“Gazze İçin Bilim Kafe” Gerçekleştirildi

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi öncülüğünde düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programına ev sahipliği yaptı. “Gazze’de Üniversite Okumak” başlığıyla gerçekleştirilen programda, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu, öğrencilerin eğitimlerini sürdürme mücadelesi ve Türkiye ile Filistin üniversiteleri arasındaki akademik dayanışmanın imkânları ele alındı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programında, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu farklı aktörlerin tanıklıklarıyla gündeme taşındı. Program kapsamında Gazze İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Asaad Asaad’ın video mesajı izlenirken, üniversitenin eski Rektörü Prof. Dr. Kamalain Shaath ile canlı bağlantı gerçekleştirildi. Gazze’de üniversite eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin video mesajlarının da paylaşıldığı programda, Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim konuşma gerçekleştirdi.

Gazze’de yükseköğretimin bugünü değerlendirildi

Programın canlı bağlantı bölümünde Gazze İslam Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kamalain Shaath, Gazze’de yükseköğretimin savaş öncesindeki ve mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Gazze’de üniversite öğrencilerinin uzun süredir çeşitli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirten Shaath, savaş öncesinde de bölgede gözetim, iletişim sorunları ve yüksek işsizlik gibi önemli güçlüklerin bulunduğunu ifade etti. Bu şartlara rağmen Filistin’de yükseköğretimin geliştirilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü aktaran Shaath, Yükseköğretim Kurulunun bünyesinde 20 eğitim kurumunun bulunduğunu, bunlardan 6’sının üniversite eğitimi verdiğini belirtti.

Savaşla birlikte Gazze’de yükseköğretim altyapısının büyük ölçüde zarar gördüğünü ifade eden Shaath, yükseköğretim çalışanlarının da ağır kayıplar yaşadığını söyledi. Shaath’ın aktardığı bilgilere göre, yükseköğretim alanında görev yapan yaklaşık 800 kişi hayatını kaybetti, hapse gönderildi veya işkence gördü, yükseköğretim binalarının yaklaşık yüzde 90’ı yıkıldı.

Yaşanan ağır koşullara rağmen öğrencilerin eğitimden kopmaması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Shaath, bu süreçte çevrim içi eğitime geçildiğini ve yükseköğretimin devam ettirilmesi için çeşitli yolların arandığını ifade etti. Shaath, Gazze’deki üniversite öğrencilerinin maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyduğunu belirterek, öğrencilerin seslerinin duyurulmasının önemine dikkat çekti.

Gazze’deki öğrencilerin sesi Bilim Kafe’ye taşındı

Programın devamında, Gazze’de üniversite eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin hazırladığı video mesajlar izletildi. Öğrenciler mesajlarında eğitim hayatlarını hangi koşullarda sürdürdüklerini, karşılaştıkları güçlükleri ve geleceğe ilişkin beklentilerini kendi anlatımlarıyla paylaştı.

Öğrencilerin mesajlarının ardından Gazze’de yükseköğretimin yalnızca bugünün koşullarıyla değil, gençlerin geleceğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Eğitim, geleceği savunmak”

Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim, programda yaptığı konuşmada Gazze’de eğitimin yalnızca akademik bir süreç olmadığını, aynı zamanda geleceği korumanın ve hayata tutunmanın bir yolu olduğunu ifade etti.

Konuşmasına annesinin eğitim konusundaki yaklaşımını anlatarak başlayan Naim, okuma yazma bilmeyen annesinin dahi eğitimin değerini bildiğini ve kendisinden doktora eğitimini tamamlamasını istediğini aktardı. Naim, annesinin 85 yaşında, Gazze’de bir mülteci kampındaki eve düzenlenen saldırıda altı torunuyla birlikte hayatını kaybettiğini belirterek, eğitim meselesinin kendisi için kişisel bir anlam taşıdığını dile getirdi.

Gazze’de savaşın yalnızca insan hayatını değil, geleceğin inşa edildiği eğitim kurumlarını da etkilediğini belirten Naim; okulların, üniversitelerin ve kütüphanelerin yıkıldığını, öğrencilerin ve akademisyenlerin hayatını kaybettiğini, birçok öğrencinin ise evlerini, kitaplarını, diplomalarını ve akademik kayıtlarını kaybettiğini söyledi.

Bütün bu yıkıma rağmen öğrencilerin eğitimlerini sürdürmeye çalıştığını ifade eden Naim, öğrencilerin zayıf internet bağlantıları, yerinden edilme alanları ve çadırlarda araştırmalarına devam ettiğini, yüksek lisans ve doktora tezlerini savunduğunu aktardı.

Naim, eğitimin Gazze’deki öğrenciler için bir lüks olmadığını belirterek, eğitimin “hayata tutunmak” ve “bütün yıkıma rağmen geleceği savunmak” anlamına geldiğini vurguladı.

Türkiye ve Filistin üniversiteleri arasında akademik dayanışma

Konuşmasında Türkiye’deki üniversitelere ve akademik camiaya da çağrıda bulunan Naim, Gazze’de eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin desteklenmesi için akademik dayanışmanın somut adımlarla güçlendirilebileceğini söyledi.

Bu kapsamda burs programlarının oluşturulması, bilgisayar, tablet ve internet erişimi gibi eğitim imkânlarının sağlanması, uzaktan eğitim programlarının geliştirilmesi, Türkiye ve Filistin üniversiteleri arasında ortaklıklar kurulması ve akademisyenler arasında ortak araştırmalar yürütülmesi gibi önerileri dile getiren Naim; öğrenciler ve araştırmacılar için akademik danışmanlık, mentorluk ve eğitim desteği sağlanabileceğini ifade etti.

Naim, Filistinli öğrencilerin üniversitelerinden mahrum bırakıldıkları süreçte Türkiye’deki üniversitelerin akademik imkânlarından yararlanabilmelerinin ve bilimsel veri tabanları, laboratuvarlar ve eğitim platformlarına erişimlerinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Akademik dayanışmanın yalnızca insani yardım kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Naim, bu çalışmaların bilginin ve geleceğin korunmasına yönelik bir yatırım olduğunu ifade etti.

“Gazze’nin öğrencilerini yalnız bırakmayın”

Konuşmasının son bölümünde Gazze’de eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Naim, üniversitelerin yeniden inşa edilebileceğini, kitapların yeniden basılabileceğini ve laboratuvarların yeniden donatılabileceğini; ancak önceliğin öğrencilerin eğitim hayatlarına devam edebilmelerini güvence altına almak olduğunu söyledi.

Naim, dayanışmanın gerçek anlamının insanın geleceğe sahip olma hakkını korumak olduğunu belirterek, Filistinli gençlerin yalnızca yaşadıkları zorluklarla değil; öğrenciler, araştırmacılar, doktorlar, mühendisler, akademisyenler ve geleceğin bilim insanları olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Gazze’deki öğrencilerin eğitim hakkının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Naim, konuşmasını “Gazze’nin öğrencileri yalnız değildir. Onların geleceği, hepimizin sorumluluğudur.” mesajıyla tamamladı.

“Gazze İçin Bilim Kafe” programı, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumuna ilişkin farklı tanıklıkların paylaşılması, öğrencilerin seslerinin duyulması ve akademik dayanışmanın imkânlarının değerlendirilmesinin ardından sona erdi.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.