FSM'de Yaşam
Öğrenci Kulüp Haberleri

Hukuk Fakültesi ve Hukuk Kulübü iş birliğiyle düzenlenen 1. Spor Hukuku Zirvesi “Sporda Doping” başlığıyla Haliç Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. İki oturum halinde gerçekleşen, oturum başkanlığını Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aslan Delice’nin yaptığı Zirve’de dopingin hukuki boyutu ele alındı.

“Doping Kullanımı Halinde Ödüllerin İadesi” başlığında konuşan Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu, sporun ekonomik boyutu ve işlevinin spordan duyulan hazzın önüne geçtiğin altını çizerek, sporun temel ahlakına ve etiğine, dopingle mücadele kurallarına ve bu bağlamda dürüst oyuna, dopingle mücadelenin hukuki boyutuna dair açıklamalarda bulundu. Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’ndan Türkiye Dopingle Mücadele Kuruluşu’na, bu husustaki ulusal mücadeleye ve doping kullanımı sonucu yaptırımlara da değinen Yazıcıoğlu, iç hukukumuzda sporun önemi üzerine de konuştu.

Prof. Dr. Murat Balcı “Futbol Disiplin Hukuku Bakımından Doping” başlıklı konuşmasında futbol disiplininde düzenleme yapılması gerekliliğine işaret etti. TFF Profesyonel Tahkim Kurulu ve Amatör Futbol Disiplin Kurulu Kararlarına dair emsaller üzerinden konuşmasını sürdüren Balcı, sporda dopinge karşı uluslararası sözleşmeye, sözleşmenin önemine ve maddelerine değinerek, bu hususun insan hakları ve hukuk devleti boyutuyla ele alınması gerekliliğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Mehmet Emin Alşahin “Doping ve Ceza Hukuku” başlığında dopingin ceza hukukunda özel olarak düzenlenmediğini, Türk Ceza Kanunu’nun bazı maddelerinin doping eylemlerine uygulandığını belirterek dopingle mücadele uygulamalarından söz etti. Dopingle ilgili uluslararası sözleşmelerin sorunu çözmede yetersiz kaldığının altını çizen Alşahin, mevzuatta yapılması gereken düzenlemelere dair tavsiyelerde bulundu.

“Kişisel Verilen Korunması Açısından Doping Test Sonuçları” başlığında konuşan Doç. Dr. Hüseyin Aydın, doping numunelerinin ve tahlillerinin KVKK açısından değerlendirmesini yaptı. Doping numunelerinin kişisel veri sayılıp sayılmaması, numunelerin işlenmesi ve müteakip aşamaları üzerine değerlendirmelerde bulunan Aydın, sürecin kişisel veri mevzuatına uygunluğu, bu verilerin özellikle yurt dışındaki kuruluşlara aktarılması hususlarında bilgi verdi.

İkinci oturumda “E-Spor ve Doping” üzerine konuşan Dr. Kerim Çakır, e-sporun bir spor olup olmadığı sorunsalı ve hukuki niteliği üzerinden e-sporda doping olup olamayacağı hususlarını ele alarak, e-sporda rekabet, e-spor/spor karşılaştırması ve e-spor doping ilişkisi üzerinde değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Can Yalçınkaya, “WADA ve Yapılanması” başlığında Dünya Dopingle Mücadele Ajansı WADA’ya neden ihtiyaç duyulduğunu, mevzuatını, işlevini, finansmanını ve idari yapısını anlattı.

Günün son konuşmacısı Av. Sinem Turan da “Dopingle İlgili Örnek CAS Kararları” başlığında emsal CAS kararlarını dinleyicilerle paylaştı.

Erasmus Öğrenim Hareketliliği kapsamında Üniversitemizde eğitim alan Erasmus öğrencilerimizin katılımıyla 15-17 Kasım tarihlerinde Nevşehir, Kapadokya’ya gezi düzenledik.

Erasmus Days kapsamında ülkemizin farklı bölgelerinin coğrafi ve kültürel zenginliğini paylaşmak adına düzenlediğimiz geziye İspanya, K. Makedonya ve Almanya’dan gelen Erasmus öğrencilerimiz katıldı. Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya bölgesine yapılan gezimize Oğuzhan Abacı rehberlik etti. Yoğun bir program içeren gezide rehber Abacı bölgenin coğrafi, tarihi ve kültürel geçmişi hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Gezide Uçhisar Peribacaları, Göreme Açıkhava  Müzesi, Nar Krater Gölü, Ihlara Kanyonu ve Avanos gibi bölgenin önemli yerleri ziyaret edildi. Peri bacaları ve içlerine yapılan ev ve kiliselerin ziyareti özellikle mimarlık öğrencilerimizin ilgisini çekti. Bölgenin önemli gelir kaynaklarından olan yöresel onyx taşı ve çömlek atölyeleri de ziyaret edildi. Çömlek yapımını izleme ve bizzat çömlek yapımına katılma fırsatı bulan öğrencilerimiz farklı bir deneyim yaşamanın keyfini çıkardı.

