“Bir Yazma Eser Medeniyete Dair Çok Şey Söylüyor''

Dünyada müstakil bir disiplin olmaya doğru giden yazma eser ve kitap kültürü çalışmalarında ülkemizin öncü bir konuma gelmesi hedefiyle kurulan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi Üsküdar Yerleşkesi’nde açıldı.

İslâm yazma eser çalışmalarında araştırma yapan ulusal/uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak müşterek projeler geliştirecek Merkezin yazma eser, yazma eser kültürü ve kitap kültürü alanlarında çalışmalar yapması hedefleniyor. Böylece yazma eser kültürü çalışmalarında ülkemizin öncü bir konuma gelmesi, bu alanda tanım yapan, terim vazeden bir duruma gelmesi hedefleniyor.

Açılış programında amaçlarını anlatan Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Sami Arslan, “Böyle bir merkez ülkemiz için gerekliydi. Yurt dışında yazma eserlerle ilgili birçok kurum-kuruluş ve çalışma var. Biz de bunu ülkemizde bir üniversite çatısı altında yapmak istedik. Merkezimiz kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere üç temel proje etrafında çalışmalarını yürütecek. Kısa vadeli projelerimiz arasında çalıştaylar, paneller, kitap yayınları yer alıyor. Orta vadede ise yazma eserlerle ilgili akademik bir dergi çıkarmayı hedefliyoruz. Temel amacımız da Osmanlı ilimler literatürünü ortaya koymak olacaktır.” diye konuştu.

“İslam medeniyeti bir kitap medeniyetidir”

Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin İslâm medeniyetinin kültür ve ilmi birikiminin sonuçları açısından hayırlı olmasını dileyen Rektörümüz Prof. Dr. M. Fatih Andı, İslâm medeniyeti mensuplarının yazma eser birikimimizle ilgili övgü merhalesini geçmesi gerektiğine dikkati çekerek şunları söyledi:

“İslam medeniyeti bir kitap medeniyetidir. Bir yanda kitapların içeriği itibarıyla önemsememiz gereken bir bilgi birikimi vardır, bir tarafta da kitapların sureti ve yapısı etrafında oluşmuş sanatlar vardır. Bunlardan dolayı yazma eser birikimimizi önemsemek zorundayız. Nitekim önemsemişiz. Fakat bu önemseyiş, ‘orada bir köy var uzakta gitmesek de gelmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür’ mantığı üzerine olmuş. Nesiller boyu Cumhuriyet döneminin Müslüman nitelikli okuryazarları olarak büyük ve zengin bir kitap medeniyetinin, bir yazma eserler külliyatının çocuklarıyız diye övünmüşüz, ama onlar Süleymaniye’de kalmış, biz sadece övünmüşüz. Biz bunlarla övünerek vakit geçirirken birileri bu eserlerin nasıl inceleneceğine dair yöntemler geliştirmeye, terminoloji oluşturmaya başlamışlar.”

Bu gerçeklerden hareketle Merkezin kuramsal bir çerçeve çizerek, yöntemsel ve terminolojik arka planı oluşturarak ilerlemesi gerektiğine temas eden Andı, böylece büyük bir birikimi ve zenginliği daha görünür, daha kullanılır hale getireceğini ifade etti.

“Önce teorik dil geliştirmeliyiz”

Açılış konuşmalarının ardından “Sükût Kıvamında Çığlık: Yazma Eser Kültürü Üzerine Tecrûbî Deyişler” başlıklı açılış konferansını veren Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, bir yazma eserin neleri dönüştürebileceğini, medeniyetimize, kültür hayatımıza ilişkin ne tür değişikliklere neden olabileceğini kendi tecrübelerinden örnekler vererek anlattı.

Bütün disiplinlerde olduğu gibi yazma eserler alanında da teorik dil geliştirilmesinin gerekliliğine işaret eden Fazlıoğlu, “Tanımlayan bir şeyin adını koyar, adını koyan da yönetir. Bir ilim sadece çalışmakla gelişmiyor, asıl gelişim o ilmin terimlerini inşa etmekle oluyor. Biz de bu Merkezde teorik çerçeveyi kurmaya çalışacağız. Teorik düşünme bir şeyin içine nüfuz etmek demektir. Yazma eserlerin içine nüfuz etmeli, kurucu unsurlarını belirlemeli ve bunları nedensel bir bağlantıyla inşa edip, dil geliştirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yazma eser ile medeniyet tarihimizin haritasını çıkarabiliriz”

Yazma eserleri sükût kıvamında bir çığlığa benzeten Fazlıoğlu, “Her yazma eser sakince, sükût halinde bir yerde durur ama aynı zamanda bir çığlığı da barındırır. O çığlığa kulak verince bir yazma eserin neleri değiştireceğini görürüz. Bir yazmayı konuşturduğunuz zaman kendi entelektüel tarihinize, bilim tarihinize, kültür tarihinize ilişkin o kadar çok şey söylüyor ve o kadar çok bilgiyi ifşa ediyor ki, siz de o bilgileri  bağlamına yerleştirdiğinizde ortaya muazzam bir resim çıkıyor. Bazen bilmediğiniz bir yazarı tespit ediyorsunuz, bazen bildiğiniz bir yazarın kayıtlarını buluyorsunuz, bazen de tüm medeniyet tarihini değiştirecek bilgiler elde ediyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Kendi yazma eser çalışma tecrübesi ışığında bir yazma eserin İslâm medeniyetine ilişkin tasavvurları değiştirme gücünü vurgulayan Fazlıoğlu şöyle devam etti:

“Bir yazma eser ile kültür ve medeniyet tarihimizin haritasını çıkarabiliriz. Yazmanın teknik içeriği size akademik kariyer açısından faydalıdır ama o yazmanın bağlamını ele aldığınız zaman onu kendi kültürel kodları ve tarihsel süreç içerisinde bulundurduğunuz zaman tüm İslâm medeniyetinin konuştuğunu görüyorsunuz. O konuşanı anlayacak önce bir niyet, sonra ahlak, ardından da bir kulak gerekir. Bunlar yoksa o sesi duyamazsınız. Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezimizde önce bu niyeti sonra metodolojiyi yani ahlakı geliştireceğiz. Ondan sonra da duymaya başlayacağız.”

Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi açılış programı konuşmaların ardından sona erdi.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.