Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından düzenlenen Ayasofya Söyleşileri’ne katılan Prof. Dr. İsmail Kara, çağdaş Türk düşüncesinin tarihsel arka planı, kavramsal çerçevesi ve temel meselelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından Ayasofya Yerleşkesi Ayasofya Medresesi’nde düzenlenen programın moderatörlüğünü FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek üstlendi. Şimşek, Ayasofya Söyleşileri’nin temel amacının, akademisyenlerin beslendikleri irfan geleneğini ve ilmî birikimlerini öğrencilere aktarmak olduğunu belirtti.
“Çağdaş Türk düşüncesi yeterince ele alınmıyor”
Programda konuşan Prof. Dr. İsmail Kara, çağdaş Türk düşüncesinin Türkiye’de ve Türk üniversitelerinde yeterince ele alınmadığını ifade etti. Türkiye’nin bugününü ve geleceğini doğru değerlendirebilmenin, çağdaş Türk düşüncesinin önemini kavramakla mümkün olacağını dile getiren Kara, düşünce tarihi açısından başlangıç noktasının 18. yüzyılda askeri mühendishanelerin kurulmasına kadar götürülebileceğini söyledi.
Çağdaşlık kavramının yalnızca “modern” ya da “yeni” anlamına indirgenemeyeceğini vurgulayan Kara, bu kavramın modern felsefe, modern bilim, laiklik, sekülerlik, eşitlik, demokrasi ve kapitalizm gibi unsurları içerdiğini kaydetti. Kara, bu unsurların geleneksel ve dini yapılarla tarihsel olarak problemli bir ilişki içinde olduğunu belirtti.
“Yeni bir dinileşme politikası yürütülüyor”
Türkiye ve İslam dünyasında modernleşme süreçlerine paralel olarak “yeni bir dinileşme” politikasının da yürütüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Kara, bu durumun hem ciddi bir problem alanı hem de önemli bir imkân barındırdığını söyledi. Türkiye’nin teknik anlamda modernleştiğini dile getiren Kara, felsefi düzlemde bir paradoks, fiili düzlemde ise bir uyumun söz konusu olduğunu belirtti.
“Çağdaş Türk düşüncesinde dört ana mesele”
Prof. Dr. Kara, çağdaş Türk düşüncesinin ana meselelerini dört başlık altında topladı.
Bunlardan ilkinin, 18. yüzyıldan itibaren mektepleşme süreçleriyle birlikte eğitim sisteminin çatallaşması olduğunu belirten Kara, bunun aynı zamanda zihniyet ve ilim anlayışında da bir ayrışmaya işaret ettiğini söyledi. İkinci başlığın yeni İslam ve din yorumları olduğunu kaydeden Kara, bu sürecin İslami ilimleri hem değiştiren hem de yenileyen bir etki oluşturduğunu ifade etti.
Üçüncü olarak hilafet ve saltanat sisteminden meşrutiyet, İslam devleti ve İslam cumhuriyeti tartışmalarına uzanan siyasi hareketliliğe dikkat çeken Kara, dördüncü başlıkta ise İslam ahlak anlayışının aktif bir ahlak anlayışı olarak yeniden inşasının yer aldığını dile getirdi.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen program, soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimiyle sona erdi.



