FSM'de Yaşam
Öğrenci Kulüp Haberleri

İş hayatını mezunlarımızdan dinlediğimiz “Mezun Röportajları” serimize bu hafta Hukuk Fakültesi mezunumuz Zübeyir İkbal Araz ile devam ediyoruz. Özel bir hukuk danışmanlık firmasında çalışan Araz, staj yapmanın önemine değinerek “teorik bilgiyi sahada pratik etmek çok önemli” diyor.

Özel bir hukuk danışmanlık firmasında çalışıyorum. Pandemi döneminde iş hayatım ofis odaklı hale geldi.  Sosyal mesafeli olarak iş hayatına devam ediyoruz. Ben yabancı uyruklu vatandaşlara Türk vatandaşlığının kazandırılması konusunda hukuki danışmanlık hizmeti veriyorum. Bunun yanı sıra özel hukuk ve kamu hukuku alanında da dosyalarımızda oluyor. Ama benim alanım biraz daha yabancı uyruklu kişilerle oluyor.

“Her sektör bana farklı bir iş öğretti”

İşimi mezun olmadan önce, üniversitemizden mezun bir arkadaşım vesilesi ile buldum. Bu sektörde ilk iş deneyimim ama daha önce farklı sektörlerde de çalıştım.  12 yaşımdan beri kendi paramı kazanmaya çalışıyorum. Bu azim bende hep vardı. Yaz tatillerimi ufak işlerde çalışarak değerlendiriyordum.  Farklı sektörlerde çalışmam çok fazla insanla iletişime geçmeme sebep oldu. Üniversitede okurken reklamcılık alanında çalıştım. Bir derneğin almış olduğu bakanlık projesinde yer almıştım. Derneğin kitaplarının temini, kartvizitleri, stantları, flama bayrakları vs. gibi işlerini yapmıştım. Benim için güzel bir deneyim olmuştu. Hatta bir dönem pizzacıda bile çalıştım. Her sektör bana farklı bir iş öğretti. Bu benim için çok önemliydi.

Çalıştığım alanda parayla uğraşmanız gerekebiliyor. Bu yüzden güvenilir olmanız gerekiyor. Tabii sadece güvenilir olmak da yeterli olmayabiliyor. İşi isteyerek, severek yapmak ve o işe dair bilgi sahibi olmak da gerekiyor.  Üniversitede almış olduğum teorik eğitim çok kaliteliydi. İş sahasına geldiğimizde bunu biraz daha deneyimleyerek öğreniyorum. Pratik ve teorik birbirinden çok farklı olabiliyor ama hukukun özünü bilmeyen kişilerin pratik alanda zorlanacağını düşünüyorum. 

 

“Ders kitapları, ‘bu kitap bana ekmek parası kazandırabilir’ düşüncesiyle okunmalı”

 

Bu alanda çalışmak için ofis programları ve yabancı dil bilmek gerekiyor. Ayrıca özgüven, tatlı dil, güler yüz, etkili iletişim de bu alanda çok önemli. Dördüncü sınıfta almış olduğumuz “Milletlerarası Özel Hukuk” diye bir ders var. Bu eğitimi çok iyi aldığımızı düşünüyorum. Benim sektörümde ve benim alanımda çalışmak isteyen arkadaşlarım için şunu söyleyebilirim; herkes kanunu açıp okuyabilir, araştırabilir ama dersi geçmek için değil dersi anlamak için çalışmaları gerekiyor. Kitapların yanında dipnotlar var. Bu bilgiler bile çok önemli, özel ayrıntılar olan yazılar. Kitabı okurken genel hatlarıyla çalışıp bunun bana ileride ekmek parası kazandırabileceği düşüncesi ile konuya odaklanmak gerekebilir.  Yabancılarla iş yaptığım için dilimi geliştirmeye devam ediyorum.  Karşındaki kişiye güven vermek istiyorsan o kişinin dilini konuşmak, adını, sanını, yerini, yurdunu, itibarını bilmek gerekiyor. Bu anlamda yapılabilecek en güzel şey dil öğrenmek ve yurtdışı imkanı varsa bunu değerlendirmek.

Bunun yanı sıra öğrenci arkadaşlarıma tavsiyem, öğrencilik hayatları hala devam ederken stajlarına önem versinler. Aldıkları teorik eğitim ile pratik sahayı tecrübe etsinler. Sivil Toplum Kuruluşlarına üye olabilirler. Bu benim çevremin daha çok genişlemesine sebep oldu.  Hocalarımız ile iletişimlerini güçlü tutmaları iş hayatına girerken referans olmaları açısından önemli olabiliyor.

