''Sebeb-i Telif: Osmanlı Müelliflerinin Açık ve Örtük Yazma Nedenleri'' Sempozyumu tamamlandı

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi, Fatih Sultan Mehmet ve Dönemi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi iş birliğinde Türk Tarih Kurumu’nun desteğiyle 8-10 Haziran 2022 tarihlerinde düzenlenen “Sebeb-i Telif: Osmanlı Müelliflerinin Açık ve Örtük Yazma Nedenleri” başlıklı sempozyum, akademisyenler, uzmanlar, araştırmacılar ve öğrencilerin ilgisiyle tamamlandı.

Tarih, edebiyat, İslami ilimler, matematik ve coğrafya gibi pek çok farklı disiplinden akademisyenin yazma eserler ekseninde sebeb-i telif meselesini ele aldığı sempozyum, Sami Arslan ve Tuncay Başoğlu’nun selamlama konuşmalarıyla başlayarak; İhsan Fazlıoğlu’nun “Muhâtab’a Göre…: İslam Temeddününde ‘Eser’ Telif Etmenin Nedenleri Üzerine” başlıklı açılış konferansıyla devam etti. Fazlıoğlu’nun bir ders niteliğindeki bu konuşması, metin kavramını merkeze alarak; sözlü ve yazılı metnin sınırları ve muhtevası üzerinden hareketle müellif, mütercim ve şârih kavramlarına dair yeni teklifler sundu. Sebeb-i telife dair bir modelleme yapmanın henüz erken olduğunu kaydeden Fazlıoğlu, bununla beraber kendisinin şimdiye değin tespit ettiği en az kırk yedi telif sebebi olduğunu belirtti.

İhsan Fazlıoğlu’nun açılış konferansından sonra “Sebeb-i Telif Ne Söyler?” ana başlığıyla Berat Açıl’ın oturum başkanlığını yaptığı ilk oturumda Meryem Babacan Bursalı ve Sadık Yazar bildirileriyle yer aldı. Sebeb-i telif kavramının ne olduğu ve ne söylediğine dair önemli bir giriş olan ve ilgili literatür taramalarını da içeren bu bildirilerle sebeb-i telif kavramı, klasik Türk edebiyatı sahası uzmanlarının bakış açısıyla ele alındı. Yazarın fahriye üzerinden yaptığı sebeb-i telif okumasına sonraki oturumlarda da sıklıkla referans verildi ve bu konu tüm yönleriyle tartışmaya açıldı.

Sebeb-i telif kavramının örtük nedenlerine dair farklı bakış açıları

Sempozyumun ilk günü Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi’nin ev sahipliğinde, “Metodolojik ve Kavramsal Arayışlar” ana başlıklı ikinci oturumla devam etti. Ertuğrul İ. Ökten’in oturum başkanlığı yaptığı bu oturumda Şevket Küçükhüseyin, Rüveyda Yıldız ve Mehmet Emin Güleçyüz bildirilerini sundu. Şevket Küçükhüseyin’in sunumu Ahmedî’nin İskender-nâme adlı eserinin Tevârih-i Mülûk-i Âl-i Osman ve Gazv-ı Îşân bâ-Küffâr başlıklı bölümünden hareketle, sebeb-i telif kavramının örtük nedenlerine ve sebeb-i telifin müellifin görüş ve niyetleriyle olan ilişkisine dair farklı bir bakış açısı ortaya koydu. Rüveyda Yıldız, Kemalpaşazâde’nin Îzâhu’l-Islâh isimli eserinin sebeb-i telif kısmında “ıslâh” ve “izâh” kavramlarını nasıl kullandığına değinirken; Mehmet Emin Güleçyüz bir eserin telifinin arkasındaki çok katmanlı yapının sebeplerini izah etti. İlk günün son oturumu Sadık Yazar başkanlığında Fazile Eren Kaya’nın divan şairlerinin tercüme konusundaki düşüncelerini sebeb-i teliflerden hareketle tespit ettiği ve Mustafa Celil Altuntaş’ın seyahat, rüya ve himaye kavramlarından hareketle bir hadis tercümesinin sebeb-i teliflerini incelediği bildirilerle sona erdi.