Kapadokya’nın benzersiz coğrafyasıyla beraber Türk mutfağı ve yöre insanının misafirperverliğini de deneyimleyen öğrencilerimiz güzel anılar ve bol fotoğraf kareleri ile İstanbul’a döndü.

Ben Ahmed Hassan, 1996 yılında Mısır'ın ikinci başkenti olarak bilinen İskenderiye'de doğdum. 2013-2014 eğitim öğretim yılında lise son sınıftayken Mısır'ın durumları biraz karışmaya başlamıştı. Anormal şartlar altında lise son sınıfı okudum. Çok şükür, elhamdülillah yüksek bir not alarak liseden mezun oldum ve İskenderiye Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ni kazanma hayalimi gerçekleştirdim. Elektrik-Elektronik bölümünde 2 sene okuduktan sonra farklı sebeplerden dolayı, benden önce Türkiye'ye gelmiş olan ailemin yanına gitmek durumundaydım.

Bu sırada Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’ne başvurdum ve çevrimiçi ortamda gerçekleştirdiğim giriş sınavından sonra burada okuma şansını kazandım. Türkçe hazırlık süreci ile FSM'deki yolculuğuma başladım. Dünyanın her yerinden gelen arkadaşların olduğu bu ortamda hem İstanbul'u daha iyi tanıdım hem de Türkiye'de ilk adımlarını atmaya başlayan bir öğrenci olarak bu samimi ortamda hiç yabancılık çekmedim. FSM TÜMER’de Türkçe eğitimini yetenekli hocalardan alma şansını yakaladım ve her ne kadar dil becerim olmasa da hocalarımın sayesinde iyi bir dil seviyesiyle hazırlık eğitimimi tamamladım.

“Hocalarım hiçbir zaman bilgi, çaba veya yardımlarını esirgemediler”

2017-2018 eğitim öğretim yılında Biyomedikal Mühendisliği bölümüne başladım. Okuldaki ilk günlerimde alışma sürecimin biraz zor geçtiğini söyleyebilirim. İlk haftadan sınıf arkadaşlarımla tanışmaya başladım ve böylece bugüne dek süren dostlukların temelleri atılmış oldu. İskenderiye Üniversitesi’nde öğrendiklerim alışma sürecimi hızlı bir şekilde tamamlama yardımcı oldu. Benim için yeni olan Türkçe dilinde derslerime çalışmaya gayret ettim. Bir süre sonra derslerde hocaları daha iyi anlamaya başlayınca özgüvenim de artmaya başladı. Okul hayatımda özellikle sevdiğim derslerin boş geçmemesine özen göstermeye çalıştım. Anlamadıklarımı hocaların odasına giderek soruyordum ve ezberleyerek değil anlamaya çalışarak derslerime çalıştım. Okul süreci boyunca hocalarım özellikle danışman hocam hiçbir zaman bilgi, çaba veya yardımlarını esirgemediler.

Birinci sınıfı başarıyla bitirdikten sonra Çift Anadal programına da kabul edildim ve Elektrik-Elektronik bölümünde de dersler görmeye başladım. Üçüncü sınıfta pandemi sebebiyle ben ve okul arkadaşlarım zor süreçlerden geçtik özellikle bitirme projemizi bu şart altında tamamlamamız büyük mücadele gerektirdi. Sonuç itibarıyla bitirme projesi arkadaşlarım Ayşe Arslan ve Özge Nur Parlak ile kablosuz taşınabilir EKG cihazı prototipini ve data analiz sistemini gerçekleştirmiş olduk. Ve sonunda bölüm birincisi olarak mezun olmak nasip oldu.

“Bu unutulmaz eğitim fırsatı için FSM’ye ve Türkiye'ye teşekkür ederim”

Okul sırasında yaptığım stajlarda pratik bilgiler kazandım ve bu sayede staj yaptığım bir firmada kariyerime başladım. Her şeyden önce, okul hayatımda elde ettiğim başarıların hiçbiri Allah'ın yardımı olmasa gerçekleşmezdi. Rabbime şükürler olsun ki bu nimetleri benden esirgemedi. Başarılarımda büyük katkıları olan başta aileme sonra hocalarıma ve arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Bana sunulan bu unutulmaz eğitim fırsatı için FSM’ye ve Türkiye'ye teşekkür ederim. FSM ailesinin bir ferdi olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.