“FSM, İstanbul’daki diğer vakıf üniversitelerine göre çok daha kaliteli bir eğitim sunuyor”

Üniversitemin yapmış olduğu etkinliklerden çok memnundum. Hepsine de mümkün olduğunca katılmaya çalışıyordum. Haliç yerleşkesindeki çınar altında oturmaktan çok keyif alıyordum. Tekrar okumak istesem yine FSM’de okumak isterdim.  Daha çok sosyal aktivitelerde bulunmak ve derslerime biraz daha fazla ağırlık göstermek isterdim.  İş hayatında da FSM’den mezun olmamın avantajını yaşadım. Eğitim öğretim anlamında benim üniversitemin İstanbul’da bulunan vakıf ve özel üniversitelerinden çok daha kaliteli olduğunu düşünüyorum.  Hocalarının değer verdiği ve ilgilendiği bir üniversitem var. Bazı iş yerleri üniversitenin ismine bakarak verdikleri eğitimden dolayı işe alım yapmayabiliyorlar. Bizim üniversitemizin onlardan olmadığını gördüm. Kaliteli bir eğitim aldığımızı düşünüyorum.

Kariyer Merkezi’nin “Mezun Röportajları” Adalet Bölümü mezunu Elif Koçak ile devam ediyor. BBS Hukuk ve Danışmanlık firmasında gayrimenkul alanında çalışan Koçak, işe alım süreçlerini ve sektörün aradığı nitelikleri anlatıyor.

“Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Adalet Programı mezunuyum. 6 aydır BBS Hukuk ve Danışmanlık firmasında gayrimenkul alanında çalışıyorum. Mezuniyet öncesi ve sonrasında hep hukuk sektöründe çalıştım. İş arayışım devam ederken birçok yere başvuruda bulundum ve mülakatlara davet edildim. Her mülakatta ayrı bir deneyim elde ettim. Daha önce farklı bir hukuk bürosunda ve özel bir sigorta şirketinin hukuk departmanında çalışmıştım. Her biri benim için farklı deneyimlerdi.”

“BBS Hukuk ve Danışmanlık’ta mezun olduğum bölümün işini yapıyorum. Öncesinde icra, tüketici hukuku gibi alanlarda çalışmıştım. Şu anda da gayrimenkul alanında çalışmalar yürütüyorum. İlgim hep hukuk bürolarındaydı ve başvurularım da hep bu yönde oldu. İstanbul Barosu’na özgeçmişimi gönderip başvuruda bulundum. Birkaç gün sonra arayıp mülakata davet ettiler. Görüşme sonrasında da başarılı olduğumu ve online olarak bir görüşme daha yapacaklarını söylediler. Daha sonra da işe alındığım bilgisi geldi. İşe başlangıcımda iki ay kadar ofis ortamında sosyal mesafeli çalıştım. Yaklaşık dört aydır da evden çalışıyorum. Umarım en kısa zaman da normal hayatımıza dönmüş oluruz. Ofis ortamında çalışmayı epey özledim.”

“Ekip çalışmasına katılmak ve sorumluluk almak beni sosyal anlamda geliştiriyor”

“İşimi severek ve isteyerek yapıyorum. Ekip çalışmasına yatkın olduğumu ve daha önce çalıştığım alanlarda kazanmış olduğum tecrübelerimin işe alınmamda etkili olduğunu düşünüyorum. Bir dönem çalışmıyordum ve çok mutsuzdum. İş hayatı bana özgüven getirdi. Ekip çalışmasına katılmak ve sorumluluk almak beni sosyal anlamda geliştiriyor. Mesleki anlamda birçok kişiyle iletişime geçiyorum, bu da iletişim ağımı genişletiyor.”

“Yazışma dilini iyi bilmek ve iletişimin kuvvetli olması bizim sektörümüzde çok önemli. Ekip çalışmasına yatkın olmak ve işinizi severek yapmak da sizi bulunduğunuz konumdan daha ileriye taşıyacak yetkinlikler. Henüz mezun olmamış arkadaşlarıma en büyük tavsiyem yazılı sözlü iletişimlerinin kuvvetli olması ve ekip çalışmasına yatkın olmaları.”

“Üniversitemiz nitelikli bir akademik kadroya sahip. Hocalarımdan almış olduğum eğitimi iş hayatında fazlasıyla kullanıyorum. Hâlen iletişimde olduğum hocalarım var. Hepsini ayrı ayrı çok seviyorum. Verdikleri emekler çok değerli ve kendimi şanslı hissediyorum. Üniversitemizin değer verir sloganını fazlasıyla hissettim. Mezun olduktan sonra da birçok etkinliğe katıldım. Meslek Yüksekokulu idaresi ve Kariyer Merkezi ile iletişimimi hiç koparmadım. Tercih yapacak bütün arkadaşlarıma üniversitemi gönülden tavsiye ediyorum. Aldığım eğitimle sektörde bir adım öne çıktığımı düşünüyorum. Örnek aldığım hocalarımın izinden ilerlemeyi hedefliyorum.”

