Araştırmalar, eğitimler, projeler ve yayınlar yoluyla çocukları, eğitimcileri, ebeveynleri ve akademik camiayı bir araya getirerek, çocuğun yüksek yararını ve iyi olma halini desteklemeye yönelik çocuk merkezli ve disiplinler arası bir yaklaşımla hareket etmeyi amaçlayan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (FSMÇAUM) açılış programı 5 Kasım’da çevrimiçi ortamda düzenlendi.
Açılış programı Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Fahameddin Başar’ın iyi dilekleriyle başladı. Ardından açılış konuşmasını yapan Merkez Müdürü Prof. Dr. Fatma Alisinanoğlu, Merkezde erken çocukluk eğitimi yıllarına ağırlık vermekle birlikte 0-18 yaş arasındaki her çocuğun gelişimi ve üstün yaralarına yönelik çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Bu doğrultuda farklı kurum ve kuruluşlarla projeler geliştireceklerini belirten Alisinanoğlu, çocuk üniversitesi çatısı altında da çocuklar ile bilim, sanat ve kültür uygulamaları yapmayı hedeflediklerini kaydetti.
Açılış konuşmalarının ardından Dün, Bugün, Yarın “Çocuk Olmak” başlıklı açılış konferansını veren Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İsmihan Artan, ilkçağdan bugüne değişen ve dönüşen çocukluk algısını bazı dönüm noktaları üzerinden değerlendirerek bugünkü çocuklara bir bakış sundu.
20. yüzyıl çocuk yüzyılı
Çocukla ilgili verilerin sınırlı olduğu İlk Çağ, çocukluğun yetişkinlikten ayrı bir dönem olarak görülmediği Orta Çağ ve Yeni Çağ’ın ardından Yakın Çağ’da filozofların yavaş yavaş çocukla ilgili düşünmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. İsmihan Artan, toplumsal ve ekonomik olayların da çocuğa bakışı değiştirdiğini kaydetti.
20. yüzyılın ise “çocuk yüzyılı” olarak adlandırıldığını söyleyen Artan, “20. yüzyılın çocukların yüzyılı olarak belirlenmesinin nedeni çocuğun toplumun geleceğini belirleyen en önemli insan kaynağı olduğunun farkına varılmasıdır. Bundandır ki filozoflar, eğitimciler, psikologlar, hukukçular çocuk gelişimi ve hakları üzerine çalışmaya başladılar. Çocukları iyi yetiştirirsek toplum daha iyi gelişir anlayışı hakimdi.” dedi.
“Çocukluk kavramı hızla yok oluyor”
Günümüzde ise çocukların neredeyse doğmadan “tüketici” kimliğinde konumlandırıldıklarına, denetimsiz bir medyaya maruz kaldıklarına dikkati çeken Prof. Dr. Artan, özellikle moda sektörünün çocukları “minyatür yetişkinler” olarak gördüğünü belirterek, “Bugün bir çocuk, yetişkinin giydiği kıyafetin küçüğünü giyiyorsa, yetişkinlerle aynı suçları işliyorsa, çocukluk kavramı toplumsal bilinçten hızla yok oluyor demektir. Çöp toplayan, 8 yaşında manken olan veya anne babasını teslim almış bir çocuğun çocukluğu yoktur. Çocuklar sınır ister, anne babasının onu korumasını ister. Bizler de onlara saygı duyarak, fiziksel, çevresel ve duygusal koşulları sağlayarak hayatlarına dokunmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Panel çocukların “çocukluklarını” yaşayabilecekleri bir dünya dileğiyle sona erdi.



