Fatma Aliye ve Səkinə Axundzadə Üsküp’te Ele Alındı

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış, III. Uluslararası Türk Dünyasında Kadın Çalıştayı’nda Fatma Aliye ile Səkinə Axundzadə’nin eserlerini karşılaştırmalı olarak ele aldı. Bildiride, 19. yüzyıl Müslüman coğrafyalarında kadınların eğitim, emek ve hak arayışlarını kendi dinî ve kültürel bağlamları içinde ifade etme biçimleri değerlendirildi.

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen III. Uluslararası Türk Dünyasında Kadın Çalıştayı’nda, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış, “İstanbul’dan Bakü’ye Kadınlığın Yazılışı: Fatma Aliye ve Səkinə Axundzadə” başlıklı bildirisini sundu. Çalıştayın V. Oturumu’nda gerçekleştirilen sunumda, kendi edebî ve kültürel çevrelerinde ilk kadın romancılar arasında anılan iki isim, karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelendi.

İki Yazar, İki Farklı Mücadele Alanı

Fatma Aliye (1862–1936) ile Səkinə Axundzadə (1865–1927), yakın dönemlerde yaşamış ve kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmeyi yazarlıklarının önemli amaçlarından biri olarak benimsemiş iki isim olarak öne çıkıyor. İlk eğitimlerini evde alan yazarlar, kadınların bilgiye erişimi ve kendilerini ifade edebilmeleri için farklı alanlarda çalışmalar yürüttü.

Fatma Aliye, düşüncelerini basın, roman ve konferanslar aracılığıyla kamuoyuna taşırken Səkinə Axundzadə, Quba’da kız çocukları için ücretsiz bir okul açtı, Bakü’de öğretmenlik yaptı ve kadınların sahne sanatlarına katılımı için imkânlar oluşturdu. Axundzadə’nin 1904’te sahnelenen ilk oyunlarında öğretmen arkadaşları ve kız öğrencileri rol aldı, gösterimler yalnızca kadın izleyicilere açık olarak gerçekleştirildi.

İki yazarın farklı toplumsal koşullarda geliştirdiği bu çalışmalar, kadınların eğitim ve ifade alanındaki varlığını güçlendirmeye yönelik ortak bir çabayı ortaya koyuyor. Şerefoğlu Danış, karşılaştırmanın temelini şu sözlerle ifade etti: “Benzerlikler bu karşılaştırmayı mümkün kılıyor, farklılıklar ise anlamlı kılıyor.”

Kadınların Kendi Sözleriyle Kurduğu Bir Dünya

Bildiride, iki yazarın ilk kitaplarının önsözleri de karşılaştırmanın önemli dayanaklarından biri olarak ele alındı. Fatma Aliye, 1890’da yayımlanan eserinin kadınlara örnek olmasını amaçladığını ifade ederken Səkinə Axundzadə, 1918’de romanını eğitimli kadınlara yeni bir yol açmak amacıyla kaleme aldığını belirtti.

Aradan yaklaşık otuz yıl geçmesine rağmen iki yazarın ifadelerinde görülen ortaklık, kadınların yazarlık yoluyla başka kadınlara ulaşma ve onların önünü açma arzusunu ortaya koyuyor.

Şerefoğlu Danış’ın değerlendirmesine göre her iki yazar da kadının eğitimini ve emeğini din, aile ve kültürel süreklilikle birlikte ele alıyor. Bununla birlikte, kadınlık deneyimini tek bir modernleşme modeli üzerinden açıklamak mümkün görünmüyor. Fatma Aliye’de kadın öznesi ağırlıklı olarak edebî metinler aracılığıyla görünürlük kazanırken Səkinə Axundzadə’nin çalışmalarında okul ve tiyatro da belirleyici bir yer tutuyor.

İki yazarın yaşamları ve eserlerinin günümüze ulaşma koşulları da birbirinden ayrılıyor. Fatma Aliye’nin evrakı korunurken Səkinə Axundzadə’nin eserlerinin 1937 tasfiyeleri sırasında ailesi tarafından korku nedeniyle yakıldığı aktarılıyor. Şerefoğlu Danış, bu farklılığı “Fatma Aliye unutulur, Səkinə’nin metinleri ise yok edilir.” sözleriyle ifade etti.

Türk Dünyasında Kadın Çalışmalarına Karşılaştırmalı Bakış

Şerefoğlu Danış, bildiride Osmanlı, Azerbaycan, Özbek, Kırım, Kazak ve İdil-Ural sahalarından kadın yazar ve düşünürlerin çalışmalarına da dikkat çekti. Hurşid Banu Natevan, Hənifə Melikova Zərdabi, Anbar Otin, Şefika Gaspıralı ve Fahrülbenat Süleymanova gibi isimleri anarak bu kadınların çoğunlukla kendi coğrafyaları içinde incelendiğini, farklı sahalar arasında karşılaştırmalı araştırmalara ise daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Bu isimlerin düşüncelerini ve çalışmalarını birlikte değerlendirmenin, kadınların tarihsel deneyimlerini tek bir kimlik veya modernleşme anlayışıyla sınırlandırmadan ele almaya imkân sağlayacağını belirten Şerefoğlu Danış, kadınların haklarını kendi ifadeleriyle tanımladığı tarihsel bir düşünce dünyasının görünür kılınabileceğine işaret etti.

Şerefoğlu Danış, sunumunu şu sözlerle tamamladı: “Müslüman coğrafyalarda kadınların hak söylemi eskidir. Bu söylemi kadınların kendi cümleleri üzerinden okumak ise hâlâ önümüzde duran bir iştir.” dedi.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.