 

 

Kariyer Merkezi’nin mezunlarımızın iş hayatı deneyimlerine kulak verdiği “Mezun Röportajları” serisi Psikoloji Bölümü mezunumuz Esma Gümüş ile devam ediyor. Klinik Obezite ve Metabolik Cerrahi bünyesinde psikolog olarak çalışan Gümüş, işe alım süreçlerinden ve sektöre dair gözlemlerinden bahsederken, henüz mezun olmamış öğrenci arkadaşlarına da yararlı olabilecek tavsiyeler veriyor.

“Klinik Obezite ve Metabolik Cerrahi bünyesinde psikolog olarak çalışıyorum. Genel cerrahımız ameliyatlarını hastanede yaptığı için, hastane bünyesinde de çalışmış oluyorum aslında. Hastalarla ameliyat öncesi hastane ortamında görüşmeler yapıyor, ameliyat sonrası görüşmelere klinikte devam ediyorum. İşe ilk başladığımda hastanede Covid katı vardı. Daha sonra tüm hastalar taburcu edildi ve bu kat kapatıldı. Ben yatan hasta katında çalışıyorum. Gelen hastalar çeşitli testlerden sonra yatan hasta katına kabul ediliyor. Hastanenin diğer katlarına da çok gidip gelmiyoruz. Bu yüzden pandemi dönemi beni çok etkilemedi. Hastane çok steril bir ortam, içim rahat bu yüzden. Terapilere de maskeyle devam ediyoruz ve tüm kurallara uyuyoruz.”

“Yurt dışı deneyimim ve yabancı dilim beni bir adım öne taşıdı”

“Psikoloji Bölümünden mezun olduktan kısa bir süre sonra iş buldum. Halen Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünde son sınıf öğrencisiyim. Bu yüzden yarı zamanlı olarak çalışabileceğimi düşünüyordum. İşe alımlarda network de önemli ancak öz geçmişimde yurt dışı deneyimlerimin ve yabancı dil bilgimin insan kaynakları görüşmelerinde ön plana çıktığını söyleyebilirim. Önce zeka testi ve mantık sınavı sonrasında da İngilizce yazılı ve sözlü sınavlarına girdim. Kendimi ifade edebilmem ve akıcı konuşabilmem beni bir adım öne çıkardı. İşe yerleşene kadar bir buçuk aylık bir zaman geçti ve beş farklı kişiyle görüşme yaptım. İnsan Kaynakları uzmanları işe Psikolog olarak başlamasam bile yabancı dilim sayesinde farklı departmanlara da kabul edilebileceğimi söylediler hatta.”

“Aldığım eğitimi iş hayatında aktif olarak kullanıyorum”

“Öğrencilik hayatım boyunca birçok farklı sektörde çalıştım. Dört yıl boyunca Rahmi Koç Müzesi’nde Türkçe ve İngilizce rehberlik yaptım örneğin. Ayrıca bir psikoloji merkezi ve bir okulda staj yapabilme imkanı buldum. Hem okuyup hem çalışmak öğrencilere mesleki açıdan çok güzel deneyimler sunuyor. Aldığınız eğitimi sahada eş zamanlı olarak pekiştirebiliyorsunuz. Ben aldığım eğitimi iş hayatında aktif olarak kullanıyorum. Özellikle yabancı dil eğitimimi. Yurt dışı tecrübem üniversitemin bana burslu olarak sağladığı bir imkandı. Yani kendi imkanlarımla gidemeyeceğim yerlere üniversitem sayesinde giderek, ileride meslek hayatımı etkileyecek deneyimler kazandım. Hocalarımızın sadece teorik olarak değil uygulamalı olarak vermiş olduğu eğitimler de bizim için çok faydalı oldu.”

“İş hayatında sorumluluklar artıyor. Ancak okuyorken çalışıyor olmak iş hayatına adaptasyonu oldukça kolaylaştırıyor. İşe ilk başladığımda üniversiteyi özler miyim diye düşünüyordum. Ama yaptığım işte de araştırmalar, okumalar devam ediyor. Eğitim hayatından uzak kalamıyorum. Yüksek lisans ve doktora yapmak istiyorum. Eğitim hayatım devam edecek.”

“İletişim, yabancı dil ve çözüm odaklılık önemli”

“Çalıştığım sektörün aranan özellikleri iletişim, yabancı dil, çözüm odaklılık. Biz multidisipliner bir çalışma ortamındayız. Kalabalık bir ekibiz ve birbirimize yardımcı olmamız gerekiyor. Bu yüzden ekip çalışmasına yatkın olmak da aranan bir özellik diyebilirim.”

“Klinik psikoloji ve sağlık psikolojisi alanında ilerlemek isteyen öğrenci arkadaşlarımın İngilizceleri çok iyi olmalı. Mutlaka yurt dışı deneyimi edinmeliler. Son sınıfta alacakları terapi eğitimi daha genel olmalı. Çünkü mezun olur olmaz danışan alamayabiliyorsunuz. Ülkemizde çok fazla psikoloji mezunu var. İnsan kaynaklarına gelen 300-400 öz geçmiş arasından yalnızca İngilizce bilenleri ayırdıklarını söylediler bana. Staj tecrübeleri ve bilgilerin taze tutulması da diğer önemli noktalar.”

