Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı tarafından düzenlenen Gülhane İhtisas Sohbetlerinin konuğu, Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Uğur oldu.
FSMVÜ Rektör Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda, “Dijitalleşme, Yapay Zekâ ve Tarihçilik: İmkanlar ve Riskler” başlığı etraflıca ele alındı.
Tarihçi ve Yapay Zekâ İlişkisi Masaya Yatırıldı
Konuşmasında yapay zekâ çağında insanın ve özellikle tarihçinin konumuna dair değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Yunus Uğur, bu konumlandırmanın üç temel aşamada ele alınabileceğini belirtti. Uğur, tarihçinin yapay zekayla ilişkisini araştırma, analiz ve nitelikli katkı süreçleri üzerinden tanımladı.
“Duygular Üzerine Çalışmalar Tarihçiliği de Etkileyecek”
Yapay zekada duygular üzerine yoğun çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çeken Uğur, bu gelişmelerin beşerî bilimler açısından yeni imkânlar doğurduğunu söyledi. Uğur, “Yapay zekada duygular üzerine çok çalışılıyor. Bu da bizim işimize yarıyor. Tarih alanında bu tür teknolojileri daha rahat kullanabileceğiz.” dedi.
Bilginin Mahiyeti: İnsan mı, Yapay Zekâ mı?
Programın ilerleyen bölümünde “Bilginin Mahiyeti: İnsan vs Yapay Zekâ” başlığı altında değerlendirmelerde bulunan Uğur, tarih ile yapay zekayı işleyiş mantığı, bilgi kaynağı ve bilinmeyenle kurulan ilişki açısından karşılaştırdı.
Tarihçinin geçmişi yorumlayarak gerçeği inşa ettiğini vurgulayan Uğur, yapay zekanın ise mevcut veriler üzerinden akıcılığı ve tutarlılığı simüle ettiğini belirtti. Uğur, “Tarihçi gerçeği inşa eder, yapay zeka ise akıcılığı simüle eder.” ifadesini kullandı.



