7. Uluslararası Eğitim Araştırmaları Kongresi Gerçekleştirildi

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 7. Uluslararası Eğitim Araştırmaları Kongresi, 17 ülkeden yüzün üzerinde katılımcıyı bir araya getirdi. “Eşitsizliği Aşmak: Teknoloji ve Kapsayıcılığın Kesişiminde Eğitim” temasıyla gerçekleştirilen kongrede, teknolojinin eğitimde sunduğu imkânlar, dijital dönüşümün ortaya çıkardığı yeni eşitsizlikler ve kapsayıcı eğitim politikaları ele alındı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 7. Uluslararası Eğitim Araştırmaları Kongresi, eğitimde fırsat eşitliği ve teknolojik dönüşüm başlıklarını akademi ve eğitim politikaları ekseninde bir araya getirdi. Üniversitenin 555 yıllık bilim ve eğitim mirası çerçevesinde, kuruluşunun 10. yılını kutlayan Eğitim Fakültesi aracılığıyla gerçekleştirilen kongrede, eğitim araştırmalarının güncel bulguları ve geleceğin eğitim yaklaşımları değerlendirildi.

Kongrenin açılış konuşmalarında FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Mütevelli Heyeti Başkanı Mevlüt Uysal, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yalçın Hocaoğlu ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar değerlendirmelerde bulundu.

“Teknolojik dönüşüm eşitsizlikleri derinleştirebilir”

FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, teknolojinin eğitimi dönüştüreceği konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, ancak bu dönüşümün hangi yönde ilerleyeceğinin belirleyici olduğunu söyledi. Teknolojinin eğitimi daha adil hale getirebileceği gibi mevcut eşitsizlikleri derinleştirebileceğine de dikkat çeken Prof. Dr. Şimşek, dijital eşitsizliğin artık yalnızca okula veya internete erişimle açıklanamayacağını belirtti.

Güçlü cihazlara, nitelikli dijital içeriklere ve gelişmiş yapay zekâ araçlarına erişimin yanı sıra bu araçları etkili biçimde kullanma becerisinin de yeni ayrışmalar yarattığını ifade eden Prof. Dr. Şimşek, yapay zekâya soru sormakla doğru soruyu sormak, üretilen yanıtı kullanmakla doğruluğunu sınamak ve hazır içeriği tüketmekle yeni bilgi üretmek arasındaki farklara dikkat çekti.

Teknolojik altyapının küresel ölçekte belirli ülkelerde ve şirketlerde yoğunlaşmasının yalnızca ekonomik sonuçlar doğurmadığını belirten Prof. Dr. Şimşek, bu durumun bilginin kim tarafından üretileceğini, hangi dillerin dijital dünyada görünür olacağını ve geleceğin standartlarını kimin belirleyeceğini de etkilediğini söyledi. Veri egemenliği, hesaplama gücü ve algoritma geliştirme kabiliyetinin ülkelerin kalkınma kapasitesinde giderek daha önemli hâle geldiğini vurgulayan Şimşek, eğitim politikalarının ekonomi, teknoloji ve millî güvenlik politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ülkelerin geleceğinde eğitim sistemlerinin belirleyici rol oynadığını kaydeden Prof. Dr. Şimşek, gençlerin yalnızca mevcut teknolojileri kullanan bireyler olarak değil, teknoloji geliştiren, standart oluşturan ve küresel değer zincirlerinde üst sıralara çıkabilen nesiller olarak yetiştirilmesinin önemine işaret etti.

Yapay zekâ çağında öğretmenin rolü

Yapay zekânın öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun içerikler sunma, öğrenme eksikliklerini erken belirleme, özel gereksinimli bireylerin eğitime katılımını kolaylaştırma ve coğrafi engelleri azaltma gibi imkânlar taşıdığını belirten Prof. Dr. Şimşek, bu imkânların kendiliğinden fırsat eşitliği sağlamayacağını vurguladı. Her öğrencinin dijital araçlardan yararlanabilmesi için ihtiyaçlarına uygun desteğin sunulması gerektiğini ifade etti.

