Mimar Sinan'ın 438 yıllık sırrı çözüldü

Mimar Sinan’ın ölümden tam 438 yıl sonra mimari sırrı çözüldü. Topkapı Sarayın’daki III. Murad Has Odası’nın cephesinde imzası bulundu ve ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camii dahil eserlerini yüzyıllardır ayakta tutan gerçek ortaya çıktı. Tarihi sırrın ortaya çıkma detaylarını bir dönem Topkapı Sarayı’nda da çalışan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Milliyet Gazetesi’ne değerlendirdi.

Dünya tarihinin en önemli mimarlarından Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad döneminin baş mimarı Mimar Sinan, camiler, mescitler, hamam, hastane, kervansaray olmak üzere 375 esere imza attı. Büyük bölümü ayakta olan ve birçoğu UNESCO mirası olarak tescillenen eserleri nasıl yaptığı yüzyıllarca nasıl ayakta kaldıkları sır olarak kaldı. Kullandığı inşaat tekniği ve imzası hep merak edildi. Ancak ölümünden tam 438 yıl sonra Sinan’ın üç önemli eseri incelenerek bir sırrı çözüldü. Mimar Sinan‘ın 90 yaşında inşa ettiği Topkapı Sarayı Harem Bölümü’ndeki III. Murad Has Odası’nın cephesinde yer alan dekoratif dairesel elemanın analizi mimari sırların ortaya çıkmasını sağladı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Sinan’ın üç eseri, III. Murad Has Odası, ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camii ve Hürrem Sultan Hamamı’nı inceleyerek bu üç eserin inşasında kullandığı dairesel geometrik hesaplamayı ortaya çıkardı. Böylece statik hesaplamaların olmadığı dönemde Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerin nasıl ayakta kaldığı da kanıtlanmış oldu. Diker’in çalışması “Sinan’ın Mimari Dilini Çözümlemek: Geometrik Özyineleme Yoluyla Modüler Tasarım” başlığı ile bilimsel makale olarak uluslararası Nexus Network Journal Dergisi’nde yayımlandı.

MİMARIN İMZASI

Sultan III. Murad’ın Has Odası’nın inşası, Topkapı Sarayı’nın Harem bölümünde 1578 yılında tamamlanmıştı. Bu çalışmaya ilham veren mimari unsur ise has odanın görünür cephesinin, bodrum kat üzerinde yükselen ikiz kemerler arasına yerleştirilmiş, geometrik yıldız motifiyle işlenmiş dairesel taş bir elemandı. Klasik Osmanlı cephe mimarisinde nadir rastlanan bu dairesel motifin, Topkapı Sarayı Haremi’ndeki sultana ait en mahrem yapının görünür cephesinde yer alması, mimarın sembolik bir imzası olarak nitelendiriliyor. Bu daire sadece dekoratif bir mimari eleman olmanın ötesinde, bilinçli bir mesaj taşıyordu. Sinan ölmeden 10 yıl önce imzasını en önemli noktaya atmıştı. Milyonlarca kişinin ziyaret ettiği, Topkapı Sarayı’nda 448 yıldan bu yana duran halka, bir tarihe ışık tuttu.

Sarayın Harem Bölümü’nde  III. Murat için yapılan padişah yatak odasının cephesinde yer alan yuvarlak boşluğun dikkatini çektiğini söyleyen Prof. Dr Diker, Osmanlı mimarisinde görülmeyen Gotik gül pencereleri andıran halkanın ne işe yaradığını bulmaya çalıştığını dile getirdi. Diker, Sinan üzerine bir araştıma yapmaya karar verip, bu elemanı araştırınca çarpıcı bilgileri ulaştığını ifade etti.

MÜZİK NOTASI GİBİ İŞLEMİŞ

Mimar Sinan’ın vakfiyesini okuduğunu anlatan Prof. Diker, “Mimar Sinan vakfiyesinde kendisinden övgüyle bahsediyor. Kendisini ‘zamanın en akıllısı, mimarların hakanı’ diye niteliyor. Kendisini M.Ö. 4. ve 3. yüzyıllarda yaşamış geometrinin babası Öklid’e benzetip, dönemin Öklid’i olarak tanımlıyor. Vakfiyesinde,  kendisini yaşamış bir tarihsel figürle kıyaslaması özellikle dikkat çekiciydi. Biz bundan yola çıkarak önce duvardaki halkaları sonra da yapının kendisini incelediğimizde, bütün inşaatı dairelerden oluşan geometrik şekiller ve hesaplamalar üzerine kurduğunu belirledik. Zeminden kubbeye hatta bacasının yüksekliğine kadar müzik notası gibi işlemiş. Geometriyi büyük bir ustalıkla kullanmış ve birbirine tekrarlayan daire modülleriyle, binayı yapmış. Topkapı Sarayı’ndaki eserinin cephesindeki  halkanın, Sinan’ın son dönem mimarisine ışık tutan imzası olduğunu keşfettik” dedi.