Gelecek hayatımda okulda kazandığım değerler ve bilgilerle kendi alanımda bir iz bırakarak milletimin ve dinimin ismini yüceltecek, genel anlamda insanlığa fayda sağlayacak bilim ve teknolojiyi üretmeyi hedefliyorum.

Ahmed Hassan - 2020-2021 Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Birincisi  

Mimarlık öğrencimiz Ebru Dazkır, Yunanistan Polytechnic Üniversitesi'ndeki Erasmus deneyimini paylaşıyor.   

Erasmus başvurusunda bulunurken hedefim, daha önce Yunanistan’da Erasmus programına katılan arkadaşlarımın “Bayılacaksın!” dedikleri Atina’da bir süre yaşayıp, bu döneme kadar Erasmus yapan herkes gibi, sırtımda bir çanta ve sınırları kaldıran Schengen vizesi ile her gün bir başka şehirde uyanmaktı.

“Erasmus is turistmus!” söylemiyle çıktığım bu yolda karşılaştığım pandemi, Erasmus’umu oldukça “yerel” bir hale getirdi. Şimdi geri dönüp baktığımda, yaşanan tüm zorluklara rağmen, bu süreci geçirebileceğim en doğru yerde ve en doğru insanlarla geçirdiğimi görüyor ve “iyi ki!” diyebiliyorum.

Atina’nın Covid öncesi ilk ayı oldukça uluslararası bir ortamda şehri tanıyarak ve farklı kültürlerle etkileşimde bulunarak geçti. Vakaların artması, sınırların kapanması ve karantina söylentileriyle birlikte, bu süreçte tanıştığım çoğu kişi ülkesine dönüş yaptı. Bir buçuk aylık bir sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, ev arkadaşım ve ben bu süreci Atina’da geçirmeyi tercih ettik.

Portfolyomuza ekleyeceğimiz nitelikli bir projemiz oldu

Atina Politeknik Üniversitesi çok hızlı bir şekilde online eğitim sistemine geçti. Karantina sürecinde özellikle Mimari Proje dersi hocamızla iletişimimiz oldukça sağlam bir şekilde devam etti. Bu süreçte farklı ülkelerde olup aynı mimari dili konuşarak, süreci iyi bir şekilde yürütüp, sonunda portfolyomuza koymak isteyeceğimiz nitelikte ve detayda bir proje çizme fırsatımız oldu.

Sokağa çıkma yasağı bittiğinde, Yunanistan’da vaka sayıları oldukça azalmış ve hayat normale dönmüştü. Karantina sürecinde ancak apartmanımızın terasından izlediğimiz Acropolis’e, eteklerindeki Plaka’ya, canlı müzikleriyle Monastraki Meydanı’na, harika gün batımlarıyla Lycabbettus Tepesi’ne, Atina’nın kaotik ve renkli sokaklarına kavuşmuştuk. Yunanistan henüz kapılarını başka ülkelere açmadığı için şehirdeki sayılı turistlerdendik ve tüm tarihi şehir bizimdi sanki!

Şehirler arası ulaşım açıldığında, sevgili ev sahibimiz Leo ve arkadaşlarıyla birlikte Kuzey Yunanistan’a ve Andros Adası’na seyahat etme fırsatı yakaladık. Tecrübeli ve yereli iyi tanıyan insanlarla gezmek oldukça verimliydi. Türk-Yunan kültürü ve tarihi üzerine bolca söyleşiler ve espriler yaparak geçirdiğimiz bu yolculuk, hepimiz için çok öğretici ve eğlenceliydi.

Staj Hareketliliği ile yeniden Erasmus

Yurda dönüş vaktimiz geldiğinde ise henüz Türkiye-Yunanistan arası ulaşım faaliyetleri başlamamıştı. İpsala sınır kapısından taksiyle yurda dönüşümüz bambaşka bir hikâye ve deneyim oldu bizim için.

Çok fazla belirsizlikle karşı karşıya olduğum bu süreçte her zaman oldukça anlayışlı, sabırlı ve çözüm odaklı bir şekilde yanımda olan üniversitemizin Erasmus Ofisi’ne teşekkür ediyorum.

Yaşadığım deneyimin ardından önümüzdeki yaz dönemi İtalya’da Erasmus+ Staj hareketliliğine katılma kararı aldım. Erasmus Programı’nı tüm öğrenci arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.

“Mezun Röportajları” serimize Kayra Metal’de İnşaat Mühendisi olarak çalışan Oğuzhan Keskin ile devam ediyoruz. Keskin, pandemi sürecinde aldığı online eğitimler ve mezuniyet sonrası katıldığı mülakat simülasyonlarının işe yerleşmesinde etkili olduğunu aktarıyor.

