Suriye Raporu Kamuoyuyla Paylaşıldı

Cihannüma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Dijital Hafıza Derneği iş birliğiyle hazırlanan “Suriye Raporu: Öngörüler, Teklifler ve Çözümler”, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programda kamuoyuna tanıtıldı.

Cihannüma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Dijital Hafıza Derneği iş birliğiyle hazırlanan “Suriye Raporu: Öngörüler, Teklifler ve Çözümler” başlıklı rapor, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programla kamuoyuyla paylaşıldı.

Program, Cihannüma Teorik Soruşturmalar ve Öngörüler Dosyası Koordinatörü Prof. Dr. Abdulkadir Macit’in rapor hakkında genel bilgilendirmesiyle başladı.

Selim Cerrah: “Ümmeti bir arada tutacak iradenin güçlü olacağına inanıyoruz”

Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah, konuşmasında yaklaşık dört aylık bir çalışmanın sonuçlarını paylaştıklarını belirterek, İslam milletinin gerçek anlamda kurtuluşunun tevhid inancının vahdet şuurundan geçtiğini ifade etti.

İslam aleminin trajedisinin birinci dünya savaşı sonrasında çizilen suni sınırlar olmadığını vurgulayan Cerrah, asıl trajedinin emperyalist güçlerin mahrem alanlara dokunmak suretiyle ortaya koyduğu fay hatları olduğunu söyledi. Cerrah, bu fay hatlarını teşhis ve tedavi etmekle mükellef olduklarını belirterek, birliği ve bütünlüğü ortadan kaldırmayı arzulayanların emellerinden vazgeçmeyeceğini, buna karşılık ümmeti bir arada tutacak iradenin de her zaman güçlü olacağı kanaatinde olduklarını dile getirdi.

İzzet Şahin: “Suriye hafızası insanlık tarihidir”

Dijital Hafıza Derneği Başkanı İzzet Şahin, Suriye hafızasını tutmaya başladıklarında bunun aynı zamanda insanlık tarihi olduğunu gördüklerini belirterek, Kasiyun Dağı’nda medfun Habil ve Kabil’den günümüze aralıksız bir yaşam merkezi olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Şahin, Suriye’de yeni bir dönemin başladığını belirterek, Arap Baharı’nın ardından yaşanan sürecin zorluklarına değinerek, geç de olsa baharın Suriye’ye geldiğini ve enkazlar arasından çıkan çiçeklerin umut ve sevinç kaynağı olduğunu ifade etti.

Bülent Yıldırım: “Suriye’de adalet kazandı”

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Suriye’nin kurtulduğunu belirterek, yeni dönemde hak ve hukuk konusunda İslam hukukuna göre hareket edildiğini ve çözüm üretme çabalarının sürdüğünü söyledi. Bu sürecin bir iç savaş ya da mezhep savaşı değil, dünya çapında bir halk kurtuluş hareketi olduğunu ifade eden Yıldırım, halkın zulme başkaldırarak başarılı olduğunu ve Suriye’de adaletin kazandığını dile getirdi.

Yıldırım, sözlerinin devamında Türkiye, Suriye, Irak ve Filistin’in birlikte güçlü bir bölgesel yapı oluşturacağına dikkat çekerek, bu gücün halkın birlik ve beraberliğiyle ortaya çıkacağını ve adalet mücadelesinin ilk aşamasının kazanıldığını ifade etti.

Rektör Prof. Dr. Şimşek: “Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değildir”

FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Suriye’nin 13 yılı aşkın süredir dünyanın vicdanını zorlayan ağır bir krizin merkezinde yer aldığını belirterek, milyonlarca insanın yerinden edildiğini, yüz binlerce kişinin yaşamını yitirdiğini ve gelecek nesillerin istikrar imkânlarından mahrum büyüdüğünü söyledi.

Suriye krizinin yalnızca bir insanlık trajedisi olarak görülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, bu krizin jeopolitik dengeleri etkileyen, sınır güvenliğini ilgilendiren ve uluslararası insani diplomasi kapasitesini zorlayan çok boyutlu bir kriz alanı olduğunu vurguladı.

Sözlerinin devamında üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda bulundukları coğrafyanın tarihi ve kültürel mirasını geleceğe taşıma sorumluluğunu üstlendiklerini belirten Prof. Dr. Şimşek, FSMVÜ’nün bu sorumluluğu köklü bir medeniyet taşıyıcısı olma misyonuyla yerine getirdiğini ifade etti.

Vali Davut Gül: Akademi ve sivil toplumun duruşu çok önemli

İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye’deki mücadelede Türkiye’nin tarihin doğru noktasında yer aldığını belirterek, devletin ve milletin bu konudaki duruşunun net olduğunu ifade etti.

Akademinin ve sivil toplumun duruşunun da en az devletin duruşu kadar önemli olduğunu vurgulayan Gül, programı düzenleyen kurumların devletin yüz akı olduğunu ve yapılan çalışmaların Suriye’nin kurtuluşu kadar önemli olduğunu söyledi.

Osman Nuri Kabaktepe: “Bu rapor kim olduğumuzu tarif ediyor”

Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, fark etmek, anlamlandırmak, duruş belirlemek ve harekete geçmenin sorumlulukları olduğunu belirterek, hazırlanan raporun yaşananları hangi çerçevede değerlendirmek gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Dr. Enes Airout: “Geleceğimiz bütünleşmiş tek bir Suriye’dir”

Darul İfta Üyesi Dr. Enes Airout, 14 yıl önce Türkiye’ye sığınarak geldiklerini ve Türkiye’nin Suriyeliler için en güzel sığınak olduğunu belirterek, bugün ise kendi ülkelerine kendileri hükmederek geldiklerini söyledi. Suriyelilerin birçok problemle karşı karşıya olduğunu ifade eden Airout, kuvvetin sadece savaşta değil, barışta da galebe çalmak olduğunu vurguladı.

Geleceklerinin bütünleşmiş tek bir Suriye olduğunu belirten Airout, tüm terör örgütlerini reddettiklerini ve Suriye’nin hukuk devleti olarak adalet ve kanunla hükmedilen bir ülke olacağını ifade etti.

Nazif Yılmaz: Suriye’de büyük cihat dönemi başladı

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Suriye’de yeni bir döneme girildiğini belirterek, 2022 ile 2025 yılı Şubat ayı arasında Suriye’deki eğitim öğretim faaliyetlerini koordine ettiklerini söyledi. Yaklaşık 400 bin öğrencinin bulunduğu okullarda eğitim koordinasyonu yaptıklarını belirten Yılmaz, 5 milyon adet kitabın basılıp dağıtıldığını ve mesleki eğitim alanında okullar açıldığını ifade etti.

Program, Diyanet İşleri Eski Bakanı Ali Erbaş’ın kapanış duasının ardından raporun açıklanması bölümüne geçilmesiyle devam etti.

FSMVÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Kurşun moderatörlüğünde gerçekleştirilen Suriye Raporu sunumunda Prof. Dr. İsmail Şahin, Doç. Dr. Yaşar Kahraman, Doç. Dr. Bekir Gündoğmuş ve Dr. Mehmet Altıntaş söz alarak raporun içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.