“Birlikte olmak için yüz yüze olmamız gerekmiyor”

Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Itır Tarı Cömert, görüntülü konuşma, mesajlaşma gibi teknolojik imkânların insanları koronavirüs salgını süresince birbirine bağlayacağını söylüyor.

Koronavirüsün yayılmasını yavaşlatmak, kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için fiziksel temastan kaçınmamız öneriliyor, yani sosyal uzaklaşma. Öte yandan birbirimizden ayrı kalmanın bireyleri yalnızlaştıracağı ve ruhsal bazı problemlere neden olacağı endişesi de insanların gündeminde. Ayrıca sosyal uzaklaşmanın ne kadar süreceğinin belirsiz olması da bu endişe halini etkiliyor. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Itır Tarı Cömert, sosyal uzaklaşmanın ilişki kurma biçimlerimizi bir süreliğine değiştireceğini ama beraberlik duygusunu etkilemeyeceğini söylüyor ve ekliyor:

“Birlikte olmak için illa yüz yüze olmaya gerek yoktur. Günümüzde teknolojinin bizlere sunduğu görüntülü konuşma, mesajlaşma gibi işimize yarayacak şeyleri daha yerinde kullanmalıyız. Bu bir açıdan ilişkilerin sanal ortama taşınması anlamına gelebilir evet, ancak bu zorunlu bir durumdur, her şey normale döndüğünde insani ilişkilerimiz de doğal akışında normale dönecektir.”

Sosyal uzaklaşmanın virüsün yayılmaması açısından gerekli bir önlem olduğunu bununla birlikte bu dönemde insanların birbirlerini desteklemeye olan ihtiyaçlarının daha da arttığını dile getiren Cömert, “İnsan ilişkileri bir çeşit değişime girdi ama ilişkiler ihtiyaca binaen kurulan ve insanların birbirlerini beslemeleri ve beslenmeleri esasına dayanan bir düzenekte ilerler. Bu düzeneğin çok değişeceğini açıkçası düşünmüyorum. Ama insanların kendileri ile uzun zaman geçirmeleri kendilerini daha iyi tanımaları noktasında fayda sağlayacağından belki özgüven, kendilik gibi kavramlar biraz daha genişleyecektir.” diyor.

“Psikolojik dayanıklılığımızı yüksek tutmalıyız”

İçinde bulunduğumuz günlerde insanların belirsizlikten doğan kaygı hâlini taşımalarının çok normal olduğunu belirten Cömert, kaygı ile birlikte gelen stres ve depresyondan uzak kalmak için ise psikolojik dayanıklılığın arttırılması gerektiğine dikkati çekerek şunları söylüyor:

“Yeni rutinler oluşturmaya çalışmak bu süreçte bizim için önemlidir. İnsanlar rutinleri severler. Bu süreçte kendimize uygun yeni hobiler edinmek, yeni kitaplar okumak, kullanılmayan eşyaları ayırmak, çiçeklerimiz ile ilgilenmek, evde spor yapmak gibi faaliyetler iyi gelecektir. Ben sabahları her zaman erken kalkarım yine erken kalkıp önce evi havalandırıyorum, ailecek beraber olduğumuz için hem bir arada yapacağımız hem de tek başımıza kalacağımız etkinliklere yer vermeye çalışıyorum. Eski kitaplarımı ayırdım, kullanmadığımız kıyafetlerimizi topladım, çiçeklerime bakım yaptım, tüm üniversiteler kütüphanelerini açtı oralardan indirdiğim kitapları okumaya başladım, eksik bıraktığım işlerimi tamamlamaya çalıştım. Uzun bir süreç, kendimizi ve çevremizi korumak için çaba sarf etmeli ve dayanıklılığımızı yüksek tutmalıyız.” 

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle birçok ülkede insanlar gıda ve temizlik ürünleri almak için marketlere akın ediyor. Medyaya yansıyan görüntülerde dünyanın birçok yerinde reyonların boşaltıldığını gördük, okuduk. Öte yanda ise balkonlarda hep birlikte şarkı söyleyen, sağlık çalışanlarını alkışlayan, evlerinden çıkamayacak durumdaki komşuları için alışveriş yapan insanların görüntüleri içimizi ısıttı. Yağma görüntülerinin kaynağının korku olduğunu ve toplumun genelini yansıtmadığını belirten Cömert, insanların tüm dünyada dayanışma içerisinde olduğunun altını çizerek şöyle devam ediyor:

“Korku insanlara birçok şey yaptırabilir. Bu durumda da hayatta kalma korkusu en keskin korkudur ve herkes şu anda onu yaşıyor. Bazı yerlerde marketlerin raflarının boşaldığını gördük ama bu toplumun genelini yansıtmıyor. Hem İtalya’da hem de ülkemizdeki dayanışma sosyal olarak birlikte olduğumuzu, hayatın devam ettiğini ve birbirimizden kopmadığımızı hatırlatıyor bizlere. Yalnız olmadığımızı bilmek bu süreçte hepimize iyi geliyor.”

 

Röportaj: Kübra Erten / Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.