İşimi mezun olduktan sonra buldum. Negatif başlayan pandemi sürecini lehime çevirdim. Pandemiden dolayı birçok firma online eğitimler vermeye başladı. Ben de sektörümle alakalı olan eğitimlere, bu sayede katılmış oldum. Yine bu süreçte Pencere Üreticileri Kalite Birliği Derneği’nin (PÜKAB), son sınıf öğrencilere ve yeni mezunlara verdiği alüminyum doğramalar ve cephe sistemleri ile ilgili bir eğitimine katıldım. Sertifikamı aldıktan kısa bir süre sonra da, eğitim aldığım derneğe iş arayışımla ilgili mail attım. Bir gün sonra da dernek başkanıyla görüşmeye çağırıldım. Görüşmemizin sonrasında da işe başladım. Sektörde ilk iş deneyimim Kayra Metal. Daha önce lise yıllarımın yaz dönemleri ve üniversitemde kısmi zamanlı çalıştığım için iş hayatına aşinayım. Çalıştığım kurum da üniversitemi, hocalarımı biliyor. Bu da benim için güzel bir avantaj oldu.

“Mezun olduktan sonra mülakat simülasyonlarına ağırlık verdim”

Eğitim sertifikasını aldıktan sonra sessiz kalmayıp, derneğe mail atmamın dikkat çektiğini düşünüyorum. Alüminyum sektörü ve eğitimini aldığım program çok hoşuma gitti, bu ilgimi de mailimde belirtmiştim. Yabancı dilimin iyi olması da işe yerleşmemde etkili oldu. 

Mezun olduktan sonraki iş arama sürecimde mülakat teknikleri simülasyonlarına ağırlık verdim. Hangi sorular sorulabilir, hangi cevapları vermeliyim diye düşünerek kendimi mülakata hazırladım. Öğrenci arkadaşlarıma da tavsiye ederim. İş başvurularından önce mutlaka mülakat eğitimi almalılar. Görüşmelerde faydasını göreceklerine eminim.

“Biz FSMVÜ’de nasıl mühendis gibi düşüneceğimizi öğrendik”

Üniversitede aldığım eğitimi pratik sahada tecrübe etmek çok zevkli. İki üç yıl öncesinde hocanızdan aldığınız teorik bilgiler sahada karşınıza çıkıyor. “İyi ki o derse de girmişim.” diyorsunuz. Biz okulda aldığımız eğitimlerde mühendis gibi düşünmeyi öğrendik. Üniversitemde kazandığım bu bakış açısını, iş hayatıma da uyguluyorum ve faydasını görüyorum. FSMVÜ’de okuduğum süre boyunca üniversitemin bana sunduğu her imkanından faydalanmaya çalıştım. Bir etkinlik yapmak istediğimizde önümüzü açan, bizlere destek olan birçok birim var okulumuzda. Hemen hemen hepsiyle çalıştım. Bir kez daha FSMVÜ’de okusam, yine aktif bir öğrencilik hayatı yaşardım diye düşünüyorum. 

İş hayatı bende sorumluluk bilinci geliştirdi. Kesinlikle öğrencilik hayatındaki gibi değil. Size verilen işi, verilen zaman diliminde yapmanız gerekiyor. Hayatın her döneminin kendine has, ayrı bir keyfi var. Bir şeyler ürettiğini görmek, ekibinizle çalışıp sonrasında yaptığınız işi sunmak özgüveninizi arttırıyor.

“Yabancı dil ve çizim programlarına hakim olmak çok önemli”

Alüminyum ve cephe sektöründe ölçeğimiz “mm” mertebelerinde belki daha da ufak olduğu için, ortaya hatasız veri çıkarabilmek, çizim yapabilmek ve üç boyutlu düşünmek gerekiyor. Üç boyutlu düşünemediğiniz taktirde doğru veri çıkaramıyorsunuz, doğru veri çıkaramadığınızda bu çiziminize, statik ve mali analizinize yansıyor. Bir zincir misali. Sektörel çizim programlarını altında yatan mantık ile öğrenmek önemli. Yabancı dil çok önemli çünkü yurtiçinde çalıştığın kadar, yurtdışında da çalışma imkanınız olabilir. 

