“İlim Talebesi, Araştırmasından Emin Olmalıdır”

28 Nisan 2018

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) ile İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) ortaklığında 27-28 Nisan tarihlerinde düzenlenen “Âllame Muhaddis Muhammed Avvâme ve Hadis İlmindeki Çalışmaları” başlıklı uluslararası sempozyumda, asrın büyük hadis âlimlerinden Muhammed Avvâme’nin ilmi hayatı, tedris ve terbiye metodu, hadis usulü ilmindeki çalışmaları ve görüşleri dünyanın farklı üniversitelerinden gelen hocalar tarafından kapsamlı bir şekilde ele alındı.

“İstanbul, İslâmi ilimlere hizmet diyarı”

Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyum, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Sempozyumun açılış oturumunda konuşan Muhammed Avvâme, ilim üretmede son durağının İslâmi ilimlere hizmet diyarı olan İstanbul olduğunu söyleyerek, Allah’ın İslâm âlemine hizmet eden tüm devletlerin yanında olması temennisinde bulundu.

Allah’ın en önemli nimetlerinden birinin İslâm olduğunu söyleyen Avvâme, ilim talebesi olarak yetiştiği ve büyük hocalardan ders aldığı için Allah’a şükrederek, “Medine-i Münevvere’de uzun süreler geçirdim. Burada ilk İslâm üniversitesini kurdum. Bir de kütüphane kurmak nasip oldu. Kendimi ilme vermiş oldum. Allah’a şükür çok değişik kitaplara hizmet etmek nasip oldu.” diye konuştu.

Ulemanın çoğunluğunun metot şemsiyesi altında olması gerektiğine işaret eden Avvame, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece bir âlime ağırlık verilmemeli. Bir ilim diğerine galip gelip daha çok ehemmiyet verilmemeli, denge olmalı. Tenkit edebi, edep de tenkidi aşmamalı. Bir ilim talebesi araştırmalarında özgür olmalı ama edepli de olmalı. Sözlere teslim olmamalı, eleştirel olarak yaklaşmalı ve doğruluğunu araştırmalı. Okuyucunun görevi büyük âlimlerin karşısında teslim olmaktır. Her âlimin sözü başımızda taçtır ama doğruluğundan emin olunmalı.”

Akıl ve nakil arasındaki dengenin de kurulması gerektiğini ifade eden Avvame, “Aklın birtakım sınırları var. Nakil Allah’tan ve Peygamber Efendimiz’den geliyor. Akıl, nakilleri birleştirmek ve aktarmak için vardır. Akıl, nakille çelişmez. Aklın kalkıp da nakle karşı durması doğru değildir, bu Yahudilerin âdetidir. Aklın insanla çelişip karşı durması da söz konusu olamaz. Bu âlimlerimizin metodudur, selefimizin üslubudur. Ulemamızın takip ettiği yol bunun üzerinedir.” ifadelerini kullandı.

“Peygamberimizin mirasını sunmak için iğneyle kuyu kazdılar”

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türkiye’nin âlimlerin sığınak yeri olduğunu kaydederek, “Bu Allah’ın bize bir ikramı. İstanbul’un, fethedildikten hemen sonra, birçok İslâm âlimini karşıladığını biliyoruz. Süleymaniye Kütüphanesi İslâm ilimleriyle dolu. Sadece Türkler, Araplar olarak değil, hepimiz beraber bunu gerçekleştirdik. Allah bize âlimlerin hicret etmesini nasip etti. Bu bizim için bir şans.” değerlendirmesinde bulundu.

Hadis ilminde “altın zincir” diye tartışmalı bir husus olduğunu, İmam Buhari’den itibaren bu tartışmaların sürdüğünü belirten Görmez, bu zincire dâhil olan âlimlerin adeta iğneyle kuyu kazarak Peygamberimizin mirasını sunduklarını ifade etti.

Görmez, “Ebu Hanife tek başına bir âlim değil, büyük bir âlimdir. Ebu İmamül Harameyn bir ekol. İmam Gazali büyük bir ekol. Muhammed Zahidil Kevser-i bir ekol. Yine altın isnattan hocamız Muhammed Avvâme. Bu ilmi olarak bir altın silsile. Her birisini Rabbani âlim diye tasvir edebiliriz. Üçü de iğneyle kuyular kazdılar Peygamberimizin mirasını sunmak için. Bize çok değerli bilgiler takdim ettiler. Biz sadece bilim ve bilgi almadık, bu hocalarımızdan edepli olayı öğrendik. Hilaf anlaşmazlık edebini öğrendik. Tenkit ve latif üslubunun öğrendik. Bizler bu günlerde tenkidin edebi ve edebin tenkidine ihtiyaç duyuyoruz. Bunlar âlim elbisesi giyiyorlar ama edepten mahrumlar. Onlar internette kürsüye oturuyorlar ama onlarda edep göremiyoruz. Kitaplarında sadece ilim ve bilgi var. Ama öyle kitaplar da vardır ki, onları okuduğunuzda, yazan âlime talebe olduğunuz hissine kapılıyorsunuz. Kevseri, Avvame gibi hocaların kitaplarını okuduğumuzda kendilerine talebe gibi hissediyoruz.” şeklinde konuştu.

