Fatih Sultan Mehmet’in Bilim ve Teknoloji Vizyonu FSM’de Geleceğe Taşınıyor

FSM Vakıf Üniversitesi’nin 2026–2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuşan Rektör Prof. Dr. Nevzat Şimşek, üniversitenin 555 yıllık vakıf mirasını çağdaş bilim ve teknolojiyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilim ve teknoloji hamiliğine dikkat çekerek tarihsel birikimin millî teknolojinin geleceğine yön verebileceğini vurguladı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, 2026–2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ni Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün katılımıyla gerçekleştirdi. Üniversitenin 555 yıllık vakıf mirasının ve bilim geleneğinin öne çıktığı törende, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilim ve teknoloji anlayışından günümüzün bilimsel ve teknolojik gelişmelerine uzanan perspektif ele alındı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Haliç Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen törene Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mevlüt Uysal, Başkan Vekili Ömer Bayraktar, Mütevelli Heyet üyeleri Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ve Salih Ünal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Saadetdin Herdem ve Turan Gökçe, akademisyenler ve öğrenciler de katılım sağladı.

Törende konuşan FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, köklü vakıf mirasının günümüzün bilimsel ve teknolojik dünyasında güçlü bir kurumsal yapıya dönüştürülmesinin önemine işaret etti. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de açılış dersinde Fatih Sultan Mehmet Han’ın mühendislik, strateji, bilim ve inovasyonu bir araya getiren yaklaşımını anlatarak Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimini ve üniversitelerin bu süreçteki rolünü değerlendirdi.

“555 yıllık miras, geleceğe karşı sorumluluk taşıyor”

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, üniversitenin 2026–2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Fatih Sultan Mehmet Vakfının eğitim hizmetine başlamasının 555. yılının idrak edildiğini belirterek bu tarihsel birikimin günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bir medeniyetin gücünün geçmişte ortaya koyduğu eserlerin yanı sıra değişen dünyada yeni bilgi, kurum ve imkânlar geliştirebilme kapasitesiyle de ölçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Şimşek, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilme, bilim insanlarına ve kurumsallaşmaya verdiği önemin bugün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Şimşek, “555 yıllık bir mirasın mensubu olmak, geçmişten güç alırken geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır.” diyerek üniversitenin temel hedefinin tarihsel birikimi korumanın ötesine geçmek ve gelecek nesillerin üzerine yeni başarılar inşa edebileceği bir bilim ve eğitim mirası oluşturmak olduğunu kaydetti.

“Bilgi üretme kapasitesi ülkelerin gücünü şekillendiriyor”

Dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin köklü bir dönüşümden geçtiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, yapay zekâ, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve ileri üretim sistemlerinin ekonomik rekabetin yanı sıra ulusal güvenlik ve stratejik bağımsızlık açısından da belirleyici hâle geldiğine dikkati çekti.

Bilimsel bilginin teknolojik ve ekonomik değere dönüşmesinin güçlü araştırma altyapılarına, nitelikli insan kaynağına, kurumlar arası iş birliğine ve uzun vadeli araştırma kültürüne bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şimşek, üniversitelerin eğitim ve araştırma anlayışlarını bu dönüşüme göre geliştirmeleri gerektiğini dile getirdi.

Yapay zekânın bilginin üretilme ve kullanılma biçimlerini değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, üniversitelerin öğrencilerini yalnızca bilgiyle donatmakla yetinmemesi gerektiğini vurguladı. Sorgulama, analiz etme, farklı disiplinler arasında ilişki kurma ve yeni problemlere çözüm geliştirme becerilerinin önemine işaret eden Şimşek, öğrencilerin hangi dersleri aldıkları kadar hangi yetkinliklerle mezun olduklarının da gelecekte belirleyici olacağını söyledi.

FSM’nin hedefi: Tarihsel birikimi bilimsel üretime dönüştürmek

FSM’nin akademik geleceğini bu anlayış doğrultusunda şekillendirmeyi amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Şimşek, üniversitenin tarih, kültür, sanat ve medeniyet araştırmalarındaki birikimini mühendislik, teknoloji, tasarım, hukuk, eğitim ve sosyal bilimlerle daha güçlü biçimde buluşturmanın öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

Son yıllarda fiziki altyapının geliştirilmesi, akademik kapasitenin güçlendirilmesi ve yeni eğitim alanlarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığını belirten Prof. Dr. Şimşek, bundan sonraki süreçte üniversitenin hangi alanlarda derinleşeceğinin, nasıl bir bilimsel üretim kapasitesi oluşturacağının ve öğrencilerin hangi yetkinliklerle öne çıkacağının belirleyici olacağını kaydetti.

Konuşmasının devamında öğrencilere de seslenen Prof. Dr. Şimşek, değişen şartlara uyum sağlayabilen, yeni bilgiler üretebilen ve karşılaştıkları sorunlara çözüm geliştirebilen bireyler yetiştirmenin üniversitenin sorumluluğu olduğunu ifade etti. Öğrencilerden öğrenme meraklarını korumalarını, teknolojiyi bilinçli kullanmalarını, farklı düşüncelere açık olmalarını ve bilgi birikimlerini toplumsal faydaya dönüştürmelerini istedi.