Öğrenci arkadaşlarıma tavsiyem girişken olmaları, kendi sektörlerine uygun eğitimler almaları. İş hayatında hiçbir şey rahatça elde edilemiyor. Aslında dünyada rahatça elde edilebilecek hiçbir şey yok. Emek vermeniz şart. Okulun son yılı, hangi alanda çalışmak istiyorsanız yetkinliklerinizi o alana göre düzenlemeli, aranılan yetkinliklere göre eğitim almalısınız. Yurtdışına gitme imkanı varsa mutlaka değerlendirin, kulüpler kurun, katılın, sizi konfor alanınızdan çıkaracak sevdiğiniz ne varsa yapın. Bu yaptığınız sosyal girişimler uzun vadede size katkı sunacaktır. Üniversite döneminde almış olduğum okçuluk eğitiminin bir mülakatta karşıma çıkacağı aklıma bile gelmezdi. Gittiğiniz kurslar, kurduğunuz arkadaşlıklar, yaptığınız etkinlikler, aldığınız doğru ve yanlış kararlar sizi geliştirir. 

Mezunlarımızın sektörel tecrübelerine kulak verdiğimiz “Mezun Röportajları” serimize, Çelebi Hava Servisi’nde harekat memuru olarak çalışan Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı mezunumuz Eray Çil ile devam ediyoruz. Üniversite hayatını ve havacılık sektörünün beklentilerini aktaran Çil, “havacılık sektörünün aranılan özeliği bugünü değil, yarını düşünüyor olmanız” diyor.

Çelebi Hava Servisi’nde harekat memuru olarak çalışıyorum. 2017 yılında mezun oldum. Henüz diplomamı almadan başvuru yapmıştım, kabul edildim. Daha önce farklı sektörlerde de çalıştım. Üniversite hayatımda da staj yaptığım yerlerde de deneyimlerim oldu. Fakat mezun olup, işi elime aldığım ilk kurum Çelebi Hava Servisi oldu. Pandemi döneminde bir süre işe gidemedim ama bu sürede almış olduğum “Eğiticinin Eğitimi” sertifikası ile Herkes İçin Havacılık Derneği’nde havacılıkla ilgili eğitimler vermeye başladım. Pandemi döneminde hiç boş durmadım. Eğitimler ve dernek işleriyle, kişisel gelişimime katkı sağlamaya devam ettim.

Lise çağlarından bu yana havacılık sektörünü araştırıyordum, tutkumdu.  Özellikle şu şirkette çalışayım diye bir hedefim yoktu. Kendimi bu alanda geliştirmeye çalıştım, sürekli araştırdım. “Seni neden işe alalım” sorusuyla karşılaştığımda hep aynı cevabı verdim. “Ben havacılık tutkunuyum. Beni işe almasanız da, farklı kurumlarla da olsa bir şekilde bu sektöre gireceğim. Belki İngilizcem çok iyi değil ya da havacılık bilgim yeterli değil ama belki beş, belki altı yıl sonra sizinle mutlaka karşılaşacağım” dedim. Yöneltmiş oldukları soruları profesyonel bir şekilde cevapladım. Verdiğim cevapların işe alınmamda etkili olduğunu düşünüyorum.

“Aldığım dersleri iş hayatında tecrübe ediyorum”

Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı’nda hem yer hizmetleri hem de uçuş alanında eğitimler aldık. Üniversitemizde Mock-up sınıfı olduğu için uygulamalı dersler de alıyorduk. Havacılığın temelinde tarih, operasyonel yönetimler, temel uçak bilgisi gibi farklı dersler vardı. Şimdi bu dersleri uygulamalı şekilde iş hayatımda tecrübe ediyorum. Bu, benim için çok güzel bir tecrübe. Diplomamı almadan iş hayatına atıldım bir nevi. 

Havacılık sektöründe aldığınız eğitimlere çok önem veriliyor. İlk iki ay teorik eğitim aldık, sonrasında üç ay da sahada üst yönetim tarafından izlendik. Üç ayın sonunda işe alım süreci tamamlanmış oldu. “Bu personel uçak ataması yapabilir, kadrolu elemanımız olarak çalıştırabiliriz” cümlesi, bu süreçlerden sonra söylendi. Dışarıdan bakıldığında beş ay uzun bir süreç ama çalıştığım şirket teorik ve uygulamalı eğitimlere çok önem veriyor. Bir okul gibi, iş hayatında karşılaşacağımız bütün detayları bizlere eğitim sürecinde aktarıyor.

Mezun olmadan önce Türk Hava Yolları’nda staj yapmıştım. 10 aylık bir deneyimdi ama her şeyi yapabildiğimi hissediyordum. Ama sektör çok farklı bir sektör. Kısıtlamalar, kurallar gereği rahat hareket edemiyorsunuz. Bir evrak imzalanacağı zaman bile çok fazla kontrol gerekiyor. Bu deneyimlerle sorgulayıcı tavırlarım ortaya çıktı. Bu sektörde çalışan herkesin sorgulayıcı olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında havacılık sektöründe çalışan kişilerin temel matematik ve biraz da farklı işler yapabilme becerilerine sahip olması gerekiyor. 

