Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde düzenlenen “İklim Dirençli Şehirler” programında, iklim değişikliğiyle mücadelede şehirlerin tasarımı ve doğayla kurulan ilişkinin önemi ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Hakkı Can Özkan, sürdürülebilir şehirlerin yalnızca yeşil alanların artırılmasıyla değil, doğayla kurulan deneyimin mimariye ve kent yaşamına entegre edilmesiyle mümkün olabileceğini belirterek, “Yeşili uzaktan görmek yeterli değil, ona dokunmak, onu hissetmek gerekiyor” dedi.
COP31’in iklim gündemi üniversite öğrencileriyle buluştu
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 sürecine yönelik farkındalık çalışmalarının bir parçası olarak üniversiteleri ziyaret eden COP31 TIR’ı, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Haliç Yerleşkesi’nde öğrencilerle buluştu. Programda COP31’in kapsamı, gençlerin süreçte üstlenebileceği roller ve iklim değişikliğine uyum sağlayan şehirlerin nasıl tasarlanabileceği konuşuldu.
UKX Eğitim Projeleri Koordinatörü Görkem Taş, COP31 TIR’ının temel amacının gençlerde iklim konusunda farkındalık oluşturmak ve COP31 sürecini Türkiye geneline yaymak olduğunu belirtti. TIR’ın farklı üniversiteleri ziyaret ettiğini aktaran Taş, gençlerin COP31 hakkında bilgi edinmesinin yanı sıra gönüllülük sürecine dahil olmasının hedeflendiğini ifade etti. Taş, COP31 kapsamında oluşturulan COP Akademi ile gençlere iklim gündemine ilişkin eğitimler verildiğini belirterek, eğitimlerin sonunda yaklaşık 2 bin adayın sahada görev almasının hedeflendiğini söyledi. Eğitimlerin gençlere küresel bir bakış açısı kazandırmasının yanı sıra takım çalışması, iletişim ve liderlik becerilerini geliştirmeye yönelik olduğunu kaydetti.
“Şehirleri nasıl tasarladığımız gelecekteki yaşamımızı belirliyor”
Programda konuşan FSM Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Saadetdin Herdem ise şehirlerin ve yaşam alanlarının tasarımının iklim koşullarına uyum açısından belirleyici olduğuna dikkati çekti. Herdem, yaşanılan çevrenin ve şehirlerin nasıl tasarlandığının gelecekte insanların hangi yaşam alanlarında yaşayacağını doğrudan etkilediğini belirterek, iklim koşullarına uyum sağlayan, insan yaşamını ve doğayla kurulan ilişkiyi gözeten sağlıklı çevrelerin oluşturulmasının önemini vurguladı.
“İklim değişikliğinin önemli nedenlerinden biri şehirler”
FSM Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hakkı Can Özkan da “İklim Dirençli Şehirler” başlıklı sunumunda, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği ile şehirlerin tasarımı arasındaki ilişkiye odaklandı. Şehirlerde tüketilen enerjinin iklim krizi açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade eden Özkan, iklim değişikliğine neden olan önemli etkenlerden birinin yaşanılan şehirler olduğunu söyledi. Yoğun ve dikey kentleşmenin beraberinde daha fazla yapılaşma ve insanların günlük yaşamında doğayla daha az temas etmesi gibi sonuçlar doğurduğuna dikkati çekti.
“Mimarinin kendisi doğa üretebilir”
Özkan, şehirlerde doğayla ilişkinin güçlendirilmesi için “biyofili” kavramının önemine işaret ederek, doğayla kurulan ilişkinin yalnızca binalara bitki yerleştirmekten ibaret olmadığını dile getirdi.
“Yeşili uzaktan görmek yeterli değil, ona dokunmak, onu hissetmek gerekiyor” diyen Özkan, doğayla kurulan deneyimin binalara ve şehirlere entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşımın hayata geçirilmesinde mekânsal konum, erişilebilirlik, cepheye entegrasyon ve mekânsal deneyim gibi başlıkların önem taşıdığını belirten Özkan, İstanbul’daki Safir ve Zorlu yapılarını da örnekler arasında gösterdi. Özkan, “Mimarinin kendisi doğa üretebilir” değerlendirmesinde bulundu. Özkan ayrıca bu alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde bir proje süreci başlatılabileceğini ve bu çalışmaların YÖK tarafından desteklenebileceğini ifade etti.



