Doğumun Psikolojik Boyutu Uluslararası Kongrede Ele Alındı

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Uluslararası Disiplinlerarası Doğum ve Doğum Psikolojisi Kongresi’nde, doğum süreci fizyoloji, psikoloji ve şefkat temelli bakım yaklaşımıyla ele alındı. “Saygılı Doğumlar İçin El Ele: Fizyoloji, Şefkat, Güven” temasıyla gerçekleştirilen kongrede, anne ve bebeğin ihtiyaçlarını merkeze alan, disiplinler arası iş birliğine dayalı doğum yaklaşımları değerlendirildi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Haliç Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen 2. Uluslararası Disiplinlerarası Doğum ve Doğum Psikolojisi Kongresi, farklı ülkelerden uzmanları ve farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirdi. Doğumun fizyolojik boyutunun yanı sıra anne-bebek ilişkisi, ebeveynliğe geçiş, doğum psikolojisi ve ailelerin desteklenmesi gibi konuların ele alındığı kongre, çevrim içi programlarla da eylül-kasım döneminde sürdürülüyor.

“Köklü bir gelenekten güçlü bir geleceğe”

Kongrede konuşan FSM Vakıf Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, üniversitenin köklü vakıf geleneğinden gelen sorumluluğuna ve bilimsel iş birliklerinin önemine dikkati çekti. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı başta olmak üzere üniversitenin tarihî vakıf mirasına işaret eden Prof. Dr. Gökçe, bu birikimi geleceğe taşımanın sorumluluğuyla çalıştıklarını belirtti. Üretilen bilgiyi değere dönüştürerek insanlığın istifadesine sunmayı amaçladıklarını ifade eden Prof. Dr. Gökçe, üniversitenin 555 yıllık bilim ve eğitim mirasının disiplinler arası çalışmalara verdiği önemle geleceğe taşındığını vurguladı.

Farklı üniversiteler, kurum ve kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin bilimsel gelişim açısından taşıdığı öneme değinen Gökçe, kongrenin doğumu farklı boyutlarıyla ele alan tematik bir bilimsel buluşma olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Doğumda saygı, güven ve şefkat vurgusu

FSM Psikoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan Yumuşak da doğumun yalnızca biyolojik bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Doğumun hem bebeğin hem de anne ve babanın yaşamında önemli bir dönüşümü beraberinde getirdiğini ifade eden Yumuşak, bu deneyimin bireyin, ailenin ve toplumun geleceğine dokunan çok boyutlu bir süreç olduğuna dikkati çekti. Nüfusun geleceği, aile yapısının güçlendirilmesi ve anne-çocuk sağlığının korunmasının önemine değinen Yumuşak, sağlıklı bir toplumun temellerinin çocukların ve ailelerin nasıl karşılandığı, desteklendiği ve bakım sürecinde nasıl bir deneyim yaşadığıyla da şekillendiğini vurguladı.

Kongrenin “Fizyoloji, Şefkat ve Güven” temasının önemine işaret eden Yumuşak, bedenin doğal süreçlerine saygı duyulması, anne ve bebeğin bütüncül ihtiyaçlarının gözetilmesi ve doğum sürecine güven duygusuyla eşlik edilmesinin ortak sorumluluk olduğunu kaydetti. Yumuşak, farklı disiplinlerin bir araya gelmesinin doğumu daha güvenli, saygılı ve insani hale getirecek yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Uluslararası uzmanlardan disiplinler arası yaklaşım çağrısı

Uluslararası katılımcıların değerlendirmelerinde, doğumun tıbbi ve teknik yönlerinin yanı sıra anne ve bebeğin ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşımın gerekliliği öne çıktı.

Uluslararası Prenatal ve Perinatal Psikoloji ve Tıp Derneği (ISPPM) Başkanı Kola Brönner, her doğumun kendine özgü bir deneyim olduğuna işaret ederek anne ve bebeğin ihtiyaçlarına saygı gösterilen bir ortam oluşturulmasının önemini vurguladı. Brönner, daha barışçıl bir doğum deneyimi için gebelik sürecinin de bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Prenatal Alliance Başkanı Carla Machado ise çocuğun gelişim yolculuğunun doğumla başlamadığını, gebelik öncesi dönemin de bireyin psikolojik temellerinin oluşmasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Machado, sevgi, dayanıklılık ve direnç gibi özelliklerin gelişiminde erken dönem deneyimlerinin önemine dikkati çekti.

Sophia Prenatal Bilimler Araştırma Enstitüsü temsilcisi Olga Gouni de doğumu yaşamın başlangıcından ziyade önemli bir eşik olarak ele aldı. Gouni, bilimsel gelişmelerin farklı disiplinler arasında iş birliğini gerekli kıldığını belirterek anne, baba ve sağlık profesyonellerinin ortak bir anlayışla hareket etmesinin önemini vurguladı.

Uluslararası Doğum Girişimi Başkanı Debra Pescali'nin video mesajının da gösterildiği kongrede, farklı alanlardan uzmanların bilgi ve deneyim paylaşımının yeni bilimsel iş birliklerine zemin hazırlaması hedeflendi.

Doğum deneyiminin insani boyutu ele alındı

Serbest Ebeler Derneği Başkanı Neslihan Şebik de doğumu insan yaşamındaki temel geçişlerden biri olarak değerlendirdi. Şebik, doğumun insanın bir âlemden başka bir âleme geçişi olarak ele alınabileceğini ifade etti.

Kongre boyunca doğumun fizyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarının birlikte değerlendirilmesi, anne ve bebeğin ihtiyaçlarının merkeze alınması ve ailelerin ebeveynliğe geçiş sürecinde desteklenmesi konuları ön plana çıktı.

FSM Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen kongreyle, doğum alanında farklı disiplinleri bir araya getiren bilimsel paylaşımın güçlendirilmesi ve daha saygılı, güvenli ve şefkat temelli doğum yaklaşımlarına katkı sunulması amaçlandı.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da [email protected] adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.