''Çanakkale Bir Mektepti''
20 Mart 2018

19 Mart 2018

Tarih Bölümünün Çanakkale Deniz Zaferi’nin 103. yıl dönümünde düzenlediği Varoluş Destanı Çanakkale’yi Anlamak adlı panelde, Çanakkale’nin dinamikleri ve bugüne yansımaları konuşuldu.

Üsküdar Yerleşkesinde düzenlenen panel, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun moderatörlüğünde, Doç. Dr. Hasip Saygılı ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Göleç’in konuşmalarıyla gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, bugün Afrin’deki ruhun 103 yıl önce Çanakkale’deki ruhun bir yansıması olduğunu, bu nedenle bu yılki anmanın tarihe şahitlik etme anlamında çok önemli olduğunu kaydetti.

Osmanlı “bitmiş bir savaşa” dâhil oldu

Çanakkale’yi analiz etmek için önce Birinci Dünya Savaşı’nın dinamiklerinin iyi anlaşılması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Mustafa Göleç, savaşı idare eden generallerin yaşlarına dikkat çekti. Savaşın başında general sınıfının 1850’ler kuşağı subaylarından oluştuğunu, muharip orduların komuta kademelerinde 60’larının ortalarına yahut sonuna gelmiş generallerin bulunduğunu söyleyen Göleç bunun tek istisnasının henüz 33 yaşında bir askerin Başkumandan Vekilliği vazifesini deruhte ettiği Osmanlı Devleti olduğunun altını çizdi.

Birinci Dünya Savaşı’nın temelde İngiliz kapitalizmi ile Alman milli iktisadı arasında bir çatışma olduğunu, Osmanlı Devleti’nin ise bu büyük savaşa çeperlerinde müdahil olduğunu savunan Göleç, sadece savaşın kronolojisine dikkatli bir bakışın bile burnumuzun ucunda durduğu halde göremediğimiz kimi apaçık gerçekleri görmemize imkân vereceğini ifade etti. Harbin genellikle sanıldığı gibi Haziran 1914’te değil Almanya’nın Belçika’yı işgaliyle Ağustos 1914’te başladığına işaret eden Göleç, Belçika’nın beklenmedik direnci yüzünden Paris’e ilerleyişi geciken Alman ordularının Fransa içlerine ilerlerken Eylül ayında Marne’da durdurulmasının Alman savaş planının başarısızlığa uğraması anlamına geldiğini belirtti. Schlieffen Planına göre Almanların Eylül 1914’te yenilgiye uğradığını ve Paris’i kuşatma hedefinden vazgeçip önemli miktarda askeri gücünü Rus işgali altındaki Doğu Prusya’ya kaydırdığını bildiren Göleç, “Savaş Eylül 1914’te Marne’da bitiyor aslında, bundan sonrası uzatmadır, bir başka ifade ile dört yıl sürecek yeni bir savaştır, Osmanlı Kasım 1914’te aslında bitmiş bir savaşa dâhil oluyor.” diye konuştu. 

Dr. Göleç sözlerini şöyle tamamladı: “Birinci Dünya Savaşı 20. Yüzyılın senaryosunun yazıldığı andı. Bu asırda ne olup bittiyse kökenlerini bu savaşta bulmak mümkündür. Bizim bu yüzyıldaki başardıklarımız ve başaramadıklarımız da Birinci Dünya Savaşı’nda yaptıklarımızın ve yapamadıklarımızın hasılasıdır.”

“Çanakkale asla küçümsenemez”

Doç. Dr. Hasip Saygılı Çanakkale’ye taşıdığı maneviyat perspektifinden baktı. Birinci Dünya Savaşı’nın sonucu itibariyle özellikle Çanakkale’de Osmanlı askerinin boşuna bir çaba gösterdiği gibi son dönemlerde bazı görüşlerin dile getirildiğini kaydeden Saygılı, bu görüşlerin o gün yaşananları hiçe saymak olduğunu, Çanakkale’nin asla küçümsenmeyecek bir zemin sunduğunu ifade etti. Saygılı, “Askerin direnmesi, vatanı canhıraş bir şekilde savunması, bugün üzerinde yaşadığımız zemini bize bahşetti. Bu asla küçümsenecek bir şey değil. Çanakkale, Milli Mücadele’yi yapan her kesimden insanın, bütün milletin yetiştiği bir mektep oldu.” dedi.

Çanakkale’nin insanlar üzerindeki manevi etkisi ve savaşta meydana gelen bazı akıl üstü olaylara yönelik açıklamalarda bulunan Saygılı, irrasyonel olarak tanımladığı, milletin manevi kuvvetlerini harekete geçiren bu olayların bazı kesimler tarafından hurafe olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu dile getirdi. Seyid Onbaşı’nın takatinin üzerinde ağırlıktaki bir mermiyi kaldırmasının tüm ölçüleri aştığını kaydeden Saygılı şöyle devam etti:

“Bunları küçümseyemeyiz. Bu şunun yerine geçmez: Allah’a sığındık mı her şeyi hallederiz. Hayır, tedbiri almak kaydıyla Allah’a sığındık mı her şeyi hallederiz. Üstelik irrasyoneller sadece bizim ordumuzda gerçekleşmedi. İngiliz ordusunda da çok konuşulan örnekleri var. Mesela bir taburun bulutlara karıştığı söylenir. İngiliz resmi makamları bunu unutturmamak için ateşi sürekli harlıyor. İngiliz buluta karışıyor, bizimkiler de istediği manevi duyguya inansın. Bizim insanımız zor durumda manevi kuvvetlerin kendisine yardıma geleceğine inanıyorsa bu inancı söndürmek çıkarlarımıza uygun değil. Bunlar yapılan mücadelenin haklılığı konusunda zemin sağlar.”

Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Fahameddin Başar’ın da katıldığı panel, ilgili bir kitle tarafından takip edildi.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.