Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde düzenlenen “İstanbul’un Hafızasında Sesler: İstanbul Ninnisi” panelinde, ninnilerin kültürel aktarım, şehir hafızası ve medeniyet birikimindeki yeri akademik ve sanatsal boyutlarıyla değerlendirildi.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KAM) tarafından düzenlenen “İstanbul’un Hafızasında Sesler: İstanbul Ninnisi” paneli gerçekleştirildi. İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve İstanbul Öğretmen Akademileri iş birliğiyle düzenlenen programda, İstanbul’un sözlü kültür mirası ninniler üzerinden ele alındı.
Programa Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı.
“555 yıllık ilim mirasının emanetçisiyiz”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Fatih Sultan Mehmed Han’ın ilmi merkeze alan vakıf anlayışının günümüzde üniversite bünyesinde yaşatıldığını ifade etti.
Fatih Medreselerinin kuruluşunun 555. yılının idrak edildiğini belirten Şimşek, Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman Medreselerinin Osmanlı ilim dünyasında sistematik düşüncenin ve disiplinler arası yaklaşımın önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. FSM Vakıf Üniversitesi’nin, Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın ilim ve hikmet üzerine inşa ettiği medeniyet tasavvurunun devamı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, “Üniversitemiz, 555 yıllık bir bilim ve eğitim mirasının emanetçisidir.” ifadelerini kullandı.
“Ninniler şehir hafızasının taşıyıcısıdır”
İstanbul’un asırlardır seslerin, makamların, hikâyelerin ve geleneklerin iç içe geçtiği bir medeniyet şehri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Şimşek, ninnilerin yalnızca çocukları uyutan ezgiler değil, aynı zamanda kültürel aktarımın ve toplumsal hafızanın taşıyıcı unsurları olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Şimşek, “Ninnilerimiz, bir şehrin hafızasını, bir toplumun duygusunu, kültürel aktarımı ve kuşaklar arasındaki bağı taşıyan sözlü kültür hazineleridir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Şehrin sesi bizi biz yapan unsurlardandır”
Milli eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, İstanbul’un seslerine dair yaptığı sunumda, geçmişten bugüne kadar İstanbul’la özdeşleşen sesleri değerlendirdi. Kumru, martı, vapur, çay kaşığı, ezan gibi pek çok sesin şehir kimliğindeki önemine değindi.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ubeydullah Sezikli, “Gelenek İçinde Ninni: Anlamı ve İşlevi” başlıklı sunumunda ninnilerin pedagojik ve sosyolojik boyutlarını değerlendirdi.
Ardından Doç. Dr. Sami Dural, “Ninniden Müziğe: İstanbul Ninnisinin Yolculuğu” başlıklı konuşmasında İstanbul ninnisinin teknik alt yapısından bahsetti.
Program kapsamında İlksen Kodal tarafından farklı İstanbul semtleri ve sazlarıyla eşleşen altyapılar eşliğinde “İstanbul Ninnisi” dinletisi gerçekleşti.
FSM Vakıf Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış moderatörlüğünde düzenlenen panelde, İstanbul’un kültürel ve ses hafızasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi yeni bir eser örnekliğinde vurgulanmış oldu.