“Sebeb-i Teliflerden Yazarın Niyetini Okumak”

Sempozyumun ikinci ve üçüncü günü Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Üsküdar Yerleşkesi’nde devam etti. Sempozyumun dördüncü oturumu “Sebeb-i Teliflerden Yazarın Niyetini Okumak” üst başlığıyla Abdurrahman Atçıl’ın oturum başkanlığıyla gerçekleşti. Baki Tezcan’ın, Tatjana Paic-Vukic’in ve Şeyma Benli ile Sibel Kocaer’in bildirilerinin yer aldığı bu oturumda Baki Tezcan’ın farklı metinlerdeki “hamdele” bölümlerinden hareketle berâ‘at-i istihlâl kavramı ekseninde sebeb-i telif meselesini ele aldığı “Tanrı’nın Farklı Yüzleri: Hamdele’de Berâ‘at-i İstihlâl ile Metnin İddiası ya da Konusunu İma Etmek” başlıklı bildirisi ilgiyle takip edildi. Yine bu oturumdaki, Tatjana Paic-Vukic’in “A Work Compiled By Muslihuddîn Musâfî in Banja Luka in 1609: Explicit and Implicit Motives for Writing and Translating” bildirisi, Bosna’nın Banja Luka kasabasında bir medrese kuran ve burada ders veren Muslihuddin Musâfî’nin öğrenim, öğretim ve ahlak bahisleri etrafındaki Arapça metinleri derleyip Türkçeye aktardığı eserinden hareketle metin, müellif, mütercim, çeviri ve sebeb-i telif kavramlarına getirdiği bakış açısıyla dikkat çekici oldu. Vukic’in kendi bildirisi için bir sebeb-i telif kurgulaması ise sempozyumun hoş enstantanelerinden oldu. Şeyma Benlier ve Sibel Kocaer’in sunumlarında ise Lâmi’i Çelebi’nin eser yazma gerekçeleri üzerinde durularak, tercüme ve telif arasındaki sebeb-i telif kurguları incelendi.

El yazması metinlerde disiplinler arası ilişki

Sempozyumun beşinci oturumu, “Okurun İzini Sebeb-i Teliften Sürmek” üst başlığıyla Tülün Değirmenci’nin oturum başkanlığında devam etti. Bu oturumun konuşmacıları Mustafa Altuğ Yayla, Burcu Gürcan Kıcır ve Özlem Özdemir Kumbar oldu. Tarih ve edebiyat disiplinlerinden bildirilerin sunulduğu oturumda, el yazması metinler söz konusu olunca tarih, edebiyat, coğrafya, ekonomi, sosyoloji ve daha pek çok ilmin tek bir metinde dahi birbiriyle nasıl iç içe geçtiği ve araştırmacıların bu disiplinler arası ilişkiyi her zaman göz önünde bulundurmaları gerektiği seçilen metin örnekleri aracılığıyla bir kez daha vurgulandı. Mustafa Altuğ Yayla tartışmaya açtığı “edebiyat piyasası” kavramı temelinde tebliğini sundu. Burcu Gürcan Kıcır ise sebeb-i telifi tekmil, takvim, ta‘dil, tağyir, tebdil, tenkih ve tashih kavramları üzerinden değerlendirdi. Özlem Özdemir Kumbar da lale temalı metinlerin telif sebepleri üzerinden dikkat çekici bir konuşma yaptı.

