Ayasofya Camii gölgesinde yer alan Ayasofya Medresesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile yeniden ilim hayatına kavuşuyor. Kalıntıları üzerine yeniden inşa edilen Medrese, Üniversitemizin Uygulama ve Araştırma Merkezleri ile Lisansüstü programlarımıza ev sahipliği yapacak.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethi ile şehrin ulucamii hâline getirilen Ayasofya’nın yanı başında yapılan Ayasofya Medresesi, 2017 yılında başlayan ve yakın zamanda tamamlanması planlanan rekonstrüksiyon (yeniden yapım) çalışmalarını müteakip ilim ve bilim üretmek üzere Üniversitemize tahsis edildi. Yapı inşa uygulamalarını yerinde inceleyen Mütevelli Heyet Başkanımız İsmail Gerçek, Rektörümüz Prof. Dr. M. Fatih Andı, Ayasofya Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezimiz Müdürü Prof. Dr. Zekeriya Kurşun ve Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezimiz Müdürü Prof. Dr. Naim Demirel yetkililerden bilgi aldı.
Rektörümüz Prof. Dr. M. Fatih Andı, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılmasının sevincine eş bir sevinç yaşadıklarını dile getirdi. Ayasofya Medresesi’nin Üniversitemize tahsis edilmesinin kendilerine büyük bir sorumluluk yüklediğini kaydeden Rektörümüz, bu büyük mirasın amacına uygun olarak korunup yaşatılacağını ifade etti.
Kalıntıları üzerinde yeniden yükseliyor
Ayasofya Medresesi’nde; Üniversitemiz bünyesinde yer alan Ayasofya Araştırmaları, Fatih Sultan Mehmet ve Dönemi, Uluslararası Hukuk, İslam Hukuku, İslam Sanatları, Yazma Eserler ve Evliya Çelebi Araştırmaları isimli Uygulama ve Araştırma Merkezlerinin yanı sıra Lisansüstü program derslikleri ve kütüphaneler yer alacak. Ayrıca vakıf araştırmaları ile mimari ve restorasyon araştırmaları için de mekân tahsis edilecek.
Ayasofya Medresesi’nin yeniden yapımıyla ilgili bilgi aldığımız, Ayasofya Medresesi Yapım İşleri Bilim Kurulu Üyesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Fırat Diker, Ayasofya Medresesi’nin pek çok onarım gördükten sonra 1870 yılında yıktırıldığını ve 1874 yılında yeni bir medrese binası olarak yaptırıldığını kaydetti.
Bugün kalıntıları üzerinde ayağa kaldırılan Medrese’nin, 1874’te yaptırılan ikinci yapının rekonstrüksiyonu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Diker, “İstanbul Belediyesi tarafından en son Kimsesizler Yurdu olarak kullanılan yapı, 1935 yılında Ayasofya Camii müzeye dönüştürülürken yıkıldı. 1987 yılında Kültür Bakanlığınca medresenin temel kazı ve araştırmaları yapıldı. Mevcut kalıntılar ve tarihi belgelerden yola çıkılarak 2014 yılındaki girişimler ile rekonstrüksiyon projesi hazırlandı ve 2017 yılında medresenin rekonstrüksiyonuna başlandı.” şeklinde ifadelerde bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapının kalıntıları üzerinde başlatılan çalışmalar, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülüyor. Ayasofya Medresesi tamamlandığında bu tarihi kalıntılar da ziyaretçiler tarafından görülebilecek. İki avlulu mekân, alanlarında önemli çalışmalar yürüten merkezlere ev sahipliği yapacak olmasının yanında kültür ve sanat etkinliklerinin de merkezi olacak.