Kariyer Merkezi’nin iş hayatını mezunlarımızdan dinlediği “Mezun Röportajları” serisi devam ediyor. Biyomedikal Mühendisliği Bölümü mezunu İlay Yılmaz ile 30 Ocak 2021’de bir araya gelerek, eğitim ve iş hayatına dair konuştuk.

Renova Medikal Mühendislik firmasında çalışan mezunumuz, “İşimi mezun olmadan önce buldum. Staj döneminde bu firmada stajyerlik yaptım. Üniversiteye devam ederken gönüllü olarak staja devam ettim. Mezun olduktan sonra da işe alındım.” dedi. 

Biyomedikal sektöründe ilk iş deneyimi olduğunu ama daha önce farklı sektörlerde çalıştığını da ifade eden Yılmaz, “Öğrencilik hayatımda harçlık biriktirmek için farklı sektörlerde, giyim mağazalarında çalıştım. Bence bunu herkes yapmalı çünkü öğrencilik hayatında kişi başka yerlerde kendini ve iletişimini geliştirmek için çalışmalı diye düşünüyorum.” diyerek öğrenimine devam eden öğrencilere de tavsiyede bulundu.

“İş odaklı ve özgün olmam işe yerleşmemde etkili oldu”

İşe yerleşmesinde etkili olduğunu düşündüğü faktörü, “Aslında kendim olmak dışında hiçbir şey yapmadım. Yöneticilerim bana çok destek oldu. Ben de olabildiğince herkese yardımcı oldum. Gözüme batan bir şey varsa oraya müdahale ettim. Hiçbir işten kaçmadım. Nasıl daha faydalı olabilirim düşüncesinde ve problemleri daha kolay nasıl çözerim diye yaklaştım. Kısaca sadece iş odaklı ve özgün olmam bu işe yerleşmemde etkili oldu.” şeklinde ifade etti.

Firmada satış, operasyon ve satın alma işlerini yürüten Yılmaz, biyomedikal bölümünün birçok dalı olduğunu kendisinin iletişim alanında geliştirdiğini ve iş hayatının kendisine pratik çözüm, kriz yönetimi ve iletişim yeteneğinin gelişmesi konusunda çok şey kattığını ifade etti.

“Ne istediğini bilirsen hedefine daha kolay ulaşırsın”

Biyomedikal sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilerimize, “Hedef koyabilmek çok önemli. Bu mesleği seçmemde bu bölümde okumamda etkili olan şey, sağlık alanının beni her zaman etkileyen bir bölüm olmasıydı. Ayrıca babam da mühendis olduğu için ben de mühendisliği düşünürdüm. Medikali ve mühendisliği aynı anda kullanabileceğim bir meslek olmasını istemiştim, araştırmalarım sonucu biyomedikal mühendisliği ile tanıştım. Kişi ne istediğini bilip ona göre çalıştıktan sonra zaten kapılar mutlaka açılacaktır. Ne istediğini bilirsen hedefine daha kolay ulaşırsın.” diyerek tavsiyelerde bulundu.

“Hocaların güler yüzü, idari personelin her konuda yardımcı olması benim için çok önemliydi”

“Bir kez daha FSM’de okusaydım sosyal anlamda kendimi daha fazla geliştirirdim. Bunu yapan çok arkadaşlarım vardı ama ben daha çok ders odaklı ilerledim. Hocalarım çok iyiydi, her anlamda bana destek oldular. Ufkumu açmamda bana çok yardımcı oldular. Üniversitedeki tek eksik yanım sosyal anlamda aktif olmamam oldu. Kütüphanede, sınıflarda, laboratuvarda ders çalışmak benim için büyük avantajdı. Hocalarımın güler yüzü, idari personelin her konuda bana yardımcı olması, benim için etkinliklerden çok daha önemliydi.”

İş hayatında FSM’li olmanın avantajlarından da bahseden mezunumuz, “Üniversitemizin biliniyor olması beni mutlu ediyor. Ben de mühendislik okumak isteyenlere üniversitemizi tavsiye ediyorum.” dedi.

“Fark yaratacak olan benim ve eğitim aldığım hocalarımdır”

İş hayatında da diğer üniversite mezunlarından kendini ayıran özellikleri, “Köklü olan ya da olmayan bir üniversiteyi üniversite yapan şey içindeki hocalarıdır. Üniversitem de eğitimi ve hocaları ile takdir ediliyor. En önemlisi de nereden mezun olursam olayım farkı yaratacak olan kişi benim ve bana eğitim veren hocalarımdır.” diye anlattı.

