Arapça Öğrenmekteki Kasıt İslâm Kaynaklarına Erişmek

18 Ocak 2018

Türk öğrencilere nitelikli ve kolay Arapça öğretimi için Arapça öğretiminde özel metotların geliştirilmesini zorunlu gören Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) İslâmi İlimler Fakültesi, Türkiye’deki Arapça öğretimini bu yıl 4. kez masaya yatırdı. 

Ülkemizde %100 Arapça eğitim veren ilk fakülte olan İslâmi İlimler Fakültesi, “Türk Öğrencilere Arapça Öğretimini Kolaylaştıracak Metotların Belirlenmesi” sempozyumunda farklı üniversitelerden akademisyenleri aynı masa etrafında bir araya getirdi. 

“Arapça kelime bilmekle Arapça öğrenmek ayrı şeyler”

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından başlayan sempozyum açılışında konuşan FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, Arapçanın Kur’an-ı Kerim’in ve Hazreti Muhammed’in dili olması dolayısıyla Müslümanlar için ayrı bir önem taşıdığını, bu nedenle Arap olmayanlara öğretilmesi hususunun önemli olduğunu kaydetti. 

Türk milletinin, 10. yüzyılda İslâm’a girdikten sonra Arapçayı nasıl öğreneceklerine dair birtakım çalışmalar yaptığını söyleyen Prof. Dr. Duman, “Bu toplantının konusuna bakılırsa, bu çalışmalar devam ediyor. Geçen şu kadar asır sonra günümüzün teknolojisini de dikkate alarak, ‘Bu konuda neler yapılabilir, hangi metotlar geliştirilebilir?’ gibi sorulara cevap verilecek. Çok faydalı olduğunu düşünüyor ve görüyorum.” diye konuştu.

Prof. Dr. Duman, Türkçenin diğer dillere göre Arapçayla ilişkisinin biraz daha yakın olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok sayıda Arapça kelime, hatta Arapların bilmediği Arapça kelimeleri, Türkler bazen kelimeyi, bazen kelimenin anlamını değiştirerek kullanageldiler. Dilimizde böyle pek çok kelime olduğunu biliyoruz. Bunlarla ilgili yapılmış çalışmalar da var ama dilin yapısı, kurgusu tamamen farklı olduğu için Arapça kelime bilmekle Arapça öğrenmek ayrı şeyler. O yüzden bunu metotla yoğun bir çalışma temposu içinde ve belli dönemleri dikkate alarak yapmak mecburiyeti ortaya çıkıyor.”

“Bir dil 7 yılda öğrenilmiyorsa ortada bir sorun var”

Prof. Dr. Duman, Türkiye’de imam hatip liselerinde eğitim alanların birinci sınıftan başlayarak 3 yıl orta, 4 yıl da lise kısmı toplam 7 yıl, ciddi anlamda Arapça öğrendiklerini ifade ederek, bu öğrencilerin İslâmi ilimler ve ilahiyat fakültelerine de gittiğini, bir kısmının 4 yıl daha eğitim aldığını ve bu kadar insanın Arapça öğrenmesinin beklenildiğini aktardı. Prof. Dr. Duman, metotsuzluk ve takipsizlik nedeniyle bu kadar zaman meşgul olunmasına rağmen bu eğitimi alan birçok kişinin Arapça öğrenemeden, 1-2 ayet, hadis meali bilmekle yetinmek durumunda kaldığının altını çizerek, “Bunun elden geçirilmesi lazım. Çünkü bir dil 7 yılda öğrenilemiyorsa ya dilde bir sorun var ki mümkün değil ya da bunu öğreten, öğrenmeye çalışanlarda bir sorun var ki bu ikinci şıkkın doğru olduğu hepimizin malumu.” dedi. 

“Hedefimiz, Arapçayla İslâm kaynaklarına ulaşabilmektir”

Arapça öğrenmenin İslâm kaynaklarına ulaşmak arzusuyla aynı anlama geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Duman şöyle devam etti:

“Burada bu konularla ilgili hocalarımız görüşlerini ortaya koyacak. Geçmişe yönelik eksikliklerimizi tamamlayarak Arapça öğrenme konusundaki emeğimizin karşılığını, Türk milleti olarak almış oluruz. Arapça öğrenmekteki kastımız, İslâm’ın kaynaklarına doğrudan erişebilme arzusudur. Bizim için farklı olan tarafı budur. Hedefimiz, tek başına Arapça öğrenmek değil, öğrendiğimiz bu Arapçayla İslâm kaynaklarına ulaşmak, ulaşabilmektir. İslâmi İlimler Fakültemizin eğitim dilinin Arapça olması da tamamen bu amaca matuftur. Pek çok edip, bilim adamı, eserlerini Arapça yazmıştır.”

“Bizden sonra birçok fakülte Arapça öğretime başladı”

FSMVÜ İslâmi İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, 2011’de kurulan fakültede, 18 Aralık gününün “Dünya Arap Dili Günü” olarak tahsis edildiğini öğrendikten sonra her yıl o gün çeşitli faaliyetler yaptıklarını söyleyerek, “Fakülteyi kurma ve fakülte dekanlığı göreviyle vazifelendirilince şu tekliflerde bulundum; fakültede öğretim dilinin Arapça ile yapılması ve fakültenin isminin de İslâmi İlimler Fakültesi olması. İkisi de kabul edildi. Bu, hem ismiyle hem de programıyla Türkiye’de kabul gördü. Bizden sonra da birçok fakülte Arapça öğretime başladı.” diye konuştu.

Prof. Dr. Arslan, Mekke’deki Ummül Kura Üniversitesi’ni ziyaret ettiğini belirterek, “Rektörünü ziyaret ettiğimiz zaman, bunun mümkün olduğunu gördüm. Malezya’da Uluslararası İslâm Üniversitesi’nde 2 yıl çalıştım. Onlar da yabancı, bizim gibi. Arapçayı sonradan öğreniyorlar. Onlar anlıyorsa biz de hayli hayli anlarız. Bu bir gerçek çünkü Türkçede daha çok Arapça kelime var. Türkiye’de son dönemde hükümetimizin aldığı kararla ortaokul, liselerde Arapça, Kur’an-ı Kerim ve siyer dersleri seçmeli ders olarak kondu. Bu, Arapçanın gelişmesine, yaygınlaşmasına çok katkı sağlayacak faaliyetlerden biridir. Bunların kıymetini bilmemiz lazım.” ifadelerini kullandı. 

Açılış konuşmalarının ardından bildirilere geçildi. FSMVÜ İslâmi İlimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Bulut, öğretim elemanları Dr. Recep Abdulwahhab, Maher Alrifai, Mohammed Alcibavi ve Abdurezzak Hajouz ile İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi ARÖMER Müdürü Yrd. Doç. Dr. İbrahim Halalşah, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdussamet Bakkaloğlu, İstanbul Üniversitesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Ömer İshakoğlu ve Doç. Dr. İbrahim Şaban üç oturumda bildirilerini sundu. 

Sempozyumda; Türk öğrencilere Arapça öğretim metotlarında modern yöntemler ile İslâmî ilimleri Arapça öğreten üniversitelerin tecrübeleri temelinde; Arapça öğretimi konusunda mevcut yapı üzerine yapıcı eleştiriler ve öneriler dile getirildi. “Türk Öğrencilere Arapça Öğretimini Kolaylaştıracak Metotların Belirlenmesi” sempozyumu akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. 

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.