Sebeb-i telifin harici kayıtlarla ilişkisi

Sempozyumun altıncı oturumu “Sebeb-i Telifte Olmayan Telif Sebepleri” üst başlığıyla Fatih Çalışır’ın oturum başkanlığında Kadir Turgut’un, Tufan Kara’nın ve Fatma Esmanur Koç’un sunumlarıyla devam etti. Bu oturumdaki bildiriler sebeb-i telif bahsinin yazma eserlerdeki harici kayıtlarla ilişkisine odaklandı. Tufan Kara, “Harici Kayıtlardan Sebeb-i Telifi Öğrenmek” başlıklı bildirisinde Köprülü Fazıl Ahmet Paşa için telif ve istinsah edilen yazma eserlerdeki harici kayıtlardan hareketle bu eserlerin açık ve örtük telif sebeplerini inceledi.  Fatma Esmanur Koç ise büyük beğeni toplayan “Bir Telif Türü Önerisi: Yazma Eser Nüshalarına Hazırlanan Fihristlerin Sebeb-i Telifleri” başlıklı bildirisinde hem fihrist kavramını ve bu kavramın yazma eser kültürü çalışmalarındaki yerini ele aldı hem de fihristlerin birer sebeb-i telif unsuru olarak ele alınması teklifinde bulundu. Kadir Turgut da tebliğinde her ne kadar açık bir kayıt bulunmasa bile derleme eserlerin de telif sebebi olabileceğini gündeme getirdi.

Osmanlı’daki dönüşümün eserlere yansıması

9 Haziran 2022 gününün son oturumu İlhami Danış’ın oturum başkanlığında “Dönüşümün Eşiğinde Sebeb-i Telif” üst başlığıyla Recep Alpyağıl, Zehra Bilgin ve İsmail Alperen Biçer’in bildiriyle tamamlandı. Osmanlı toplumundaki dönüşümün eserlere yansıması ve bunun sebeb-i telif ekseninde okunmasına yoğunlaşan bu oturumun bildirileri, matematik, İslami ilimler, dil ve edebiyat gibi farklı disiplinlere dair sunumları içermesi açısından da dikkat çekici oldu.

Sempozyumun son günü Abdülkadir Özcan’ın oturum başkanlığında “Metnin Gerekleri, Yazarın Niyetleri” üst başlığıyla Nimet İpek, Fatih Bayram ve Fatma Sinem Eryılmaz’ın bildirileriyle başladı. Bu oturumda tarih ve tasavvuf konulu örnek metinlerden hareketle el yazması eserlerin telif süreçleri, sebeb-i telif gerekçeleri ve günümüze ulaşamayan nüshaların akıbetleri hakkında konuşularak, bildiri sınırları dâhilinde incelenen eserlerden hareketle el yazması eser çalışmalarına dair pratikler üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Eryılmaz’ın nüshanın -metnin değil- telif sebebi üzerine yaptığı değerlendirmelerin yazma eser kültürü çalışmaları için heyecan verici bir adım olduğu görüldü.

Farklı metin türleri üzerinden sebeb-i telif

Sempozyumun 10 Haziran Cuma günkü oturumlarının ikincisi ise Vildan Serdaroğlu Coşkun’un oturum başkanlığında “Sebeb-i Telifleri Tür Odaklı Okumak” üst başlığıyla Yahya Nurgat, Recep Hisar ve Duygu Kayalık Şahin’in bildiriyle devam etti. Bu oturumun bildirileri, farklı metin türleri üzerinden sebeb-i telif bahsini ele almış ve sebeb-i telifin türler özelinde taşıdığı özelliklere değinerek, “metin türleri mi sebeb-i telifi ortaya çıkarır yoksa sebeb-i telif mi metin türlerine göre şekillenir” meselesini irdelemiştir.