Pandemi sürecindeki iş hayatıyla ilgili de bilgi veren Yılmaz, “Ülkemizde ilk vakalar görülmeye başlayınca bir ay kadar evden çalıştık. Operasyonel kısımda olduğum için telefonla işleri takip edebiliyordum. Sadece evde olmak, fazla hareket halinde olamamak biraz moralimi bozuyordu. Bir ay sonrasında sosyal mesafe kurallarına da uyarak ofisimize geri döndük. Sahada çalışan mühendislerimiz ofiste çalışanları da düşünerek bir süre uzaktan çalışmaya devam ettiler. Yöneticilerimiz bu konuda çok anlayışlılar.” dedi.

Kariyer Merkezi olarak önümüzdeki günlerde mezunlarımızla bir araya gelmeye devam edeceğiz. İş hayatındaki tecrübelerini paylaşmak isteyen tüm mezunlarımızı bizimle iletişime geçmeye davet ediyoruz.

Uluslararası Değişim Programıyla üniversitemizde bir dönem eğitim alan Mark Pellowe Türkiye tecrübesini anlattı.

Eğitim için Türkiye’yi ve üniversitemizi tercih etme sebepleriniz nelerdir?

Matematik bölümü öğretim görevlimizden İstanbul’da stajın mümkün olduğunu öğrendim. Türkiye’yi seçtim çünkü burada yapacağım iş dersimle en uygun olanıydı ve kariyerimde de bana faydası olacağını düşünüyorum.

Tercihinizden memnun musunuz?

Buradaki fakülteler bence harika. Haftalarca 3D yazıcılarla çalıştım ve onları hâlâ çok ilginç buluyorum. Burada umut verici birçok iş var. Ayrıca çalışanlar gerçekten yardımsever ve güler yüzlü. Yani seçimimden çok memnunum.

Hangi üniversitede ve hangi bölümde öğrenim görüyorsunuz?

İngiltere’de Salford Üniversitesi, Havacılık Mühendisliği bölümü.

Kendi üniversitenizle Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi arasında ne gibi farklılıklar var? Eğitim, kampüs yaşamı, arkadaş ilişkileri gibi konularda… 

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde daha küçük bir kampüs ve daha yeni binalar var. Çoğu insan dost canlısı ve Türkçem kötü de olsa bana yardım etmeye çalışıyorlar. İngiltere’de, Türkçe ya da başka bir dil konuşan birilerini bulamazsınız. Bazı farklılıklar olsa da buradaki üniversiteyi sevdim. Okul hayatı hemen hemen kendi ülkemdeki gibi yalnızca öğrenciler farklı. 

Üniversite dışında neler yapıyorsunuz?

Neredeyse dinlenmeye hiç fırsat bulamıyorum. Şehir çok büyük ve yapılacak çok şey var; arkadaşlarımla Türk çayı içmek, tavla oynamak, Topkapı Sarayı ve Ayasofya gibi yerleri ziyaret etmek gibi…

Türk kültürü hakkında özel çalışmalar yapıyor musunuz?

Düzenli olmasa da Türklerin tarihi hakkında okuyordum. Fatih Sultan Mehmet ve yakın çağdan “Türklerin babası” Atatürk hakkında bilgiler edindim. Kültür açısından, yiyecekleri denemek ve boş zamanlarımda da genelde Türklerin yaptıkları şeyleri yaparak şehirde yaşıyorum.

Türk kültürü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türk halkına çok saygı duyuyorum, geçmişi ve yaşam tarzlarıyla gurur duyuyorlar. Benim gibi yabancıları hoş karşılayarak samimi davranıyorlar. Davet edildiğim mekanlarda her zaman yiyecek ve içecek ikram ediliyor, gittiğim her yerde “hoş geldiniz” kelimesini hissetmek çok güzel!

Gelmeden önceki ve geldikten sonraki Türkiye algınızı anlatır mısınız?

Türkiye’ye gelmeden önce medya haberleri sebebiyle kısmen olumsuz bir görüşe sahiptim. Oysa burada yaşadığımdan beri Türkiye’nin uluslararası insanlarla dolu bir ülke olduğunun farkına vardım. Türkiye gerçekten ilginç ve tarihi bir yer.

İstanbul dışında gezdiğiniz şehirler var mı?

Evet, küçükken ailemle Marmaris’e gitmiştim. Buraya geldiğimden beri ise Bodrum’a gittim ve yakında Kapadokya’ya gideceğim.

İstanbul’da en çok nereyi ve ne yapmayı seviyorsunuz?

Kesinlikle Ayasofya. Bu yapı bugüne kadar gördüğüm en güzel yapılardan birisi ve Sultan Ahmet Camii ve Topkapı Sarayı yürüyüş mesafesinde. Sanırım yapmayı en çok sevdiğim şey de arkadaşlarla çay içip sohbet etmek.

 

Uluslararası Değişim Programı ile Üniversitemize gelen Hukuk öğrencisi Adib Shauqi Bin Mohd Bakri ile Uluslararası Değişim Programı tecrübesine dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. 