“İnsanların zihninde tereddütler oluşturmaya çabalıyorlar”

Sempozyumda konuşan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman ise hadis çalışmalarına ömrünü vakfetmiş Muhammed Avvâme’nin gündeme getirilmesinin ve rol model olarak genç nesillere takdim edilmesinin çok önemli olduğuna işaret etti.

Bazı kesimlerin “Peygambersiz İslâm” projeleri olduğunu söyleyen Duman, şöyle konuştu:

“Oryantalist yaklaşımıyla Müslümanlara dayatılmaya çalışılan ve İslâm’ın kaynaklarının sıhhatini zedeleyen, sağlam bilgi alma konusunda insanların zihninde tereddütler oluşturmaya çabalayan kişiler var. Bu, İslâm’ın sağlam binasını yıkmaya gücü yetemeyenlerin oluşturduğu sinsi bir plan. Ne yazık ki ülkemizde de bu yola tevessül eden bazı gafil din âlimi görünümlü insanlar olabiliyor.”

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan da “Yeni nesil örnek âlim görmekten mahrum kaldı. Bu canlı örneklerin görülmesi çok faydalı olacaktır. Allah nesillerimizi ilim üzerine yetişen nesillerden eylesin.” dedi.

İbn Haldun Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Aybakan ise Muhammed Avvâme’nin hadis ilmindeki titizliği ve dikkatine işaret ederek, hadis âliminin ömrünün 60 yılını bu ilme adadığını kaydetti.

İlk günü Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde farklı ülkelerden gelen yoğun dinleyici katılımıyla düzenlenen “Âllame Muhaddis Muhammed Avvâme ve Hadis İlmindeki Çalışmaları” sempozyumunun ikinci günü FSMVÜ Haliç Yerleşkesi Konferans Salonu’nda yine yoğun katılımla tamamlandı. Muhammed Avvâme’nin ilmi hayatı, tedris ve terbiye metodu, hadis usulü ilmindeki çalışmaları ve görüşleri, cerh ve tadil ilmindeki çalışmaları ve görüşleri, hadis literatürünün tahkiki ve ortaya çıkarılmasındaki çalışmaları; dünyanın farklı üniversitelerinden gelen hocalar tarafından 7 oturumda ele alındı.

Bize Sorun

Üniversitemiz hakkında merak ettiğiniz veya bilgi almak istediğiniz konuları “BİZE SORUN” aracılığı ile yazılı ortamda öğrenebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece formu doldurup göndermek.

S.S.S

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, Nurbanu Valide Sultan Vakfı, Hatice Sultan Vakfı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı olmak üzere 5 kurucu vakfın gelirleri ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Üniversiteyle ilgili tüm soruların yanıtlarına 0212 521 81 00’dan ya da fsm@fsm.edu.tr adresine e-posta gönderilerek ulaşılabilir. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da tüm sorular yanıtlanıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçedir. İslâmi İlimler Fakültesi’nde eğitim dili Arapça, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Psikoloji Bölümünde ise %30 İngilizcedir.

Eğitim ücretlerindeki artış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre belirlenmektedir.

Öğrencilerin derslerin tamamına devam etmesi esastır. Teorik derslere %70, uygulamalı ve laboratuvar derslerine %80 devam etmek zorunludur.

Üniversitede çift anadal programı mevcuttur. Öğrenciler çift anadal programına, eğitim gördükleri anadal lisans programında en erken üçüncü yarıyılın başında, en geç ise beşinci yarıyılın başında; anadal ön lisans programında en erken ikinci yarıyılın başında, en geç ise üçüncü yarıyılın başında başvurabilir. Öğrencinin çift anadal programına başvuru yapabilmesi için anadal programında aldığı tüm dersleri başarıyla tamamlamış olması, başvurusu sırasındaki genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 3.00 olması, anadal programının ilgili sınıfında başarı sıralaması itibarı ile en üst %20 içerisinde bulunması ve başvurulan programın varsa özel koşullarını (yabancı dil yeterliliği, başarı sıralaması koşulu gibi) sağlaması gerekmektedir. Çift anadal programına kabul edilen öğrencilerden ayrıca bir ücret alınmaz. Ancak anadal programından mezun olduktan 2 yıl sonra ÇAP programındaki öğrenimini tamamlayamayan öğrencilerden ÇAP programının kalan öğretim süresinin ücreti alınır.

Üniversitede güz ve bahar yarıyıllarına ilave olarak yaz okulu açılabilir. Yaz okulu süresi kayıt ve sınav dönemleri hariç 7 haftadır. Yaz okulunda açılacak derslere kayıt yaptırmak, öğrencinin isteğine bağlı olup zorunlu değildir. Yaz okulu ücretleri, alınacak olan dersin AKTS değeri ile birim AKTS ücretinin çarpımı ile belirlenmektedir.