Prof. Dr. Haluk Görgün: “Fatih Sultan Mehmet Han bir ilim ve teknoloji hamisidir”

Törenin açılış dersini veren Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Fatih Sultan Mehmet Han’ın tarihsel kişiliğinin yalnızca askerî başarılarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek onun bilim, mühendislik, sanat ve inovasyonu bir araya getiren yönüne dikkat çekti.

Fatih Sultan Mehmet Han’ı bir ilim ve teknoloji hamisi olarak hatırlamak gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Görgün, İstanbul’un fethinin cesaretin yanı sıra akılcı planlamanın ve teknolojik kapasitenin de zaferi olduğunu söyledi. Dönemin büyük toplarının dökülmesi, Rumeli Hisarı’nın kısa sürede inşa edilmesi ve gemilerin karadan Haliç’e indirilmesi gibi örneklerin sistem mühendisliği anlayışının tarihsel karşılıkları arasında bulunduğunu belirtti.

Fatih’in askerî stratejiyi, mühendisliği, ilmi, sanatı ve yenilikçiliği aynı vizyonda buluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Görgün, Ayasofya’da ilim faaliyetlerinin başlamasına, Sahn-ı Seman Medreselerinin kurulmasına ve Ali Kuşçu’nun İstanbul’a davet edilmesine de değindi. Saray ressamı Sinan Bey’in yeni teknikleri öğrenmek üzere İtalya’ya gönderilmesini de Fatih’in yeniliğe açıklığının göstergeleri arasında saydı.

Görgün, geçmişin birikimini bugünün teknolojisine, bugünün teknolojisini ise geleceğin bağımsızlığına dönüştürmenin önemini vurgulayarak tarihsel mirasın çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmeler için bir ilham kaynağı oluşturduğunu ifade etti.

Türkiye, savunma sanayisinde tasarım ve üretim kapasitesini güçlendiriyor

Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimini tarihsel bir çerçevede ele alan Görgün, Osmanlı dönemindeki top üretiminden Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki yerli uçak girişimlerine, savunma sanayisinin kurumsallaşmasından günümüzdeki millî platformlara uzanan süreci anlattı.

Savunma sanayisinde proje sayısının yıllar içinde önemli ölçüde arttığını kaydeden Görgün, Türkiye’nin tedarikçi ülke konumundan kendi tasarımlarını geliştiren ve uluslararası pazarlara ürün sunan bir ülkeye dönüşümüne dikkat çekti.

“Millî Teknoloji Hamlesi’nin sürdürülebilirliği nitelikli insan kaynağına bağlı”

Konuşmasında üniversitelerin savunma sanayisindeki rolüne ayrı bir yer ayıran Prof. Dr. Görgün, teknolojik bağımsızlığın sürdürülebilmesi için yalnızca ürün geliştirmenin yeterli olmadığını, bu ürünleri tasarlayacak, üretecek ve geliştirecek insan kaynağının da yetiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Millî Teknoloji Hamlesi ile Millî Yetkinlik Hamlesi arasındaki ilişkiye değinen Prof. Dr. Görgün, ilk yaklaşımın ne üretileceği sorusuna, ikincisinin ise bu üretimin kimlerle ve hangi yetkinliklerle sürdürüleceğine cevap verdiğini ifade etti.

FSM Vakıf Üniversitesi’nde mühendislik ve mesleki eğitim alanlarında yürütülen çalışmaların yanı sıra ALUTEAM’in faaliyetlerine de değinen Prof. Dr. Görgün, öğrencilerin teknoloji yarışmalarına ve araştırma projelerine katılımının önemini vurguladı. Üniversitede TEKNOFEST’e yapılan 55 başvuru ve finalist olan üç takıma ilişkin bilgileri paylaşarak gençlerin bilimsel ve teknolojik üretim süreçlerinde daha fazla yer almasının gerekliliğine dikkat çekti.

Öğrencilere mesleki gelişimleri için dört temel tavsiyede bulunan Prof. Dr. Görgün, matematik, yazılım ve veri bilgisi gibi temel alanlarda güçlü bir altyapı oluşturmalarını, sahaya yakın olmalarını, takım ruhunu benimsemelerini ve kendilerine güvenmelerini istedi.

555 yıllık vakıf mirasından geleceğin bilim dünyasına

FSM Vakıf Üniversitesi 2026–2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, üniversitenin köklü vakıf geleneği ile çağdaş bilim ve teknoloji hedeflerini buluşturan mesajlarla tamamlandı. Rektör Prof. Dr. Nevzat Şimşek’in bilimsel üretim kapasitesini ve akademik derinleşmeyi merkeze alan değerlendirmeleri ile Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilim ve teknoloji vizyonuna ilişkin açıklamaları, tarihsel mirasın geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesinin önemini ortaya koydu.

Üniversitenin 555 yıllık vakıf mirasını geleceğe taşıma hedefi, bilimsel bilgi üretimi, disiplinler arası araştırmalar, nitelikli insan kaynağı ve teknolojik gelişime katkı başlıklarıyla yeni akademik yılın temel mesajları arasında yer aldı.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.