Eğitim için Türkiye’yi ve üniversitemizi tercih etme sebepleriniz nelerdir?

Eğitim görmekte olduğum Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi (IIUM) Ahmad İbrahim Hukuk Fakültesi belli hedeflere ulaşmak için Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile devam eden bir iş birliğine sahip. Bu sebeple, iki üniversite arasında bir değişim programı oluşturuldu ve biz de Türkiye değişim programı için seçilen ilk öğrenci topluluğuyuz.

Tercihinizden memnun musunuz?

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi çalışanları ve akademisyenlerinin gösterdiği misafirperverlikten çok memnunum. Akademisyenler ve üniversite çalışanları, değişim programı öğrencileri olarak yolculuğumuz boyunca bize yardımcı oldu. Burası beklentilerimi karşılayan bir üniversite. 

Kendi üniversitenizle Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi arasında ne gibi farklılıklar var? Eğitim, kampüs yaşamı, arkadaş ilişkileri gibi konularda… 

Temel fark, Malezya'daki üniversitemin, İstanbul'un her tarafına dağılmış birçok kampüse sahip olan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesine kıyasla geniş bir merkez kampüsüne sahip olması. Burada ise, Haliç Kampüsünde okuyorum. Bu kampüsü, çok büyük olmasa da çevresinde öğrencilerin kullanabileceği modern ve yeterli olanakları olmasından dolayı seviyorum.

Eğitim açısından kendi üniversitemle karşılaştırdığımda temel fark, burada kendi üniversitemdeki İngilizceye kıyasla iletişim için Türkçeyi kullanması. Arkadaşlık açısından ise, üniversitemin sosyal hayatıyla karşılaştırdığımda pek fazla fark olmadığına inanıyorum.

Üniversite dışında neler yapıyorsunuz?

Boş zamanlarımda, Türklerin kültürünü görmek ve tarihi yerlerini öğrenmek için İstanbul'u keşfe çıkıyorum. Bunun yanında, ülkemde bulunmayan yerel yemekler ve lezzetleri tatmaktan da memnunum.

Türk kültürü hakkında özel çalışmalar yapıyor musunuz?

Şu anda Türkiye'nin tarihi ve İslam kültürü ile çok ilgileniyorum çünkü çok büyüleyici ve şaşırtıcı.

Türk kültürü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türk insanının günümüze kadar görülebilecek ve keşfedilebilecek tarihsel kanıtlarla zengin, yüzlerce yıl öncesine dayanan tarihi, dini ve kültürel açılardan çok uygar olduklarına inanıyorum.

Gelmeden önceki ve geldikten sonraki Türkiye algınızı anlatır mısınız?

Ülkemde Türkiye’nin muhteşem bir ülke olarak tarihi bir zenginliğe sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Bizzat burada yaşayan birisi olarak geldikten sonra tüm izlenimler daha da gerçek oldu.

İstanbul dışında gezdiğiniz şehirler var mı?

İstanbul’un çoğu bölgesini gezdim. Başka şehirlere gitmedim fakat Ankara, Konya, Antalya gibi şehirleri keşfetmeyi çok istiyorum.

İstanbul’da en çok nereyi ve ne yapmayı seviyorsunuz?

İstanbul içinde en çok Sultanahmet meydanı, Eminönü ve Üsküdar’ı seviyorum. Boş zamanlarımda şehri keşfetmeyi seviyorum ve farklı tepelerden İstanbul’un güzel manzarasını izlemeye bayılıyorum.

 

Röportaj: Uluslararası Programlar Ofisi 

 

Geleneksel Türk Sanatları lisans mezunumuz ve aynı programda yüksek lisans eğitimine devam eden öğrencimiz Özbekistan uyruklu Abbos Shomansurov, Özbekistan Turizm Geliştirme Devlet Komitesi'nde Geleneksel Sanatlar Bölüm Başkanlığı görevine getirildi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in, Özbekistanlı gençlerle buluştuğu foruma katılan öğrencimiz, Geleneksel Sanatlar alanına özgü projesini anlattı. Proje önerisi Cumhurbaşkanı tarafından beğenilen öğrencimize ulaşan Turizm Geliştirme Bakanı kendisine Geleneksel Sanatlar Bölüm Başkanlığı görevini teklif etti.

Cumhurbaşkanı tarafından tahsis edilecek alanda kısa sürede projesini hayata geçirmeyi planlayan öğrencimiz, Üniversitemizde aldığı Geleneksel Türk Sanatları eğitiminin kendisine kazandırdığı mesleki tecrübesini Özbekistan'daki gençlere ve sanatseverlere aktaracak. 

Bilgisayar Mühendisliği öğrencimiz Âkif Kılıç, Polonya Politechnika Bialostocka Üniversitesi'ndeki Erasmus deneyimini paylaşıyor.   

