“İstiklâl Marşı Evrensel Bir Şiirdir”

14 Mart 2018

Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, İstiklâl Marşı’nın kabulünün 97. yıl dönümünde milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u İstiklâl Marşı ve Akif paneli ile andı.

Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Andı, Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hasan Akay’ın konuşmacı olduğu panel, Rektörümüz Prof. Dr. Musa Duman ve ilgili bir kitle tarafından takip edildi.

Prof. Dr. M. Fatih Andı, 1921’de İstiklâl şiiri yazılması kararının bir ulusal marş hedefiyle alınmadığını, İstiklâl mücadelesini ifade etmek amacıyla yarışmanın düzenlendiğini belirterek; Mehmet Akif Ersoy’un da bu bilinçle şiirini bir marş olarak düşünmeden, o günün aktüel olaylarına heyecan aşılamak amacıyla kaleme aldığını dile getirdi. Andı, Mehmet Akif’in 10 kıtalık bir şiiri ulusal marş olarak yazmayacak kadar usta bir şair olduğunun altını çizdi. Uzun mısra yapısının yanında İstiklâl Marşı’nın bestesi üzerine de zaman zaman tartışmalar yaşandığını hatırlatan Andı, bunlara rağmen, şiirin tarihi, toplumsal ve milli değeri ile bugüne dönük bir asırdır yüklendiği birikimsel değeri nedeniyle değişmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

“Akif’in ‘korkma’ demesi cesaretsizlik değildir”

İstiklâl Marşı’nın eleştirilen bir başka noktası olan “Korkma” kelimesiyle başlamasının, zannedildiği gibi cesaretsizlik, ödleklik anlamına gelmediğine dikkati çeken Andı, şöyle devam etti:

“Korkma kelimesi Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı’ndan önce yazdığı şiirlerinde de karşımıza çıkar ve hepsinde de bir cesaretsizlik anlamının dışında kullanılmıştır. Korkmanın Türkçede birkaç kullanımı vardır. Korkmak bir cesaretsizliğin dışa vurumu, bir endişe hali ve umut kesme psikolojisi olarak tezahür edebilir. Mehmet Akif’te cesaretsizliğin karşılığı bir korkmanın kullanım yoktur. Umudunu kesme, kaygılanma diyor. Bununla Akif aslında iki ayete hatırlatma yapıyor. Birisi ‘Allah’tan ümidinizi kesmeyin.’ Diğeri ‘Korkma Allah bizimledir.’ Metinler arası gönderme yaparak daha ilk kelimede bizi asli kaynağımıza, Kur’an-ı Kerim’e bağlayarak şiirine başlıyor.”

“Milli marşımızı Akif’in yazması bize bahşedilmiş bir hikmettir”

Türkiye’nin milli marşının yazarının Mehmet Akif olmasının Türk milletine bahşedilmiş bir hikmet olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu, Akif’in model alınacak bir karakter olmasının bu hikmeti oluşturduğunu ifade ederek, “Akif şair olmasaydı, mutlaka çocuklarımıza örnek gösterilecek bir şahsiyet olurdu. Hem hayatıyla ve davranışlarıyla örnek oluyor hem de estetik metinler üretiyor, bu aslında edebiyat tarihinde çok zor görülen bir sentezdir. Ulusal marşların genel özelliği anonim duyguların ortalama bir ifadesi olmasıdır. Akif ise milli mücadele dönemine kadar şiirleriyle, eylemleriyle tanınmış bir adamdır. Böyle bir adamın halka mal edilen bir şiir yazması, karakter modeliyle kolektif grubu kaynaştırması bence olağanüstü bir lütuftur.” diye konuştu.

Akif’in, topluma dönük edebiyat düşüncesini en iyi yansıtan şair olduğunu söyleyen Daşcıoğlu, bu nedenle onun milli marşı yazmasının devlet-millet kaynaşmasını sağladığını, milletin devletin değerlerinden tamamıyla kopmasını engellediğini sözlerine ekledi.  

Devlet-millet kaynaşmasının sembolü

İstiklâl Marşı’nın devlet-millet kaynaşmasının bir sembolü olduğunu, bu nedenle marşı sadece belli günlerde tekrar edilen bir takım sloganlar olarak değil tam tersine özüne vakıf olunması gereken büyük bir şiir olarak görmek gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Akay, şöyle devam etti:

“İstiklâl Marşı, ilk dizeden itibaren O olmadan evren tamtakırdır demekten ibarettir. Yani sadece istiklâl değildir, bu üçüncü boyutudur. İstiklâl kavramına bu boyuttan bakmalıyız. Şiirin ilk kelimesi bütün değerleri kavrayan marşın, ferdi, dini, milli, ruhi, siyasi ve kültürel şirazesidir. Bu noktada biri ferdin ve milletin, diğeri devletin simgesi olan ocak ile sancak birdir. Bu sadece İstiklâl Marşı değil, istiklâlin marşıdır; istiklâli ezelden beri alıyoruz. Aynı zamanda evrensel bir şiirdir. Sadece Türklere değil tüm insanlığa özellikle Müslüman milletlere mesaj veriyor. Aleyhine konuşanlar hep olacak ama söz hakkı onların değil, Akif ve onun mirasçılarınındır.”

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.