Millî Mücadeleye Yerel Bakışlar Sempozyumu Gaziantep’te düzenlendi
25 Ekim 2021

Türkiye Bilimler Akademisi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep Üniversitesi iş birliği ile düzenlediği “Millî Mücadeleye Yerel Bakışlar Sempozyumu” 22-24 Ekim 2021 tarihlerinde Gaziantep’te gerçekleştirildi.

Millî Mücadele’nin 100. yılı kapsamında TÜBA ve FSMVÜ iş birliği ile yürütülen Millî Mücadele’nin Yerel Tarihleri Projesi, Millî Mücadele dönemi tarihyazımını yerelden hareketle tüm boyutları ve aktörleriyle yeniden ele alarak yazmayı amaçlıyor. Proje sonunda yayınlanacak dizinin hazırlanması sürecinin ikinci aşaması olan sempozyum; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep Üniversitesi ev sahipliğinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Panorama 25 Aralık Müzesi’nde düzenlendi. 7-8 Haziran 2021 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Millî Mücadeleye Yerel Bakışlar Çalıştayı’nda söz konusu dizi yayın için bir yol haritası çıkarılmış ve yayın ilkeleri tespit edilmişti.

Millî Mücadele’nin yerel tarihleri ile ilgili mevcut birikimi değerlendirmek ve Millî Mücadele’nin çevreden merkeze bir tarihinin çok sesli ve katılımcı bir anlayışla yazılmasına katkı verebilecek tarihçi akademisyenler ve yerel tarihçileri bir araya getirmek amacıyla gerçekleştirilen sempozyumda 40 akademisyen ve araştırmacının sunum ve değerlendirmeleri yer aldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Gaziantep Valisi Davut Gül, sempozyuma katkı sağlayan paydaşlara teşekkür ederek, “Müslüman nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sinin şehit olduğu bir şehirde yaşıyoruz. Bunun anlatılması ve yaşatılması çok önemli. Bu toprakları bize emanet eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat diliyorum.” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erdem Güzelbey, tarihçilerin ortaya çıkardıkları bilgilerin günümüz teknolojileriyle anlatılması gerektiğini vurgulayarak, “Yeni bir dille, görsel ve teknoloji dili kullanarak insanımıza ulaşmamız, edindiğimiz tecrübeyi aktarmamız toplumumuza daha büyük yararlar getirecektir. Gaziantep’te bunu Panorama 25 Aralık Müzesi ile başardığımızı düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Millî Mücadele birlikte hatırladığımız tarihimizdir”

Bir Millî Mücadele verildiği için bugün hür ve bağımsız olduğumuzu hatırlatarak konuşmasına başlayan Rektörümüz Prof. Dr. M. Fatih Andı, Millî Mücadele’nin toplumun her kesimini buluşturan ortak bir değer olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Toplumlarda bireyler, başlarına gelen her şeyi hatırlamazlar. Olmak istedikleri şeyi, olabilmek için hatırlamaları ve unutmaları gerekenleri seçerler. Toplumsal bilinç, insanları birlikte hatırlayıp birlikte unutmaları yönünde inşa edilir. Sadece kendi yaşadıklarını hatırlayan birey, belki fert olabilir ama şahsiyet olamaz. Birlikte hatırlamayan insanlar aile ve millet olamazlar. Millî Mücadele bizim birlikte hatırladığımız tarihimizdir. Bizi biz yapan geçmişimizin, önemli bir kesitidir. Farklılıklarımız bizi ne kadar ayrıştırsa da Millî Mücadele kavramı üzerinde buluşulur. Bir Millî Mücadele verebildiğimiz için bugün hür ve bağımsız olmanın nimetlerini tadıyor, bir vatanımız, bir milletimiz, bir bayrağımız ve bir devletimiz var diyebiliyoruz. Bu nedenle Millî Mücadele’nin ele alınması, yorumlanması, işlenmesi elzemdir.”