Merhaba. Erasmus maceram, evvelinde yaklaşık dört kez yurt dışı gezisi planlamam ve her defasında bazı sorunlardan dolayı planlarımın iptal olması neticesinde şansımı bu kez de Erasmus’tan yana kullanmak istememle başladı. İspanyolca öğrenmeye başlamam sebebiyle ilkin İspanya’ya gitmek istedim fakat yeni güncellemelerle dil sertifikaları istendiğinden Macaristan’a yöneldim. Onda da ders içerikleri uyuşmayınca mecburen Polonya’nın doğu tarafında, 300 bini aşkın nüfusuyla Bialystok’un Politechnika Bialostocka Üniversitesi’ne karar verdim.

“Bol yeşilliğiyle huzurlu bir ülke”

İlgili prosedürler sağlandıktan sonra ders seçimleri ve vize işlemleri gibi çok sancılı bir süreç başlıyor. Vizemin geç çıkması sebebiyle eğitime iki hafta geç başlayacakken virüsün çıkması ile Bialystok’a vardıktan iki gün sonra okulda bir derse bile giremeden iki haftalık karantinaya alındım. Bu süreçte de hayat her alanda ve anlamda durma noktasına geldiğinden karantinamın bitmesi neticesinde bir iki hafta da yurda dönüş denemelerim, konsolosluklarla iletişime geçmem ve ailemi teskin etmemle geçti. Ulaşım tamamıyla durma noktasına geldiğinden dönme çabalarım nihayetsiz kaldı. 

Polonya’nın yemek kültürünün pek olmadığını söyleyebilirim. Çoğunlukla fast-food, pizza, hazır dondurulmuş yiyeceklerle besleniyorlar. Yeni yeni toparlanmaya çalışan, kendi mimarisini inşa etmeye girişen, durağanlık içinde, sessiz, sakin, geniş caddeleri, bol yeşilliğiyle huzurlu bir ülke konumunda.

“Yemek festivalleri için birkaç Türk yemeği bilmekte fayda var”

Gitmeden önce mutlaka hibenin alınması gerektiğini söyleyebilirim; diğer türlü kur dönüşümleri, alınan komisyonlar, bankalardan Euro almada yaşanan sıkıntılar can sıkıcı olabiliyor. Önceden hibeyi alabilmek için de vize işlemlerinin olabildiğince erken halledilmesi gerekiyor. Ayrıca banka kartlarının yurt dışına açık olması, Visa ve Mastercard kullanımında online işlemlerde çok sıkıntı yaşanılmayacağı, 3D güvenlik durumu var ise önceden ilgili operatörle iletişime geçip sorunun halledilmesi de hayat kurtaran ipuçları arasında. Ayrıca gitmeden evvel mutfak araç gereçlerini orada almamız gerektiğini, yemeği kendiniz yaptığınızı, bazen yabancı arkadaşlarla traditional food (geleneksel yemek) festivalleri yapıldığını dolayısıyla en az birkaç Türk yemeği bilmekte fayda olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmak lazım.

Bir çok şeyi burada aktarabilme imkanım olmasa da kendi adıma en olmadık zamanda gitmem, geç kalmam ve virüs olayı sebebiyle süreç pek iyi geçmemiş olsa da edindiğim iyi dostluklar, gördüğüm kültürel farklılıklar, test ettiğim Endonezya, Meksika, Çin vb. dünya mutfakları, insanlardan edindiğim genel kültür bilgileri, gözlemlediğim hayat tarzı ve düşünceler, Almanya, Avusturya ve Çekya gibi ülkeleri gezerken yaptığım analizler kısıtlı bir süreçte de olsa Erasmus’un bana kattığı pozitif yönler arasında yer alıyor. Üniversitenin iyileştirilmesi gereken birçok yönü bulunmakta fakat normal eğitim sürecinde iseniz ve herhangi bir probleminiz yoksa okuldan yana çok eğlenceli bir dönem geçirme potansiyeline de sahip. 

Öğrenci Kulüpleri

Öğrencilerimizin üniversite yaşamlarında akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal, kültürel, sanatsal ve teknolojik alandaki faaliyetleri de önemli bir yere sahiptir. Bu alanlarda katıldıkları ve düzenledikleri etkinlikler akademik yaşamlarını daha verimli kılmakta, özgüven ve kendilerini ifade etme yetilerini geliştirmekte aynı zamanda üniversitemizin sosyal yaşamı içinde sorumluluk almalarını sağlamaktadır. Bireyselliğin yanında birlikteliği, ortak çalışmayı simgeleyen kulüpler, öğrencilerin etkinliklerde görev alarak bilgi, yetenek ve ilgileri ölçüsünde kişisel potansiyellerini geliştirmelerini ve içinde bulundukları grubun çalışmalarına katılarak heyecanlı, mutlu ve dinamik bir üniversite yaşamını oluştururlar.