Sempozyumun son oturumunda Mehmet Cüneyt Kaya’nın oturum başkanlığında “Sebeb-i Telifin Mütenevvi Hâlleri” üst başlığıyla Fuat Aydın, Ümran Ay Say ve Tuba Hacer Korkmaz bildirilerini sundu. İslam felsefesi, Osmanlı tıbbı ve fıkıh alanlarında üç bildirinin yer aldığı bu oturum, ilgili alanlardaki bilgilere sebeb-i telif bahsi özelinde getirdiği farklı bakış açılarıyla sempozyum takipçileri arasında büyük bir ilgiyle karşılandı. Fuat Aydın’ın “Osmanlı Dönemi Yahudi ve Hristiyan Karşıtı Reddiyelerin Yazılma Gerekçeleri” başlıklı bildirisi reddiye kavramı, dinler tarihi araştırmaları ve bu metinlerin sebeb-i telifle ilişkisini göstermesi bakımından dikkat çekici oldu. Ümran Ay Say’ın “Klasik Türk Edebiyatında Farklı Bir Sebeb-i Telif Konusu: Halk Sağlığını Korumak” başlıklı bildirisi, dünya tarihinin seyrini değiştiren salgın hastalıklar ve son iki yıla her alanda damgasını vuran Covid-19 salgını ile düşünüldüğünde konunun güncelliği açısından da sempozyum takipçileri tarafından merakla dinlendi. Bu bildiri, son yıllarda araştırmacıların daha çok ilgi göstermeye başladıkları Türkçe tıp yazmaları konusunda önemli bir girizgâhın ardından, 16. yüzyılda yaşamış hekim şairlerden Nidâî’nin tıp konulu iki mensur ve bir manzum eserine yoğunlaşarak, sebeb-i telif gerekçelerine “halk sağlığını korumak” adlı yeni bir halkanın eklenmesi teklifinde bulundu. Bu oturumun son bildirisi olan Tuba Hacer Korkmaz’ın “Nevâzil ve Sebeb-i Telif Arasındaki İlişki-Afyon Risâleleri Örnekleri Özelinde-” başlıklı bildirisi ise fıkıhtaki nevâzil kavramını ayrıntılı olarak ele aldıktan sonra; afyon, tütün, kahve gibi müskirât ve mükeyyifât unsurlarının Osmanlı toplum yapısı ve tıp geleneğindeki algısına dikkat çekmiş; bu maddelerle ilgili dinî otoritelerin fetva ve görüşlerine değinmiş ve son olarak bu kavramlardan hareketle oluşturulan metinlerin sebeb-i telifle ilişkisine değinerek ufuk açıcı bir sunum gerçekleştirmiştir.

Genç araştırmacılar için örnek

Farklı disiplinlerde çok kıymetli bildirilerin yer aldığı, oturum sonlarındaki soru-cevap bölümleriyle önemli katkıların sunulduğu ve ufuk açıcı tartışmaların yaşandığı üç gün süren sempozyum, Tuncay Başoğlu’nun oturum başkanlığında Berat Açıl, Sami Arslan ve İlhami Danış’ın değerlendirme konuşmalarıyla sona erdi. Katılımcıların da aktif olduğu bu oturumda sempozyum fikrinin ortaya çıkması, kamuoyuyla paylaşılacak seviyeye gelmesi ve başarıyla neticelenmesine katkıda bulunanlara teşekkür edilerek, sempozyumun genel bir değerlendirmesi yapıldı. Sempozyumun açılış konferansı dâhil tüm oturumları bilimsel etik, ortak ve disiplinler arası çalışma, alan literatürü takibi ve ortaklaşa çalışmaların önemi konularında özellikle genç araştırmacılar için başarılı bir örnek teşkil ettiği dile getirildi.

Yazma Eserler Kültürü Sempozyumları’nın ilki olan bu sempozyum yazma eserler üzerine yoğunlaşmakla birlikte “sebeb-i telif” teması özelinde Türkiye’de düzenlenen ilk sempozyumdur. Sebeb-i telif teması etrafında uluslararası arenada düzenlenen ilk sempozyum ise 16-17 Kasım 2006 tarihinde Harvard Üniversitesinde Sebeb-i Telif: A Symposium on Ottoman Primary Sources başlığıyla gerçekleştirilmiştir. Sempozyum oturumlarını çevrimiçi takip eden Aslı Niyazioğlu, 2006 yılında Harvard’da düzenlenen toplantıdan bu zamana dek sebeb-i telif bahsinde yaşanan gelişmeleri disiplinlerarası bazda izleme fırsatı veren ve bu alanda ufuk açıcı çalışmalara ilham olacak “Sebeb-i Telif: Osmanlı Müelliflerinin Açık ve Örtük Yazma Nedenleri Sempozyumu”nun sevindirici olduğunu belirterek ilerleyen zamanlarda bu sempozyumun Sebeb-i Telif Sempozyumları Serisine dönüşmesini teklif etti.

Haber: Nesibe Yazgan Uslu

covid19
Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.