“Alacağınız ücret, dil seviyenize göre belirleniyor”

Havacılık sektörünün vazgeçilmesi İngilizce. İngilizceyi iyi bilmek gerekiyor. Henüz mezun olmamış öğrenci arkadaşlarıma ilk tavsiyem bu dili ana dili gibi konuşuyor olmaları. İkinci bir tavsiyem de TOEFL, IELTS ve YDS gibi sınavlarda kendilerini deneyip, belgelerini almaları. Pilot olabilmek için IELTS sınavında belli bir başarı isteniyor örneğin. Bizim mesleğimizde ise minimum ‘intermediate’ seviyesinde İngilizce bekleniyor. Alacağınız ücret, dilinizin seviyesine göre belirleniyor. 

Aynı anda faklı işler yapabilmenin de öneminden bahsetmiştim. Biz bir yandan telsiz kullanıyoruz, bir yandan telefonla görüşüyoruz. Bizimle iletişime geçecek kişileri organize ediyoruz. Bir yerde insan sarrafı oluyoruz diyebilirim. Etkili iletişim çok önemli. Net ve açık olmalısınız. Ne söylemek istediğinizi karşı tarafa net bir biçimde aktarmanız gerekiyor. Aktaracağınız yanlış bir bilgi zincirleme olarak yaptığınız diğer işleri etkiliyor. Bu da büyük bir risk oluşturuyor. 

“Ben sektöre girdim, beni işe aldılar” dediğinizde her şey bitmiyor. Asıl zor süreç burada başlıyor. Şirkette kendinizi göstermeniz, havacılık sektörünü benimsemeniz çok önemli. Havacılık sektörünün aranılan özeliği bugünü değil, yarını düşünüyor olmanız. 

“İki yıllık eğitimin sonunda dört yıl eğitim aldım gibi hissettim”

Verilen eğitim ve istihdam alanı göz önüne alındığında, üniversitemizin diğer üniversitelere kıyasla çok iyi bir noktada olduğunu görüyorum. İki yıllık eğitim hayatımın sonunda, kendimi dört yıl eğitim almış gibi hissettim. Çok çabuk geçti ama birçok imkandan da yararlandım. Havacılık alanında çalışmak isteyen herkese üniversitemi öneriyorum. FSM, sadece parayı verip okuyacağınız bir okul değil. Çalışırsan başarılı olabileceğin, imkanlarından yararlanabileceğin bir okul. Üniversitemizin her bölümü disiplinli ve öğretmeye yönelik ilerliyor. Kişi hayatını idame ettirmek istiyorsa veya bir şirkette yönetici konumuna kadar gelmek istiyorsa, sorumluluk sahibi, disiplinli ve istikrarlı olmalı. Bu bölümde okuyan herkes disiplini ve istikrarı öğreniyor. Bu da bizlere hayatta çok şey kazandırıyor.

Mezunlarımızın iş hayatı deneyimlerini dinlediğimiz “Mezun Görüşmeleri” serimize bu hafta Çocuk Gelişimi Programı ilk mezunlarından Gözde BİLGİN ile devam ediyoruz. Özel bir eğitim kurumunda Anaokulu öğretmeni olarak çalışan mezunumuz iş hayatıyla ilgili önemli tavsiyelerde bulundu.

İş hayatına girmekle birlikte özgüvenim arttı ve işlerimi tek başıma yapmayı öğrendim. İnsanlarla daha iyi iletişim kurmayı, sorun çözme becerimin geliştiğini gördüm. İş etiğini öğrenerek tecrübe edindikçe daha da olgunlaştım.
İlk iş deneyimim eğitim hayatım devam ederken sinema sektöründeydi. Şuan çalıştığım okul benim hayalini kurduğum okuldu. İkinci iş deneyimim de burası oldu. İşimi mezun olduktan sonra buldum. Biraz zorlu bir süreçti ama başardım. Her zaman için kurumsal bir okul tercih etmek istiyordum. Bu konuda annem de her anlamda arkamda oldu ve beni destekledi. İnternetten başvurumu yaptım ve heyecanla bekledim daha sonra aradılar ve mülakata çağırdılar. Hikayem de böyle başlamış oldu. 

Hocalarımın donanımlarından faydalanmak ve iş hayatıyla ilişkilendirmek benim için büyük bir şanstı.