Siteye Git

Kütüphane

Eğitim-öğretim dönemlerinde;
Haliç Yerleşkesi Kütüphanesi: Haftaiçi 24 saat / Haftasonu 10.00-19.00 Topkapı Yerleşkesi Kütüphanesi (Merkez) : Haftaiçi 08:30 - 17:30 / Haftasonu : Kapalı Üsküdar (Atik Valide) Yerleşkesi Kütüphanesi: Haftaiçi 08.30-20.00 / Cumartesi 10.00-19.00
(Sınav dönemlerinde Haftaiçi 08.30-22.00 / Haftasonu 10.00-19.00)
Kandilli Yerleşkesi Kütüphanesi - Küçükçamlıca Yerleşkesi Kütüphanesi Fatih Yerleşkesi Kütüphanesi : Haftaiçi 08.30-17.30


Siteye Git

FSMVÜ Yayınları

Eğitim-öğretim dönemlerinde; Haliç Yerleşkesi Kütüphanesi Haftaiçi 24 saat / Haftasonu 10.00-19.00 Topkapı Yerleşkesi Kütüphanesi (Merkez) : Haftaiçi 08:30-17:30 / Haftasonu: Kapalı

 


Siteye Git

Uluslararası Ofis

Our team at the Department of International Relations offer you support from the first moment you become familiar with us until the last day you spend here with us. If you are a student, a scholar, or the family of those, coming to Fatih Sultan Mehmet Vakıf University, we will be there to help you adjust to your new life at our university and overcome challenges of living and studying/teaching abroad. We will help you with accommodation arrangements taking your personal preferences and expectations into consideration. Orientation meetings will be held on your arrival to give you necessary and practical information. We are dedicated to make your experience here as smooth, worthwhile and fun as possible. It will be our greatest pleasure to have contributed to your academic achievement, personal satisfaction and your understanding of Turkish life in general.


Siteye Git

Sağlık, Kültür ve Spor

Üniversitemiz öğrencilerinin bireysel, sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerine katkı sağlamak, gençlerimizi sağlıklı ve aydın bireyler olarak geleceğe taşımayı amaçlamaktadır. Birim hizmet verdiği alanda sağlık kuruluşu, öğrencilerin sosyo- kültürel danışma ve rehberlikleri ile spor gereksinimlerini karşılayan bir uygulama dairesidir.


Siteye Git

Kariyer Merkezi

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Kariyer Merkezi öğrencilerin ve mezunların bilgi, yetenek ve isteklerine uygun, kariyer seçimlerini bilinçli bir şekilde yapmalarını sağlamak üzere kariyer yolunda kendilerine rehberlik ederek, daha okul sıralarında katılacakları eğitim, seminer, panel, konferans ve sempozyumlar ile pratik iş sahası gezileri, stajlar ve projeler sayesinde mezuniyet sonrası iş hayatına geçişte uyum sürecini yetkin bir şekilde atlatabilmelerini ve üniversitemizin kariyer faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden yararlanarak seçmek istedikleri meslekleri daha yakından tanımalarını sağlayarak onların gelecek planlarına destek olmayı amaçlamaktadır.


Siteye Git

UZEM

Uzaktan Eğitim Merkezi, Üniversite bünyesinde açılan e-öğrenme temelli dersler ile ön lisans, lisans, lisansüstü ve sürekli eğitim programları kapsamında uzaktan yapılacak eğitimler için plan, program, koordinasyon ve uygulama faaliyetleri yürütmek amacıyla kurulmuştur.
      Uzaktan Eğitim Merkezi 2013-2014 akademik yılından itibaren Üniversite zorunlu derslerden Türk Dili ile Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi derslerini e-ders sistemi üzerinden öğrencilerimize sunmaktadır. 2016-2017 akademik yılı itibariyle İngilizce dersleri de e-ders sistemi üzerinden verilmektedir.
      Dersler İnternet üzerinden takip edilmekte olup, öğrencilerimiz dilediği zaman ve yerde sisteme online bağlanarak ders videolarına ve notlarına erişebilmektedirler. Derslerin sınavları Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından koordine edilmekte olup, vize sınavları e-ders sistemi üzerinden online yapılmakta, final ve bütünleme sınavları ise test yöntemiyle yerleşkelerde yapılmaktadır.


Siteye Git

Bilgi İşlem

Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız, 2010 yılında kurulup hızlı bir şekilde büyüyen üniversitemizle birlikte uzun süreçler alacak birçok gelişmeyi kısa sürede gerçekleştirip birçok başarıya imza atmıştır. Üniversitemiz kampüsleri İstanbul’un birbirinden farklı merkezi noktalarında bulunsa da Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tek kampüs mantığıyla tüm akademik ve idari kadro bir aradaymış gibi bilgi teknolojilerini entegre etmeyi başarmış ve hizmetlerini sürdürmektedir.


Siteye Git
Fikir ve önerilerini
bizimle paylaş
Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.