Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi profesörü Ahmet Taşağıl, Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yılına ithaf olunmuş uluslararası bilimsel konferansın önemi ile ilgili röportaj verdi.
Atalarımızın bundan 100 yıl önce burada, bu sarayda, bu güzel mekânda yarattığı nur, ışık 100 yıl sonra bize ulaştı. Şimdi bilmek isterdim; bu yüz yıllık tarihte neleri gözlemlediniz?
Aslında, 19. yüzyılın ikinci yarısı ve 20. yüzyılın ilk yarısında Türkler bir uyanış dönemine adım attılar. Bütün Türk halkları — ister Sibirya’da, Orta Asya’da, Azerbaycan’da, isterse de Karadeniz'in kuzeyinde ve Türkiye’de. Bakü Türkoloji Kurultayı bunun bir tezahürü, bir sonucudur. Hakikaten de bugün bütün dünyada türkoloji ve türklük bilimi araştırmalarında bu, çok değerli bir semboldür.
Bugün biz Türk tarihini, dilini, edebiyatını ve kültürünü araştırıyorsak, Bakü Türkoloji Kurultayı'na çok şey borçluyuz. O dönemin zor şartları altında, Sovyetlerin baskısı vb. durumlara rağmen, onlar ellerinden geleni yaparak türklük bilimi adına önemli işler gördüler (yaptılar). Biz de onların yoluyla gitmeye çalışıyoruz. O zamanki büyük alimlere bütün ülkelerden katılan o 131 kişiye çok teşekkür ediyoruz, minnettarlığımızı bildiriyoruz.
Çünkü Türk tarihi çok geniş bir araziye yayılmış durumda. Azerbaycan bunun merkezindedir; Bakü bunun merkezinde muazzam bir yerdir. Ama genel bakarsak; Kore’den Macaristan’a, Sibirya’nın derinliklerinden Hindistan’a kadar çok geniş sahalarda Türk tarihi kendini gösterir. Bakü Türkoloji Kongresi ise bunun zirvesidir. Biz bu zirveden ders çıkararak gelecek nesillere türkoloji araştırmalarının nasıl yürütülmesi gerektiğini anlatmalıyız.
Bugünkü bakışımız tabii ki bunun 100. yılına olan bakıştır. Dünya çok gelişti, değişti ama şükürler olsun ki Azerbaycan hâlâ var. Türkler de var, Türk kökenli halklar da var. Bir tarihçi olarak diyebilirim ki; biz Türk tarihini ve kültürünü en üst seviyede araştırıp gelecek nesillere aktarmalıyız. O nedenle de 100. yılda burada toplanmak çok değerlidir. Ben Azerbaycan devletine, Azerbaycan halkına, İlimler Akademisine, Türkiye’den ve diğer Türk dünyasından gelen herkese teşekkür ederim. Şimdi ben burada olduğum için çok heyecanlı ve gururluyum. Birçok Kazak, Azerbaycanlı ve diğer ülkelerden gelen dostlarım var. Bir araya gelmek, burayı yad etmek çok önemlidir. Çünkü bu insanların bir kısmı eziyet gördü, işkenceye maruz kaldı ve hayatını kaybetti. Bunları gelecek nesillere doğru anlatmak ve unutmamak lazımdır. Her zaman daha ileriye doğru gitmeliyiz.
Kaynak: www.science.gov.az