Üniversitemde aldığım hizmetlerden gayet memnundum, öğrencilik dönemimde aktif bir şekilde etkinliklere katılım sağlamaya çalıştım. Bu tür etkinliklerin geliştirilerek devam etmesini isterim. Bir daha FSM’de okuma şansım olsaydı, kültür sanat ve kariyer etkinliklerine daha fazla katılım sağlamaya çalışırdım ve derslerime aksatmadan girmeye dikkat ederdim. Eğitim aldığım tüm hocalarımın donanımlarından faydalanmak ve iş hayatıyla ilişkilendirmek benim için büyük bir şanstı. FSM’de okumanın avantajlarını yaşadım diyebilirim.

Bir anaokulu öğretmeninde olması gereken özelliklerden en önemlisi karşı tarafa güler yüzlü olup enerjisini hissettirmektir. Ekip çalışmasına yatkın, kendini geliştirmeye açık ve enerjik olması gerekmektedir. İş görüşmemde yöneticilere bunu yansıttığımı düşünüyorum ki görüşmem olumlu geçti. Tabi ki FSM’de almış olduğum eğitimin kaliteli olması ve yaptığım stajlar da işe alınmamda etkili oldu. Pratik sahayı tecrübe etmek başta zor gibi görünse de beni çok fazla zorlamadı. Çünkü üniversitemde aldığım eğitimin staj deneyimlerimle bütünleşmesi mesleğimi icra etmem konusunda bana yardımcı oldu. Şu an eğitime devam eden arkadaşlarıma da stajlarına ve derslerine önem vererek çalışmalarını, sık sık eğitimleri ve seminerleri takip edip onlara katılmalarını öneriyorum.

Bir anaokulu öğretmeni özverili olmalı, en önemlisi çocukları sevmeli ve onlarla vakit geçirmekten keyif almalı.

Pandemi sürecindeki iş hayatım oldukça zor. Öğretmenler bu dönemde daha fazla özverili çalışmalı.  Benim en çok zorlandığım ve beni üzen şey öğrencilerime dokunamamak, onlara sarılamamak ve bedensel temasta bulunamamak. Bu süreçte kendimizce birbirimize dokunamasak da beden diliyle çeşitli hareketler ürettik. Ellerimizi omuzumuza götürerek kelebek kucaklaşması yapıyoruz ve böylelikle birbirimize sarılmış oluyoruz. Umarım en kısa zamanda normale döneriz ve öğrencilerime bir an önce kavuşurum

Öğrenci Kulüpleri

Öğrencilerimizin üniversite yaşamlarında akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal, kültürel, sanatsal ve teknolojik alandaki faaliyetleri de önemli bir yere sahiptir. Bu alanlarda katıldıkları ve düzenledikleri etkinlikler akademik yaşamlarını daha verimli kılmakta, özgüven ve kendilerini ifade etme yetilerini geliştirmekte aynı zamanda üniversitemizin sosyal yaşamı içinde sorumluluk almalarını sağlamaktadır. Bireyselliğin yanında birlikteliği, ortak çalışmayı simgeleyen kulüpler, öğrencilerin etkinliklerde görev alarak bilgi, yetenek ve ilgileri ölçüsünde kişisel potansiyellerini geliştirmelerini ve içinde bulundukları grubun çalışmalarına katılarak heyecanlı, mutlu ve dinamik bir üniversite yaşamını oluştururlar.


Siteye Git

Kütüphane

Eğitim-öğretim dönemlerinde;
Haliç Yerleşkesi Kütüphanesi: Haftaiçi 24 saat / Haftasonu 10.00-19.00 Topkapı Yerleşkesi Kütüphanesi (Merkez) : Haftaiçi 08:30 - 17:30 / Haftasonu : Kapalı Üsküdar (Atik Valide) Yerleşkesi Kütüphanesi: Haftaiçi 08.30-20.00 / Cumartesi 10.00-19.00
(Sınav dönemlerinde Haftaiçi 08.30-22.00 / Haftasonu 10.00-19.00)
Kandilli Yerleşkesi Kütüphanesi - Küçükçamlıca Yerleşkesi Kütüphanesi Fatih Yerleşkesi Kütüphanesi : Haftaiçi 08.30-17.30


Siteye Git

FSMVÜ Yayınları

Eğitim-öğretim dönemlerinde; Haliç Yerleşkesi Kütüphanesi Haftaiçi 24 saat / Haftasonu 10.00-19.00 Topkapı Yerleşkesi Kütüphanesi (Merkez) : Haftaiçi 08:30-17:30 / Haftasonu: Kapalı

 


Siteye Git

Uluslararası Ofis

Our team at the Department of International Relations offer you support from the first moment you become familiar with us until the last day you spend here with us. If you are a student, a scholar, or the family of those, coming to Fatih Sultan Mehmet Vakıf University, we will be there to help you adjust to your new life at our university and overcome challenges of living and studying/teaching abroad. We will help you with accommodation arrangements taking your personal preferences and expectations into consideration. Orientation meetings will be held on your arrival to give you necessary and practical information. We are dedicated to make your experience here as smooth, worthwhile and fun as possible. It will be our greatest pleasure to have contributed to your academic achievement, personal satisfaction and your understanding of Turkish life in general.