Bilgiye erişimin kolaylaştığı bir dünyada öğretmenin rolünün daha da önem kazandığını dile getiren Prof. Dr. Şimşek, öğretmenin öğrencinin düşünme, sorgulama ve muhakeme becerilerini geliştirmedeki konumuna dikkat çekti. Yapay zekânın yanıt üretebildiğini, öğretmenin ise hangi soruların sorulmaya değer olduğunu gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, öğretmen yetiştirme programlarının yapay zekâ okuryazarlığı, veri etiği, dijital içerik tasarımı ve yeni ölçme yöntemlerindeki gelişmeler doğrultusunda güncellenmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Şimşek, üniversitelerin de değişimi önceden okuyabilen, farklı disiplinleri bir araya getiren ve öğrencilere öğrenmeyi öğrenme yetkinliği kazandıran kurumlar olarak dönüşüme yön vermesi gerektiğini kaydetti.

“Eğitim, insanlığın geleceğini şekillendiriyor”

FSM Mütevelli Heyeti Başkanı Mevlüt Uysal, kongrenin ana temasını oluşturan eşitsizliğin, dünyadaki pek çok sorunun çözümünde belirleyici olduğunu ifade etti. Üretim süreçlerinde büyük emek harcayan insanların ortaya çıkardıkları ürünlerden yararlanamamasını eşitsizliğin çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiren Uysal, eğitim sistemlerinin bireylerin geleceğinin yanı sıra ülkelerin gücünü, medeniyetlerin gelişimini ve insanlığın geleceğini de şekillendirdiğini belirtti.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın eğitim ve medeniyet alanındaki vizyonuna değinen Uysal, günümüzde aile kurumunun ve toplumsal değerlerin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde eğitimin önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Eğitimin yalnızca öğretim faaliyetleriyle sınırlı kalmaması, insanlık değerleriyle bütünleşen bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Teknolojik dönüşüm insanı merkeze almalı”

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin eğitim olanaklarına erişimi konusunda Millî Eğitim Bakanlığının yürüttüğü çalışmalara değindi. Bilginin önce kitaplar aracılığıyla muhafaza edildiği, dijital dönüşümle farklı bir boyuta taşındığı ve yapay zekâyla birlikte bilgi üretiminde yeni bir dönemin başladığına dikkat çekti.

Teknolojik dönüşümün kontrollü, dengeli ve insani ihtiyaçlar gözetilerek ilerlemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Demirli, eğitimde nasıl bir insan yetiştirilmek istendiği sorusunun önemini vurguladı. İnsanın, öğrenmenin ve bilginin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Demirli, köklü geçmişten gelen değerlerin eğitim kurumları aracılığıyla yaşatılmasının önemine işaret etti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin yalnızca bir müfredat olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Demirli, modelin aynı zamanda bir paradigma niteliği taşıdığını ve teknolojinin bu dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

“Güç, bilgiyle birlikte anlam kazanır”

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’un fethinin ardından Sahn-ı Seman Medreselerini kurmasına değinerek bilginin medeniyet inşasındaki rolünü vurguladı. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin köklü eğitim mirasına dikkat çeken Doç. Dr. Otrar, gücün bilgiyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Eğitimin bireyi dönüştürme sorumluluğu taşıdığını belirten Doç. Dr. Otrar, araştırma sonuçlarının eğitim süreçlerinin temelinde yer aldığını söyledi. Eğitimin değerlerden uzaklaşmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Otrar, kapsayıcılığın bütün insanların eğitim hakkını esas aldığını, özel eğitimin de bu hakkın bir parçası olduğunu dile getirdi.

“Teknoloji tek başına kapsayıcılık sağlamaz”

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yalçın Hocaoğlu, yedi yıl önce küçük bir toplantıyla başlayan kongrenin bugün 17 ülkeden yüzün üzerinde katılımcıyı buluşturan uluslararası bir platforma dönüştüğünü belirtti. Eğitim araştırmalarının, eğitim politikalarının geliştirilmesi ve uygulamaların iyileştirilmesi açısından önemine dikkat çeken Hocaoğlu, teknolojinin eğitimdeki rolünün kapsayıcılık perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Yapay zekânın sınıfları dönüştürebileceğini ancak bunun kapsayıcı bir tasarımla mümkün olacağını ifade eden Hocaoğlu, özel gereksinimli bireylerden uzaktan eğitim alan öğrencilere, dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklardan mülteci öğrencilere kadar herkesin eğitim sisteminin tasarım aşamasından itibaren dikkate alınması gerektiğini söyledi. Hocaoğlu, kongrede ortaya konulacak araştırmaların politika yapıcılara ve uygulayıcılara yol göstereceğini belirterek bilimsel bilgi üretiminin eğitim politikalarının temelini oluşturduğuna işaret etti.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.