden yatırım finansmanına kadar uzanan geniş bir alanda köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Enerji ekonomisi literatüründe uzun yıllar boyunca temel tartışmalar arz güvenliği, kaynak çeşitlendirmesi, maliyet minimizasyonu ve piyasa serbestleşmesi ekseninde yürütülmüştür. Bugün ise karşı karşıya olduğumuz meseleler çok daha karmaşık bir yapı arz etmektedir. Uluslararası literatürde bu dönüşüm sıklıkla; karbonsuzlaşma, dijitalleşme ve merkezsizleşme eksenlerinde açıklanıyor. Son yıllarda yaşanan enerji fiyat şokları, tedarik zinciri kırılmaları, kritik mineraller etrafında şekillenen yeni rekabet alanları, veri merkezlerinin artan enerji talebi ve yapay zekâ kaynaklı dönüşümler, enerji sektörünün yeni bir döneme girdiğini açıkça göstermektedir." dedi.

Dijitalleşme, Yapay Zekâ ve Yeni Nesil Finansman

Konuşmasında enerji sektöründeki dönüşümü üç tamamlayıcı boyut üzerinden ele alan Prof. Dr. Nevzat Şimşek, yenilenebilir enerji kaynaklarının payı artarken depolama teknolojilerinin geliştiğini, ulaşım ve sanayide elektrifikasyonun hızlandığını ve dağıtık üretim modellerinin yaygınlaştığını ifade etti. Dijitalleşmenin sadece süreçlerin elektronik ortama taşınması değil, sistemlerin veri temelli hâle gelmesi anlamına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, yapay zekâ ve büyük veri uygulamalarının artık enerji ticaretinden bakım planlamasına kadar pek çok süreçte kullanıldığını, akıllı sayaçlar ve dinamik fiyatlamalarla tüketicilerin de aktif birer aktör olduğunu belirtti. Bu durumun veri ve siber güvenliği stratejik bir öncelik hâline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Şimşek, yeşil finansman araçları, karbon piyasaları ve yeni yatırım modellerinin de artık sektörün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. 

Sözlerinin devamında enerjinin tarih boyunca ekonomik ve siyasi gücün kesişim noktasında yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Şimşek, "Bugün rekabet yalnızca enerji kaynakları üzerinden değil, veri, yapay zekâ, yarı iletken teknolojileri, enerji depolama sistemleri ve kritik mineraller üzerinden şekillenmektedir. Kanaatimce önümüzdeki dönemin temel rekabet unsuru enerji kaynaklarını, teknoloji kapasitesini, finansal gücü ve nitelikli insan kaynağını birlikte yönetebilme kabiliyeti olacaktır" dedi.

Programın devamında selamlama konuşmalarını gerçekleştiren Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, dünyaya şekil veren üç temel unsurun ekonomi, finans ve enerji olduğunu, bunların diğer alanları ciddi anlamda desteklediğini belirterek, "Bu unsurların çok iyi yönetilmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor. Üniversitelerimiz bir araya gelerek karar alıcı ve uygulayıcılara yol göstermelidir" şeklinde konuştu.

"Ekonomi, finans ve enerji artık sağlık kadar hayati"

Kongrenin paydaşları da açılış programında önemli mesajlar paylaştı. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, kongrenin bir paydaşı olmaktan onur duyduklarını ifade ederek, ekonomi, finans ve enerjinin artık sağlık kadar önemli hale geldiğini ve stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Ülkemizin jeopolitik konumu nedeniyle bu konularla yakından ilgilenildiğini dile getiren Cantürk, bölgedeki imkânların en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Direktörü Doç. Dr. Suat Beylur, kongrenin her geçen yıl daha da güçlenerek ilerlediğini, bu başarının arkasında güçlü motivasyonlar barındırdığını ifade etti. Beylur, bu yılki temanın güncel teknolojik gelişmeleri ve ekonomik dönüşümleri ele alarak kongrenin uluslararası tanınırlığını gözler önüne serdiğini belirtti.

Küresel Risk ve Stratejiler Ele Alındı

Açılış konuşmalarının ardından kongre, alanında uzman davetli konuşmacıların sunumlarıyla devam etti. Hamad Bin Khalifa Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Araştırmadan Sorumlu Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan, "Arz Kesintileri Dönemlerinde Stratejik Bir Finansal Araç Olarak Petrol Arzının Tokenizasyonu" başlıklı sunumunu gerçekleştirerek katılımcılara yenilikçi bir finansal perspektif sundu. Ardından, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden ise "Megavattan Megabayta: Jeopolitik Risk Çağında Rüzgâr Enerjisinin Üç Cephesi" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi.

Kongrenin özel oturumunda ise Pamukkale Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Nazlıoğlu yer aldı. Prof. Dr. Nazlıoğlu, "Faktör Modellerinde Gelişmeler ve Sistematik Risk Analizine Yönelik Uygulama" başlıklı kapsamlı sunumuyla akademik literatüre ve risk analiz süreçlerine dair önemli teknik yaklaşımlar paylaştı.

Açılış programının tamamlanmasının ardından kongre, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi’nde ve çevrim içi salonlarda gerçekleştirilen eş zamanlı oturumlarla devam etti.

 

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.