PUAM çevrimiçi açılış paneli ile faaliyetlerine başladı
02 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PUAM), çevrimiçi açılış programıyla faaliyetlerine başladı.

Açılış programı; Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Musa Duman ve Merkez Müdürü Doç. Dr. Itır Tarı Cömert’in açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Gaye Saltukoğlu moderatörlüğündeki panel ile devam etti.

“Çocukluk travmalarının etkileri uzun yıllar sürebilir”

Klinik Psikolog Emre Konuk psikolojik travmayı iyileştirmede ailenin gücünden bahsederek, EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) tekniğinin travmaya müdahaledeki önemini anlattı.

Çocukluk travmalarının yetişkinlikte yaşanan olaylar üzerinde büyük etkisi olduğuna dikkati çeken Konuk, “Bir ailede travmatik süreçler yoğun gerçekleşmişse aradan uzun yıllar da geçse bunun etkilerini görürüz. Çocukluk çağı travmaları; yetişkinlikte yaşanan doğal afet, kaza, beklenmedik ölüm gibi travmatik olayların ardından travma sonrası stres bozukluğu yaşanma olasılığını arttırır.” dedi.

1999 Marmara depreminin üzerinden 20 yıl geçtikten sonra deprem mağdurlarıyla yaptıkları çalışmanın sonuçlarını da paylaşan Konuk, “Bu çalışmada aile içi travmatik süreci yoğun yaşamış bireylerde travmatik stres bozukluğu olduğunu gördük. Bu ailelerde çocuklar savunma mekanizmalarını öğrenemez. Öğrenemediğinde de dayanıklılık yani travmalarla baş etme kapasitesi düşer. Eğer travmatik süreçleri yoğun yaşayan bir aileye mensupsanız, bir afete maruz kaldığınızda kalıcı etkiler meydana gelir.” diye konuştu.

“Zorluklar karşısında baş etme becerisi de var”

Ruhsal travma alanında uzmanlaşan Psikolog Cumhur Amasyalı, bir psikolog olarak afet bölgesinde olmayı ve afet bölgesinde psikolojik travma ile çalışmayı hem afetzedeler hem de psikologlar perspektifinden ele aldı. Psikolojik travma ile çalışırken değişen alanlarda değişen yetkinliklere dikkati çeken Amasyalı, afet bölgesindeki psikologların kendi psikolojik sağlamlıklarını korumaları gerekliliğine ve bununla ilişkili olarak izlenebilecek protokollere vurgu yaptı.

Olaydan sonraki bir aylık erken dönemde terapiden çok psikolojik ilk yardım sağladıklarını ve mağdurları yaşadıkları olayla ilgili bilgilendirdiklerini dile getiren Amasyalı, “Bir kişinin yaşam boyu en az bir travmatik olaya maruz kalma olasılığı yüzde 80’dir. Travma sonrası stres bozukluğu yaşama oranı ise yüzde 8’dir. Bu yüzden ikisinin ayrı düşünülmesi gerekiyor. Bu bize şunu gösteriyor. İnsanlar zorlayıcı yaşama maruz kalıyor ama baş etmekle ilgili becerileri ve kaynakları da var. Erken dönem müdahalelerinde kişinin bu kaynaklara ulaşmasını ve fark etmesini sağlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de biz duygusu çok güçlü”

Sosyal Psikolog Nebi Sümer ise beklenmedik tehditler karşısında bireysel kimlikten sosyal kimliğe geçiş olgusu ile afetlerde sosyal destek, dayanışma ve yakın ilişkilerin önemine dikkati çekti. Sümer, grup uyumu ve kolektif davranışın dinamiğini paylaşırken, belirsizliğin yarattığı kaygıya ilişkin bilgi paylaşımında bulunarak afet, tehdit ve özellikle içerisinde bulunduğumuz pandemi döneminin sosyal psikolojik yönden nasıl yönetilebileceği üzerinde durdu.

Büyük toplumsal olaylarda travmaların önlenmesi ve başa çıkılmasında asli unsurun insan davranışlarının iyi yönetilmesi olduğuna işaret eden Sümer, Covid-19 pandemisi ile bu unsurun daha iyi anlaşıldığını ifade etti.   

Beklenmedik tehditler karşısında akla ilk ölüm korkusu geldiğini ve bunun da panik duygusuna yol açtığını söyleyen Sümer, “İnsanların duyguları sıcakken ‘biz’ duygusu iyi yönetilirse süreç de iyi yönetilmiş olur. Türkiye’de biz duygusunun ne kadar güçlü olduğunu son İzmir depreminde de gördük. Enkaz altından ses duymak için oluşturulan sessizlik anları bize kolektif uyumun mükemmel hâlini gösterdi. Bu sosyal destek ağı ilk duygusal tepkiyi yatıştıran en güçlü duygudur, kültürümüzün bir parçasıdır.” değerlendirmelerinde bulundu.

Yaklaşık 500 dinleyicinin yoğun ilgisiyle 2,5 saat süren açılış programı soruların cevaplanması, dilek ve temenniler ile sona erdi.

 

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.