''Topuz'un Tutuklanması Uluslararası Hukuka Uygun''

17 Ekim 2017

Üniversitemiz bünyesinde çalışmalarını yürüten Uluslararası Hukuk Araştırmaları Merkezi (UHAM) Müdürü ve Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Naim Demirel, Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği demeçte, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmaları kapsamında tutuklanan ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz’un diplomatik dokunulmazlığı bulunmadığını, bir personel olduğunu belirterek, “Ona yapılan işlemde uluslararası hukuk açısından hiçbir problem yoktur.” dedi. 

UHAM’ın ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ile yaşanan krizi uluslararası hukuk açısından ele aldığı rapora dair AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Demirel, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz’un, FETÖ'nün 17-25 Aralık 2013’teki kumpası ile 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin davalarda yargılanan eski polis müdürleri ve askerler, firari eski savcı Zekeriya Öz ile irtibatının tespit edilmesinin ardından tutuklanmasının, Türkiye-ABD arasında vize krizinin başlamasına neden olduğunu hatırlattı.

Topuz’un tutuklanmasına değinen Demirel, “Metin Topuz orada çalışan bir personeldir. Hukuken herhangi bir kurumda çalışan bir kişiden hiçbir farkı yoktur. Diplomatik dokunulmazlığı da olmadığı için ona yapılan işlemde uluslararası hukuk açısından hiçbir problem yoktur.” görüşünü dile getirdi.

Demirel, ABD makamlarının tutumunun, BM Güvenlik Konseyi’nin 1373 sayılı kararı uyarınca, terörle mücadele çerçevesinde getirilen devletlerarası yardımlaşmaya dair yükümlülükle de bağdaşmadığını savundu. Türkiye’nin diplomasi hukukunun tanıdığı imkânlardan başka bir tedbire başvurmasının gayet doğal olduğunu dile getiren Demirel, “Yani diplomasi hukukunun ihlali halinde ancak yine diplomasi hukukunun tanıdığı imkânlara başvurarak karşılık verilebilir.” diye konuştu.

“Delil isteme hakkı yoktur”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın, “Biz tutuklamayla ilgili delil görmek istiyoruz.” ifadesine değinen Demirel, şunları söyledi: “Hiçbir devlet temsilciliğinin kendisine sığınmış kişiyi teslim etmek için bulunduğu ülkedeki makamlardan delil isteme hakkı yoktur. Diplomatik dokunulmazlıklar, Viyana Sözleşmesi uyarınca bulunulan ülkenin güvenliği ve refahına zarar verici şekilde kullanılamaz. Diplomatik dokunulmazlığı olan kişiler bile o ülkede ağır cezayı gerektiren bir suç işledikleri zaman yerel otoriteler tarafından adli makamlarca verilen bir kararla tutuklanabilirler. Tutuklama olduğu zaman başkonsolosa ya da büyükelçiye haber verilir. Bizzat başkonsolosun kendisi ağır bir cezayı gerektiren bir suç işlemişse o bile ilgili devlete haber verilerek aynı muameleye tabi tutulur.”

“Kendisine karşı suç işleyen herkesi devlet yargılayabilir”

Doç. Dr. Naim Demirel, ABD diplomatik makamlarının diplomasi ve konsolosluk hukukuna aykırı bir tutum içinde olduğunu savunarak, şu değerlendirmede bulundu: “Dokunulmazlığı sağlanan yabancı misyon binaları suçluların sığındığı bir yer olamaz. Herhangi bir vatandaş veya yabancı, buraları sığınak olarak kullanamaz. Sığındığı takdirde de oradaki yetkililer bu kişileri yerel otoriteye teslim etmek zorundadır. Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan N.M.C'nin Türk adli makamlarının yürüttüğü yargı sürecinden kaçırılması için konsolosluk binasında kalmasına müsaade edilmesi, konsolosluk binalarına tanınan dokunulmazlığın kötüye kullanılması anlamına gelir. ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu, N.M.C'yi teslim etmeyerek diplomasi hukukuna aykırı hareket ediyor. Türkiye, konsoloslukta olduğunu tahmin ettiği kişileri de talep edebilir, hatta devlete karşı işlenen, ağır cezayı gerektiren bir suç varsa diplomatik dokunulmazlığı olan şahıslara karşı da yargı sürecini başlatır. Neticede bu bir yargıdır, adil mahkemeler Türkiye'de çalışıyor. Kendisine karşı suç işleyen herkesi devlet yargılayabilir. Bu Viyana Sözleşmesi'nin 41. maddesine göre uluslararası hukuk çerçevesinde dokunulmazlığı olan kişiler için de uygulanabilir.”

“Adi suçluların konsolosluğa sığınma hakkı olmadığının altı çizilmelidir”

Viyana Sözleşmeleri’nde N.M.C’nin konsolosluğa sığınmasına imkân tanıyan bir hüküm bulunmadığını anlatan Demirel, bu konuda Latin Amerika'daki birtakım münferit uygulamaların dışında genel bir teamülün olmadığını söyledi.

UHAM Müdür Doç. Dr. Naim Demirel, sözlerini şöyle tamamladı: “Adi suçluların konsolosluğa sığınma hakkı olmadığının altı çizilmelidir. Dolayısıyla bir adi suçlunun konsolosluk binasında olması halinde konsolosluk şefinin olayı idari ve adli makamlara duyurması, suçluyu teslim etmesi veya ilgili makamların teslim almak üzere konsolosluk binasına girişine izin vermesi gerekir. Zira Viyana Sözleşmesi, konsolosluk binalarının, konsolosluk görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili olmayan işler için kullanılmasını yasaklamakta ve kabul eden devletin kanun ve düzenlemelerine saygı gösterme yükümlülüğü getirmektedir.”

UHAM’ın ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ile yaşanan krizi uluslararası hukuk açısından değerlendirdiği rapora ulaşmak için tıklayınız.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.