Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü tarafından düzenlenen “Fatih Sultan Mehmet: İlim, Himaye ve Miras” başlıklı programda, Osmanlı’nın kurucu vizyonunun ilim, şehir ve medeniyet tasavvuru üzerindeki etkileri çok yönlü olarak değerlendirildi.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde Ayasofya Yerleşkesi Ayasofya Medresesi’nde gerçekleştirilen “Fatih Sultan Mehmet: İlim, Himaye ve Miras” programında, Osmanlı’nın kurucu hükümdarı Fatih Sultan Mehmet’in ilim anlayışı, şehir inşa vizyonu ve bıraktığı medeniyet mirası ele alındı.
Program, Fatih Camii Haziresi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve anma bölümünün ardından panel oturumu ile devam etti.
Fatih’in ilim ve medeniyet tasavvuru vurgulandı
Açılış konuşmasını yapan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın 1471 yılından günümüze uzanan köklü bilim ve eğitim mirasının bugün FSM Vakıf Üniversitesi çatısı altında yaşamaya devam ettiğini belirtti.
Prof. Dr. Şimşek, Fatih’in kurduğu eğitim kurumlarının yalnızca birer yapı değil, aynı zamanda Doğu ile Batı’yı, akıl ile kalbi buluşturan güçlü ilim merkezleri olduğunu ifade ederek,“Fatih Sultan Mehmet Han, fethin ardından İstanbul’u merhamet, adalet ve ilimle yeniden ihya etmiştir. Bizler de bu vizyonu rehber edinerek akademik gelişimimizi daha adil bir dünya ideali doğrultusunda sürdürüyoruz” dedi. Fatih’in evrensel ilim anlayışına dikkat çeken Prof. Dr. Şimşek, Ali Kuşçu’nun Semerkant’tan İstanbul’a davet edilmesini bu vizyonun somut bir göstergesi olarak nitelendirdi.
“Fatih’in en büyük mirası İstanbul’dur”
Panel oturumu, Dr. Nihal Fırat Özdemir moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Prof. Dr. Fahameddin Başar, Fatih Sultan Mehmet’in en büyük mirasının İstanbul olduğunu belirterek, şehrin fetihten önceki durumuna ve sonrasında yaşanan dönüşüme dikkat çekti.
Prof. Dr. Başar, “İstanbul, Fatih’in politikalarıyla asıl gelişimini yaşamıştır. Dünyada hiçbir şehir fetih kavramıyla İstanbul kadar özdeşleşmemiştir” ifadelerini kullandı.
Fatih’in şehircilik anlayışına değinen Prof. Dr. Başar, Ayasofya Medresesi ve Ayasofya Camii başta olmak üzere Topkapı Sarayı, Yedikule, Eyüpsultan Külliyesi, Fatih Külliyesi ve Kapalı Çarşı’nın bu vizyonun önemli örnekleri olduğunu kaydetti.
Osmanlı geleneği ve liderlik mirası
Prof. Dr. Haşim Şahin ise büyük liderlerin bir geleneğin içinden yetiştiğine işaret ederek, Fatih Sultan Mehmet’in rol modelinin Yıldırım Bayezid olduğunu ifade etti.
Şahin, Osmanlı yönetim geleneğinde ilim insanlarıyla kurulan ilişkinin önemine değinerek, II. Murad’ın haftanın belirli günlerini ulema ile istişareye ayırmasının bu geleneğin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.
Türbe kültürü ve sanatsal miras
İstanbul Türbeler Müze Müdürü Yavuz Özdemir de konuşmasında Fatih Sultan Mehmet’i anmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirterek,“İstanbul’u bizlere miras bırakan başta Fatih olmak üzere tüm ecdadımızı rahmetle anıyoruz” dedi.
Programda söz alan İstanbul Türbeler Müze Müdür Yardımcısı Leyla Zaman ise Fatih Sultan Mehmet Türbesi’nin sanatsal özelliklerine değinerek, kalem işi süslemeler, hat sanatı ve türbe ziyaret geleneği hakkında bilgi verdi. Zaman, Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma öncesinde Fatih’in türbesini ziyaret etmelerinin köklü bir gelenek olduğunu ifade etti.
Panelin ardından katılımcılar Ayasofya Medresesi’nde düzenlenen geziye katıldı.
Etkinlik, Fatih Sultan Mehmet’in ilim, şehir ve medeniyet anlayışının günümüz akademik dünyasına yansımalarını ortaya koyması bakımından dikkat çekti.



