Genç Hukukçulardan Çocuk İşçiliğine Son Çağrısı

11 Mayıs 2017

Hukuk Fakültesi öğrencilerine işçi çocuklarla ilgili kanun teklifi sunma imkânı veren Davâ-yı Hukuk Yarışması’nın finalinde en tutarlı, ikna edici ve hukuki gerekçe üreten 3 öğrenci ödüllendirildi.

Hukuk Fakültemiz tarafından, ülkemizin önde gelen hukukçuları Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ömer Ekmekçi ve Dr. Memduh Cemil Şirin’in jüriliğinde düzenlenen Ulusal Kanun Teklifi Yarışması’nın finali Haliç Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. 7 öğrencinin finale kaldığı yarışmada Üniversitemiz Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Muhammed Masum Kır birinci olurken İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ekin Su Tepeli ikinci, İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ahmet Said Yılmaz üçüncü oldu.

Hukuk Fakültemiz bir süre önce Hukuk okuyan öğrencilerin öğrenimlerine ve kendilerini ifade etme becerilerine katkı sunmak amacıyla Davâ-yı Hukuk adında Ulusal Kanun Teklifi Yarışması ilan etti. Yarışmaya katılacak öğrencilerden “İşçi çocuklarla ilgili mevcut kanuni düzenlemeleri nasıl değiştirirdiniz ya da bu konudaki kanun boşluklarını nasıl doldururdunuz?” sorularına ilişkin kanun teklifi sunmaları istendi. 35 farklı üniversiteden 200’e yakın öğrencinin başvurduğu yarışmada son 7’ye kalan öğrenciler, Hukuk Fakültesi’nde kanun tekliflerini sundu.

“Geleceğin Kanun Koyucuları Olabilirler”

Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsü Araştırma Görevlisi Esra Gültekin, öğrenciler için sosyal sorumluluğu ve uygulaması olan bir konuyu test etmek amacıyla yarışmayı düzenlediklerini ifade ederek hukuki düzenlemeler olmasına karşın uygulamada problemler yaşanan çocuk işçiler konusunda çalışmayı uygun gördüklerini aktardı. Kanun tekliflerini hukukçuların yapmadığını ancak öğrencilerin ileride birer kanun koyucu olabilme ihtimalini düşünerek yarışmayı hazırladıklarını belirten Gültekin, yarışma sayesinde öğrencilerin bir kanunun arka planını gördüğünü kaydetti.

“Çocuk İşçiliğini Sona Erdiren Kanun Yok”

Ülkemizde çocuk işçilerle ilgili hukuki düzenlemelere değinen Esra Gültekin, “Çocuk ve iş hukuku noktasında Türkiye’deki hukuki düzenlemeler dünya standartlarında fakat bir konunun kanuni olarak düzenlenmiş olması bu konuya çözüm sunulmuş anlamına gelmiyor. Kanunlarımızın hayata dokunan, çocuk işçiliğini sona erdiren tarafları maalesef yok. Biz çalışmamızda mevcut düzenlemelerden ziyade gerçekten çözüm sunabilecek ve sosyal hayatı etkileyebilecek çalışmalar yapmak istedik.” diye konuştu.

“Kanunda Caydırıcı Ceza Açığı ve Etkin Denetim Eksikliği Var”

Hazırladığı kanun teklifiyle birinciliğe layık görülen Muhammet Masum Kır, teklifini şöyle anlattı: “Teklifimi yürürlük ve yürütme maddesi ile birlikte 11 madde şeklinde hazırladım. Bu konuda sistematik bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. İlki mevzuat ikincisi de yürürlük kısmıdır. Mevzuatta düzenlenen bir hükmün yürürlükte anlam ifade edilebilmesi için daha pratik hale getirilmesi lazım. Bunun için de iki yönde ele aldım: Caydırıcı ceza açığı ve etkin denetim eksikliği… Bunlar bizim iki büyük sorunsalımız. Hem Türkiye hem de dünyada birçok ülke bundan mustarip. Ben yöntem olarak etkin denetim eksikliği ve caydırıcı ceza açıklarını kapatma üzerinden ilerledim.” dedi.

Amfilerden Kürsülere 

Bu tür yarışmaların hukukçuları geleceğe hazırladığına inandığını ifade eden Muhammet Masum Kır, “Yarışmanın formatı çok güzeldi. Bu şekilde her yıl düzenlenmesi yolunda da kararlar çıkacak diye biliyorum. Gelecek yıllar için “Amfilerden kürsülere” diye slogan da önerebilirim. Bu platformlar amfilerden kürsülere geçtiğimizde kendimizi daha iyi ifade etmeyi sağlayacak.” diye konuştu.

2012 Verilerine Göre Dünyada 264 Milyon Çocuk Çalışıyor

Çocuk işçiler dünyanın ve ülkemizin önemli sorunlardan biri. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne  (ILO) göre çocuk işçiliği, çocukları; çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine zarar verici işlerde istihdam edilmesi olarak ifade ediliyor. ILO’nun “Küresel Tahminler ve Eğilimler 2000-2012” raporuna göre dünyada 2012 yılı itibariyle 5-17 yaş grubunda ekonomik açıdan faaliyet gösteren yaklaşık 264 milyon çocuk bulunuyor ve bunların 168 milyonunun çocuk işçi olarak görülebileceği tahmin ediliyor. Çocuk işçiler içinde 85 milyon çocuk ise tehlikeli işlerde çalışıyor. 

TÜİK’in 2012 yılında yaptığı “Çocuk İşgücü Anketi”ne göre ise ülkemizde çalışan çocuk sayısı 893 bin. Çocukların %44,7’si tarım, %24,3’ü sanayi ve %31’i hizmet sektöründe çalışıyor. Çocukların çalışmasına neden olan faktörlerin başında, yoksulluk, yetişkin aile bireylerinin işsizliği, eğitim olanaklarına ulaşamama gibi faktörler geliyor. 

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.