Üniversitemizde öğrenciler, kurum içi yatay geçiş ile bölüm değiştirebilmektedir. Kurum içi yatay geçiş iki şekilde yapılmaktadır. 1. Merkezi Yerleştirme Puanı ile: Başarı koşullarına ve program eşdeğerliliğine bakılmaksızın, öğrencinin üniversitemize kayıt yaptırdığı yıl aldığı puanlara göre yapılan değerlendirmedir. Kayıt olduğu yıl alınan merkezi yerleştirme puanları, yatay geçiş yapmak istenilen programın o yıl oluşan taban puan türüne eşit ya da yüksek olmalıdır. Taban puanı yeterli olan her programa yatay geçiş için başvuru yapmak mümkündür. 2. Ağırlıklı Genel Not Ortalaması İle: Öğrenciler, kayıtlı oldukları bölümlerin eşdeğeri olan bölümlere kurum içi yatay geçiş için başvurabilirler. Kurum içi yatay geçiş için öğrencilerin, kayıtlı olduğu programda aldıkları tüm derslerden başarılı olmaları ve bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının 4.00 üzerinden en az 2.00 olması şarttır. Ön lisans diploma programlarının ilk yarıyılı ile son yarıyılına, lisans diploma programlarının ilk iki yarıyılı ile son iki yarıyılına yatay geçiş yapılamaz. Kurum içi yatay geçiş yapan öğrenci mevcut bursundan yararlanamaz. Ancak kurum içi yatay geçiş yapan öğrencilerin, ilgili puan türündeki taban puanı, başvuru yaptığı programın Üniversiteye Giriş Bursu dilimlerinden herhangi birine yeterli gelmesi halinde, ilgili burs diliminden faydalanır.

Öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitim ve araştırma ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversitede 6 kütüphane mevcuttur. Merkez kütüphane Türk Hava Yolları Kütüphanesi adıyla Topkapı Yerleşkesi’nde yer alıyor. Tüm yerleşkelerdeki tam donanımlı kütüphanelerde farklı dillerde toplam 90 bin kitap, 245 bin elektronik kitap, yüzlerce dergi, veri tabanı, günlük gazete ve film arşivi kullanıcılara sunuluyor. Kütüphanelerde ağırlıklı olarak Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlar mevcut. Kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede ve en üst düzeyde karşılamak, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla kütüphanelere satın alma ve bağış yoluyla eserler kazandırılıyor. Üniversite bünyesinde koleksiyon eserler de bulunuyor. Kaynaklar açık raf sistemiyle kullanıma sunuluyor. Kaynakların ödünç verilmesi, kitap siparişi gibi hizmetler profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Kütüphaneler sınav dönemlerinde 7/24 hizmet veriyor.

Öğrenciler bilgisayar laboratuvarları ve kütüphanelerdeki bilgisayarlar aracılığıyla internetten yararlanıyor. Ayrıca tüm yerleşkelerdeki kablosuz ağ bağlantısıyla da her yerden internete erişim sağlanıyor. Öğrencilerin baskı ihtiyaçlarını karşılayacak fotokopi merkezleri de yerleşkelerde hizmet veriyor.

45 öğrenci kulübü var. Kültür, sanat, spor, bilim alanlarında faaliyet gösteren kulüplerde sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştiriliyor, ilgi alanlarına yönelik kurslar açılıyor.

Üniversiteye bağlı öğrenci yurdu bulunmuyor. Üniversiteye şehir dışından gelen öğrencilere tanıtım günlerinde, üniversiteye yerleşen öğrencilere kayıt döneminde yurtlarla ilgili bilgilendirme yapılıyor ve öğrenciler kurumsal yapıya uygun yurtlara yönlendiriliyor.

Tüm yerleşkelerde yemekhane ve kantin mevcuttur. Yemekler temizlik ve hijyen kuralları gözetilerek gıda mühendisinin ve sağlık personelinin gözetiminde usta aşçılar tarafından pişiriliyor. Öğrenciler ücret karşılığında yemekhane ve kantinden yararlanabiliyor.

Üniversitemiz uluslararası denkliğe sahiptir. Tüm mezun öğrencilere aldıkları derslerin ve notlarının Avrupa Eğitim Sistemindeki karşılığını gösterir nitelikte Diploma Eki düzenlenmektedir.

Değişim programı süresi içinde öğrencinin üniversitedeki kaydı devam eder ve bu süre öğretim süresinden sayılır. Öğrencinin değişim programında aldığı derslerin intibakları, kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu kararı ile yapılır.

Uluslararası öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Hangi programlara yurt dışından öğrenci kabul edileceği, bunların kontenjanları, başvuru tarihleri ve ödeyecekleri ücretler Senato kararı ve Mütevelli Heyet onayı ile belirlenir. Detaylara iro.fsm.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.