Siteye Git

Sağlık, Kültür ve Spor

Üniversitemiz öğrencilerinin bireysel, sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerine katkı sağlamak, gençlerimizi sağlıklı ve aydın bireyler olarak geleceğe taşımayı amaçlamaktadır. Birim hizmet verdiği alanda sağlık kuruluşu, öğrencilerin sosyo- kültürel danışma ve rehberlikleri ile spor gereksinimlerini karşılayan bir uygulama dairesidir.


Siteye Git

Kariyer Merkezi

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Kariyer Merkezi öğrencilerin ve mezunların bilgi, yetenek ve isteklerine uygun, kariyer seçimlerini bilinçli bir şekilde yapmalarını sağlamak üzere kariyer yolunda kendilerine rehberlik ederek, daha okul sıralarında katılacakları eğitim, seminer, panel, konferans ve sempozyumlar ile pratik iş sahası gezileri, stajlar ve projeler sayesinde mezuniyet sonrası iş hayatına geçişte uyum sürecini yetkin bir şekilde atlatabilmelerini ve üniversitemizin kariyer faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden yararlanarak seçmek istedikleri meslekleri daha yakından tanımalarını sağlayarak onların gelecek planlarına destek olmayı amaçlamaktadır.


Siteye Git

UZEM

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi (FSMVÜ UZEM), üniversitemiz bünyesinde açılan e-öğrenme temelli dersler ile ön lisans, lisans, lisansüstü ve sürekli eğitim programları kapsamında uzaktan yapılacak eğitimler için plan, program, koordinasyon ve uygulama faaliyetleri yürütmek amacıyla 2013 yılında kuruldu. 2013-2014 akademik yılından itibaren Türk Dili, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi; 2016-2017 akademik yılı itibariyle de İngilizce dersleri, uzaktan eğitim yöntemiyle verilmeye başlandı.

Tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgını nedeniyle 2019-2020 akademik yılı Bahar Döneminde başlayan tüm derslerin uzaktan eğitim yoluyla işlenmesi süreci 2020-2021 akademik yılında da devam etmektedir. Bu çerçevede tüm derslerin online yürütülmesi için gerekli altyapı ve programlar UZEM tarafından akademisyenlerimizin hizmetine sunulmuş olup salgının etkin olmaya başladığı 2019-2020 Bahar döneminin 7. haftasından itibaren dersler sorunsuz bir şekilde canlı olarak haftalık programda belirtilen gün ve saatlerde işlenmeye devam etmektedir. Öğrencilerimiz kişi ve süre kısıtlaması olmaksızın bu derslere rahatlıkla girip aktif olarak derse katılım sağlamaktadırlar. Bununla birlikte UZEM tarafından geliştirilen Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS) ile derslerin tekrar erişime açılması, sınavlar, ödevler, mesaj, forum vb. süreçler de uzaktan eğitim yöntemi ile sürdürülmektedir.

Uzaktan eğitim yoluyla devam eden bu sürece dair tüm bilgilendirmeler de UZEM tarafından yapılmaktadır. Uzaktan eğitim sisteminin altyapısı ile birlikte UZEM web sayfası da yeni şartlara uygun hale getirilmiştir. Uzaktan eğitim sürecine dair tüm bilgiler, dokümanlar, LMS ve online platformlar ile ilgili tanıtım kılavuzları ve duyurular UZEM web sayfasına yüklenmiş ve erişime açılmıştır. Ayrıca sosyal medya hesaplarından, Otomasyon sisteminden de aktif olarak bilgilendirmeler yapılmaktadır.


Siteye Git

Bilgi İşlem

Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız, 2010 yılında kurulup hızlı bir şekilde büyüyen üniversitemizle birlikte uzun süreçler alacak birçok gelişmeyi kısa sürede gerçekleştirip birçok başarıya imza atmıştır. Üniversitemiz kampüsleri İstanbul’un birbirinden farklı merkezi noktalarında bulunsa da Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tek kampüs mantığıyla tüm akademik ve idari kadro bir aradaymış gibi bilgi teknolojilerini entegre etmeyi başarmış ve hizmetlerini sürdürmektedir.


Siteye Git
Fikir ve önerilerini
bizimle paylaş
Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.