“Tarihe bakış açımız genişleyecek”

Türkiye Bilimler Akademisi Başkan Vekili Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar da Millî Mücadele’nin Yerel Tarihleri Projesi’nin basmakalıp değerlendirmelerin ötesinde bir literatür oluşturacağını söyleyerek şöyle devam etti:

“Millî Mücadelenin 100’üncü yılını idrak ediyoruz. Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti şeklinde devletteki devamlılık ilkesinin hayata geçişinin örneğidir Millî mücadelemiz. Böyle bir dönüm noktasının önemini daha iyi anlamak üzere bir aradayız. Millî Mücadele’nin Yerel Tarihleri Projesi, Millî Mücadelemizin basmakalıp, ortalama düzeyde tespit ve değerlendirmelerin çok daha ötesine giderek, yerel düzeydeki detayları da çeşitli yönlerden ele almak ve daha iyisini anlatmak bakımından çok önemli. Bu proje tarihe bakış açımızı genişletmek, tüm aktörleriyle tarihimizi daha iyi anlatmak üzere hayata geçirildi.”

Millî Mücadele bilincini vurguladığı konuşmasında tarihten ders çıkarmalıyız diyen Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın, “Bu millet Millî Mücadele ile ayakta kalan bir millettir. Bugün de yarın da biz, Millî Mücadele ile ayakta kalacağız. Tarihimizden ders çıkarmamız, tecrübeyle ilerlememiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Modern Türkiye’nin oluşumundaki en önemli olgu

Modern Türkiye’nin oluşumundaki en önemli olgu olan Millî Mücadele’nin tarihimizin başka hiçbir dönemi ile karşılaştırılamayacağını dile getiren Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi Müdürü ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Mustafa Göleç, “30 Ekim 1918’den 29 Ekim 1923’e geçen 5 yıl, tarihimizin başka hiçbir dönemi ile karşılaştırılamaz. Ne mutlu ki devletimiz, resmî kurumlarımız, üniversitelerimiz, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız Millî Mücadele’nin 100’üncü yılı ile ilgili olarak çalışmalar yürütüyorlar. Bu dönemi ve hadiseyi hatırlayarak anlamak ve anlatmak için ne yapılsa az. Millî Mücadeleye Yerel Bakışlar projesi ve bugün proje kapsamında gerçekleştirmekte olduğumuz sempozyum, bu çalışmaların bir örneğidir.” dedi.

Millî Mücadele konulu Türkçe literatürün, dönemin ağırlıklı olarak siyasi ve askeri gelişmelerinden ibaret olduğunu, bunun da toplumsal ve yerel boyutlarının göz ardı edilmesine yol açtığını ifade eden Doç. Dr. Göleç şöyle konuştu:

“Anadolu’nun dört bir yanından şehirlerimiz, halkımızın farklı kesimleri bu mücadeleye bir şekilde katılmış, Millî Mücadele’nin doğrudan veya dolaylı olarak şahitleri olmuşlardır. Ülkemizin her köşesinden evlatlarını cepheye gönderen anne ve babaların, kardeşlerin, eşlerin, çocukların hafızaları yaşanan ama ne yazık ki hakkıyla yazılamayan bir tarihin kaynaklarıdır. Onlar, nüfusları azalan, ekmekleri eksilen, yaşadıkları yerler harabeye ve viraneye çevrilen yine de bu varoluş mücadelesini canları ve mallarıyla büyüten insanlarımızdır.”

İki gün boyunca; Antep Savunması, Güney Cephesi, Batı Anadolu’da Millî Mücadele, Millî Mücadele’de Karadeniz Bölgesi, Millî Mücadele’de Orta ve Doğu Anadolu başlıklı 5 oturumda süren sempozyum, değerlendirme oturumunun ardından sona erdi. Son gün ise Gaziantep’in tarihi mekânları ve müzeleri ziyaret edildi. 

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.