ÖKLİD’İN TEORİSİ

“Daire ile kare arasındaki teğet ilişkisi ilk, Sinan’ın kendisini kıyasladığı Öklid tarafından ortaya konmuştu” diyen Diker, “Modüler daire ve karelerin iç içe kullanımı mimaride hem estetik hem de yapısal mantığı yönlendiren bir tasarım aracı olarak kullanıldığını belirledik. Şekiller küçülerek ya da büyüyerek kendisini tekrarlıyor daire ve karelerin içi içe geçtiği bir algoritma oluşuyor” dedi.

TARİHİ SIRRI ORTAYA ÇIKTI

Bununla yetinmediklerini anlatan Diker, Mimar Sinan‘ın çok ileri yaşlarında yaptığı ve Türk-İslam mimarlık tarihinin olduğu kadar, dünya mimarlık tarihinin de başyapıtları arasında gösterilen Selimiye Camii’ni de incelediklerini anlattı. Edirne’nin ve Osmanlı’nın simgesi olan cami; 1569-1575 yılları arasında II. Selim’in emriyle yapılmıştı. Dört minaresi ile göze çarpan Selimiye Camii, 43.28 metre yerden yüksekliği, 31.30 metre çapındaki kubbesiyle dikkat çekiyor.

İşte 451 yıldır bütün ihtişamı ile ayakta duran caminin inşaatında da geometrik dairelerin kullanıldığını Diker yaptığı çalışmada ortaya çıkardı.

AYAKTAN CAMİYİ SARAN GEOMETRİ

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde bulunan caminin son rölöveleri incelendi. Selimiye’nin ana kubbesi 8 fil ayağı (paye) üstüne kurulmuş durumda. Ana kubbeyi taşıyan payelerin her birinin çapının 367 cm yani 5 arşına (73,4 cm×5) denk geldiği tespit edildi. Bu payelerin çapı, Selimiye Camii’nin geometrik analizinde de ilham kaynağı oldu. Yapılan incelemede payenin çapının minare gövdelerinin çapına eşit olduğu belirlendi. Kubbeyi taşıyan ayakların yüksekliğinin paye çapının 5 katına, kubbe galeri açıklığı paye çapının 8 katına, dıştan dışa kubbe çapının paye çapının 10,5 katına, zeminden kubbe merkezinin yüksekliği de payenin çapının 11,5 katına eşit olduğu bulundu.

EŞİ BENZERİ YOK

Diker Selimiye Camii’nin inşası ile ilgili şunları söyledi: “Bu araştırma, doğasında var olan doğruluk ve disiplin gereği “evrensel alfabe” olan geometriye sadık kalınarak, tasarımda olağanüstü bir ustalığa ulaşmanın nasıl mümkün olabileceğini anlamada eşsiz bir deneyim sunuyor. Sinan’ın daireyi ve kareyi bir modül, bir çekirdek olarak mimari tasarımının merkezine ne denli ustaca yerleştirdiğini gösteriyor. Bazı ölçülerdeki küçük sapmalara rağmen, tekrarlanan modül daire ve kareler tesadüf olamayacak kadar yapıların en kritik bileşenlerini tanımlamıştır.

GEOMETRİYE KOMUTA ETMİŞ

Hürrem Sultan Hamamı’nda da kare esaslı bir düzen benimsemiş ve yapının dış ölçülerinden duvar kalınlığına kadar karenin geometrik hiyerarşisini kullanmış. Mimar Sinan kurduğu geometrik modülasyonda ortaya çıkan ölçüler neyi gerektiriyorsa onu değerlendirmiş. Adeta bir asker gibi geometriye komuta etmiş ve modüllerini en küçüğünden en büyüğüne, eserlerinde işlevlendirmiş. Keyfi tutumları devre dışı bırakarak geometriye tabi olmuş ve yüzyıllarca ayakta duran sağlam eserler inşa etmiş. Tasarımlarını, birbirlerini türeten daire ve kareleri adeta birer müzik notası gibi kullanarak icra etmiş. Mimar Sinan tasarımlarının sırrını aslında herkesin görebileceği bir yerde saklamış.”

İLK HALKA ‘ANAHTAR DELİĞİ’

Has Oda cephesindeki dairesel eleman ile çevresindeki halka arasındaki bütünleşik geometrik algı, yapının geometrik analizinde adeta bir “anahtar deliği” işlevi gördü ve yapının dairesel algoritmasının çözülmesini sağladı. Mimari rölövedeki ölçüler, içteki delikli dairenin çapının kök 2 (1,414) katının, çevresindeki halkanın çapına eşit olduğunu ortaya koydu; bu da bilinçli bir geometrik tasarımın göstergesiydi. Çapı 171 cm olan ilk dairenin katları hiyerarşik olarak yapının diğer elemanlarının ölçülerini verdi. Tepe penceresi yüksekliği ilk daire çapının 2 katı, baca yüksekliği 6 katı, kubbe çapı 8 katı, duvar genişliği 9, duvar yüksekliği ise 12 katı olarak ölçüldü.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.