Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, havacılık ve savunma teknolojilerinde görünmezlik üzerine çalışmalarıyla tanınan Türk bilim insanı Ergün Kırlıkovalı’yı öğrencilerle buluşturdu. “Sınırların Ötesinde” başlıklı programda Kırlıkovalı, inovasyonun temel ilkelerini, bilimsel gözlemin önemini ve yapay zekânın üretim süreçlerindeki rolünü anlattı.
FSM Vakıf Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Direktörlüğü tarafından Haliç Yerleşkesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, “F-35 ve B-2’nin Görünmezliğinin Ardındaki Türk Bilim İnsanı” başlıklı söyleşisiyle öğrencilerle bir araya gelen Ergün Kırlıkovalı, bilimsel merakın, sistematik çalışmanın ve yaratıcı düşüncenin yenilikçi çözümlere dönüşme sürecini paylaştı.
“Bilim uygulamayla birleştiğinde başarı hikâyesine dönüşüyor”
Programda konuşan FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, bilgi ve teknolojinin ülkelerin küresel sistemdeki konumunu belirleyen unsurlar arasındaki öneminin giderek arttığını söyledi.
Ülkelerin dünya sistemindeki yerini üretim ve ticaret, para ve finans, güvenlik, bilgi ve teknoloji yapılarının belirlediğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, özellikle bilgi ve teknoloji alanındaki gelişmelerin ekonomik rekabetin yanı sıra siyasi güç ve stratejik bağımsızlık açısından da belirleyici hale geldiğini kaydetti.
Bu dönüşümün üniversitelere önemli sorumluluklar yüklediğini vurgulayan Şimşek, 555 yıllık bilim ve eğitim mirasını geleceğe taşıyan FSM’nin bu sorumluluğun bilinciyle hareket ettiğini belirtti. Prof. Dr. Şimşek, Ergün Kırlıkovalı’nın çalışmalarının bilimin uygulamayla birleştiğinde nasıl bir başarı hikâyesine dönüşebildiğini gösteren somut bir örnek olduğunu ifade etti.
“İnovasyon öğretilebilir bir beceridir”
İnovasyonun yalnızca yeni fikirler üretmekten ibaret olmadığını belirten Kırlıkovalı, fikirlerin somut sonuçlara ve ekonomik değere dönüşmesi için izlenebilecek 10 adımlık bir yol haritası sundu. Gözlem ve merakla başlayan bu sürecin geçmişteki çalışmaları inceleme, doğayı taklit etme, deneyimleri sistematik biçimde kaydetme, inovasyon, karşılaştırma, planlama ve beklenmedik fırsatları değerlendirme aşamalarını kapsadığını anlattı.
Bilimsel gelişmelerde merakın ve ihtiyaçların belirleyici rolüne dikkati çeken Kırlıkovalı, doğadaki çözümlerin teknolojiye uyarlanmasını biyomimikri yaklaşımı üzerinden örneklendirdi. Yalı çapkını kuşunun özelliklerinden B-2 bombardıman uçağına uzanan örnekle, doğanın mühendislik çalışmalarına ilham veren yönlerini ele aldı.
Kendi işini kurmanın ve yeni fikirleri hayata geçirmenin konfor alanından çıkmayı gerektirdiğini ifade eden Kırlıkovalı, katma değer üretmenin önemini vurgulayarak yaratıcılığın inovasyonun başlangıç noktası olduğunu belirtti. Başarıya ulaşmak için kısa, orta ve uzun vadeli planlamanın gerekliliğine de değindi.
“Yapay zekâyı fikri ilerletmek için kullanın”
Konuşmasında yapay zekâ ve insan yaratıcılığı arasındaki ilişkiye de değinen Kırlıkovalı, teknolojinin doğru kullanılmasının kişileri farklılaştırabileceğini söyledi. Yapay zekânın yoğun ve tekrarlayan işlerde kullanılabileceğini, ancak değerlendirme, yaratıcılık ve ince işçilik aşamalarında insan katkısının önemini koruduğunu belirtti.
Öğrencilere yapay zekâyı yalnızca hızlı sonuç almak için kullanmamaları yönünde tavsiyede bulunan Kırlıkovalı, teknolojinin fikirleri geliştirmek ve yeni çözümler üretmek amacıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Küresel pazarlara erişimin kolaylaştığı günümüzde girişimcilerin ön yargıları aşması, risk alması ve fikirlerini kararlılıkla geliştirmesi gerektiğini de dile getirdi.
Program, öğrencilerin bilim, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarında merak ettikleri konuları doğrudan uzmanına yöneltme fırsatı bulduğu söyleşiyle sona erdi.



